şükela:  tümü | bugün
  • külkedisinin giydiği cam ayakkabının aslında polikarbonat olması durumu. babam inşaat sektöründe çalışıyor, kendisi mantolama ustası. dün bolvadin'den iş almış, giderken beni de çağırdı. neyse, bizim eps, xps ve diğer yalıtım malzemelerini pederin araca yüklerken yanımıza bir araç yanaştı. böyle siz deyin dağ gibi, ben size diyeyim kule gibi şeffaf tahtalar dizilmiş. hemen araçtan inip yanlarına yanaştım, ve bu nedir ne değildir diye kendilerine soru yönelttim. aynı cama benziyor abi, niye üst üste koydunuz, kırılmasın dedim. o da bana ne dese beğenirsiniz, merak etme koçum buna bir şey olmaz, cam gibi şeffaf görünür ama aslında bu polikarbonat. çıktım üstüne, iyice ezmeye çalıştım yok kırılmadı.

    bolvadin'deki işimizi hallettikten sonra dazkırı'ya döndük. ama benim aklımda iş miş kalmadı tabii. babamdan iki gün izin isteyip, eve gittim. çünkü aklıma direkt külkedisi'nin giydiği cam ayakkabı ve baloda saatlerce tepinmelerine rağmen kırılmaması mevzusu gelmişti. sonra hemen ikisi arasında bir bağ kurup, bu ayakkabı acaba başka bir maddeden yapılmış olabilir mi diye düşünmeye başladım. ve aklıma bolvadin'deki işe gittiğimizde karşılaştığımız ustalar geldi ve aslında o cam ayakkabının polikarbonat olabileceği ihtimali üzerinde durmaya başladım.

    şöyle ki:

    1- külkedisi ayakkabıyı çıkardıktan sonra, ayağında hiçbir yara bere yok. lan annemin bana doğum günümde aldığı, new balance ayakkabıyı bile ben soket çorapla giydiğimde ayağımın arkası nasıl soyuluyor biliyor musunuz? bu külkedisi cam ayakkabıyı nasıl çorapsız giyebiliyor. cam dediğin şey keskin, her ne kadar şekillendirilmiş olsa da, ayakkabı kalıbındaki bir camdan bahsediyoruz. yani, en azından topuk tarafında deformeler olmalı. ama yok. bu ne demek oluyor, demek ki cam ayakkabı sandığımız ayakkabı aslında ayağı tahriş etmeyecek hafif bir maddeden yapılma.

    2-külkedisi, baloya gittiğinde 12'den önce dönme talimatı alıyor periden. baloya büyük ihtimalle 10-10.30 gibi gitmiş olsun. kanepeleri yediler, prensle falan tanıştı desek, yarım saat geçsin. ve bu yarım saat boyunca cam ayakkabının üstünde dikilmek demek. neyse, cam ayakkabı bir yere kadar rahatsız etmedi diyelim. peki ya bunlar nasıl o kadar ahenkli ve kusursuz şekilde dans etti. ben şimdi ayağıma annemin el aynaları bağladım ve şıpıdık şıpıdık yürümeye çalışıyorum. aha şimdiden ayağım ağrımaya başladı. bunlar vals yaptı, yetmedi tango yaptı, bir zeybek oynamadıkları kaldı. cam ayakkabının getirdiği ağırlık ile o hız ve koordine gerektiren ayak hareketlerini nasıl yaptı bu külkedisi? demek ki giydiği ayakkabı hızlı hareket etmesine olanak sağlayacak bir maddeden.

    3- saat 12'yi gösterince bu hemen baloyu bırakıp topukluyor ya. o cam ayakkabılarla o kadar hızlı koşup, perinin yanına varabilmesi mümkün değil. takriben ağırlığı 55-60 kg olsun bu külkedisi'nin, ve o cam olduğu iddia edilen ayakkabının getirdiği ağırlık ile bu nasıl yürümeye benziyor biliyor musunuz? denizdeki akıntıya karşı yürümek gibi bir şey. o kadar hızlı koşup varabildiğine göre ayakkabı hafif bir maddeden yapılmış olmalı.

    4- madem cam ayakkabı giyiyor, bu cam ayakkabının topuğu bir hayli uzun. ve cam bildiğimiz üzere, en azından benim ilkokuldan edindiğim bilgilere göre hassan ve kırılgan. yani fırlattığınızda kırılabilir, dağılabilir. bunun üstüne külkedisi'nin topuğundan gelen kütle ağırlığını ekleyelim ve şatonun basamaklarından şakır şakır o ayakkabıyla indiğini düşünelim. o ağırlığa ve hızla indiği merdivenden o ayakkabının buz gibi dağılması, paramparça olması gerekiyor. ancak, kırılmadığına göre daha sağlam ve güçlü bir maddeden yapılmış olmalı.

    5-yazları okul harçlığımı çıkarabilmek için ayakkabı boyacılığı yapmışlığım var. ve ayakkabıdan anlarım. cam ayakkabıya; fort, bombe ve mostra çekmeniz imkansızdır. çünkü mostrayı yapabilmeniz için yastık sünger geçirmelisiniz. bunu cam gibi kaygan bir yüzeyde yapmanız imkansızdır. dolayısıyla bırakın cam ayakkabıyla saatlerce etrafta gezmeyi, sadece 2 dakikalık bir kullanımda bile giyen kişiyi çok rahatsız edecektir. ancak daha sağlam, kaygan olmayan bir maddeden yapılmışsa orası başka.

    6-bir de herkesin durumu ve kıyafetleri göz önüne alındığında balonun yaz akşamı yapıldığını düşünelim. cam ayakkabı külkedisi'nin ayağını aynı benim köydeki gıyasettin amcamın nasırlı ayağı gibi kokutacaktır. ancak kokuyu absorbe edecek bir maddeden yapılmışsa, başkaları külkedisi'nin ayağının kokusunu duymayacaktır.

    7- hadi ayakkabının kalıbı sağlam yapıldı diyelim, ya o ince topuğa ne demeli. bakın iddia ediyorum, o ayakkabı eğer camdan yapılma ise, topuğunun en azından başka bir maddeden yapılması gerekiyor. çünkü hem kalıp, hem de topuğun cam olması demek, o merdivenlerden inerken, koşarken, dans ederken, anında kırılabileceği anlamına geliyor. hadi kalıbı cam diye yedik, topuğun cam olma ihtimali yok, sıfır yani. tabii başka malzemeden yapıldıysa orası başka.

    peki nedir bu malzeme, tabii ki dayanıklı, esnek ve sağlam polikarbonat. peri, cam ayakkabı yerine külkedisi'ne polikarbonat malzemeden yapılma bir ayakkabı vermiştir. o yüzden şehirdeki kimsenin ayağına uymuyor, çünkü polikarbonat ayakkabı. sadece külkedisi'nin ayağının sığabileceği kadar kesilmiş, biçilmiş. cam olsaydı sağa sola ittire ittire o ayak illaki o ayakkabının içine sokulurdu. külkedisi, polikarbonat sayesinde hunharca dans etti, o merdivenleri hızlı hızlı koştu. çünkü ayakkabı hafif ve dayanıklıydı. o yüzden ayağı kokmadı, o yüzden tabana ihtiyaç duymadı.
11 entry daha