şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
34229 entry daha
  • en ucuz otelden en lüksüne kadar yatakların mikrop yuvası olması.

    geçenlerde amerikalı komedyen jim gaffigan'ın stand up gösterisini izliyordum ve çok güzel bir tespite denk geldim. jim gaffigan "evimdeki kullanılmış yatağı bedavaya versem kimse almak istemez ama otellerde daha önce üzerinde yüzlerce insanın yattığı pis mikrop yuvası yataklarda bir gece yatmak için servet ödüyoruz ve bunu lüks bir şey zannediyoruz" dediğinde kafamda bir ampul yandı ve bu konuda araştırmaya koyuldum.

    geceyi geçirdiğimiz bir otel odasında bizden önce belki yüzlerce insan kalmış oluyor. bunlardan hiçbirini tanımıyoruz. içlerinde temizi de var, titizi de var, pisi de var. çıplak yatan da var, yatağında yemek yiyen de var, türlü türlü fantezilerle yatağa işeyip sıçan da var. en temiz otellerde bile bir müşteri gittikten sonra yatağa kuşulmadıysa veya görünen bir kan lekesi yoksa en fazla yarım mm kalınlığındaki yatak örtüsü değişir. koltuklar ve diğer mobilyalar da en fazla yüzeysel bir temizlemeden geçirilir.

    ilk olarak otellerde ortalama bir yatağın şiltesinin kaç senede bir değiştiğini araştırdım. lüks ve pahalı otellerde 3-4 yıl daha ucuz otellerde 5-7 yıl arası olduğu cevabına ulaştım. halı, koltuk, perde gibi diğer şeyler zaten daha da az sıklıkla değişiyor. bu biraz da ülkelerdeki kanun ve regülasyonlarına bağlı. mesela abd'de bu tür kanunlar eyaletten eyalete değişiyor.

    daha sonra bir otel odasında ortalama kaç günde bir farklı kişinin kaldığını araştırdım. bulabildiğim verilere göre bu rakam 3-4 gün arası değişiyor. bu durumda lüks bir otelde 3-4 yıl boyunca aynı yatakta 350-400 kişi yatmış oluyor. bu da her yatanın tek yattığını sayarsak. otellerde kalanların en az yarısı çift halinde gelmiş olsa bu rakam 500'e çıkıyor. lüks olmayan otellerde yatak daha uzun sürede değiştiğine göre (5-7 yıl demiştik) bu rakam 1000'e kadar çıkabiliyor.

    aslında bu konuyu ilk merak eden ben değilim. bu konuda bir çok araştırma ve belgesel yapılmış. mesela lüks otellerin lüks odalarına siyah ışıkla gidip normalde çıplak gözle görülmeyen lekelerin tespit edildiği bir belgesel var. adamlar sadece yatakta değil perdede, televizyon kumandasında, pencerede, halida ve koltukta sperm, kan ve idrar lekeleri tespit etmişler. bir otelde tavanda bile sperm örnekleri tespit ediliyor. bir de bunlar geceliği 500-600 dolar olan süper lüks oteller. youtube'da "black light hotel rooms" diye aratınca yüzlerce video çıkıyor zaten.

    amacım sizi otel odalarından soğutmak ve otellerden uzak durmanızı sağlamak değil ama bir sonraki otel tatilinizde olaya farklı bir şekilde bakın ve o lüks otellerin aslında o kadar da lüks olmadığını farkedin istedim. otellere verilen fahiş paraları düşününce insan daha temiz ve hijyenik tatil beklentisine giriyor ama gerçekler çok farklı. covid sonrası insanlar kişisel alan ve hijyen konusunda biraz daha titizleşti. amerika'da gözlemlediğim kadarıyla insanlar otelde kalmak yerine rv satın alıyor veya çadır kurup kamp yapıyor. yine de otel tatilleri bitecek gibi değil.

    yanımızda kendi mobilyalarımızı taşıyamayacağımıza veya her gittiğimiz otel odasında saatlerce temizlik yapamayacağımıza göre bu işin tam bir çözümü yok ama bilinçli olsak yeter.
3408 entry daha

hesabın var mı? giriş yap