şükela:  tümü | bugün
709 entry daha
  • "gerilim, bir lastik bant gibidir ve ben o bantı çekmeyi çok severim. uzatabileceğim kadar uzatırım, her yöne doğru çektikçe çekerim. 8 dakikalık sahneyi böylece 22 dakikaya kadar çıkartırım ve en gergin anında koparmak isterim" - - quentin tarantino

    bu filmin ilk kısmı, senaryoda 17 sayfalık bir diyalog olarak yer tutan parçası, zannımca bir sinema filminin başlangıcı olabilecek en iyi sahnelere, görüntülere, planlara, oyunculuklara, alt metne ve yönetmenliğe sahiptir.

    gerilimi yaratmak için gereken birkaç şey vardır. rutininizin bozulması, istikrarsızlık, kontrolü kaybetmek ve duygusallık ile düşünmektir.

    hans landa ve ekibi gelmeden önce görülen şey mükemmel bir manzaraya sahip köy evidir. adam bir kütüğü balta ile parçalamaya çalışmaktadır. kızlardan birisi ise çamaşırları asarken, bembeyaz bir çarşaf asmaktadır. ekranı kapatan o beyaz sayfa, yani çarşaf birden çekilir ve naziler manzaraya zıt bir şekilde gelir. evdeki herkes, bu anı bekler gibi hareket etmeye başlar. bu istikrarsızlık ve rutininizin bozulması kısmıdır.

    landa, mükemmel bir dedektiftir. tarantino landa için "aslında o'nun bulunduğu her sahne, apayrı tekniklerle sorgulama sahneleridir" der. landa, araziye gelir. direkt adama ismiyle hitap eder, el sıkışmada ortada buluşan ellere nazaran, kendisi elini adamın dibine yaklaştırır, adamın arazinin sahibi olduğunu bilerek eve geçmek ister. kızlara yaklaşır. lea seydoux'un elini öperken, arkada naziler pencereden görülür. kızlardan birisi şarap getirmek isterken, onun elinden yakalar ve onlardan süt ister. onların hayvanları olduğunu ve süt ürettiklerini bilir. bu aşamada kızları izler landa. sütü içer. kızlar dışarı çıkar ve baba ile başbaşa kalır. bu kısım da artık kontrolün yitirilmesi ve başkasının eline geçme kısmının göstergesidir.

    landa, bu ana kadar her hareketi ile yönetimi ele aldığını gösterir. üstelik, bunu gayet kibarca hareketlerle yerine getirir. kendisi ile ilgili bildiklerini, adama söylettirir. dahası, landa ev sahibi mösyö lapadite ile konuşurken, sürekli ondan bir şeyler için izin ister. ona gücün kendisinde olduğu illüzyonunu yaratmaya çalışır ama gücün kendisinde olduğunu ikisi de biliyordur. bu kısımdan sonra da gerilimin en önemli kısmı gelir. duygusallık ile düşünmek.

    duygusallık ile düşünmek, şöyle bir şeydir. alfred hitchcock der ki, "bir masada oturan 10 kişinin futbol konuşması ve 5 dakika sonra masadaki bombanın patlaması, sadece anlık bir etki yaratır. 10-15 saniye sürer. oysa, bir masada 10 kişi varsa ve altlarındaki bombanın 5 dakika içinde patlayacak olduğunu bilirseniz, bu sizde gerilim yaratır. hisleriniz, oturanlar için değişir"

    tarantino, landa ve lapadite konuşurken, konuşmanın ortasında evde bulunan ikiliyi gösteren kamera planını alır, döşemenin altına indirir. orada saklananları gösterir. saklananlardan sonra, sahne başka bir yere dönmüştür. landa'nın zeminin altında yaşayanları fark etmesi ve etmemesi ile alakalı bir oyun başlar. landa, lapadite'i dinler. notlar alır. çocuklar, anne, baba, isimleri yaşları falan dinler. yazar. hikayeleri dinler. notlarını kapatır. lapadite'i ilk kez rahatlamış halde görürüz. elinde pipo ile rahat bir oturuş sergiler. landa, buna karşılık geliş amacını, yahudiler ve naziler hakkında düşüncelerini anlatır.

    landa, iyi bir dedektiftir ve iyi dedektiflerin hepsi, cinayeti çok erken bir zamanda çözer. sadece onlar için olay örgüsünü, nedenlerini, başkalarının ne anlatmak istediğini dinlemek kalır. landa, lapadite'in karşısında kendi piposunu çıkartır. iki mesajı vardır burada tarantino'nun. birincisi, "ben seni inceledim. pipo içtiğini biliyorum ve ben de kendi pipomu getirdim" demektir. ikincisi de pipo simgesi üzerinden güç yarıştırmaktır. "benimki, seninkinden büyüktür" der landa. ifadesi değişir. konuşması değişir. pipoyu yaktıktan sonra, landa bütün her şeyi anlatır. herkesin nerede olduğunu açıkça söyler. bu kısmı tarantino'nun müthiş müziği ile iyice gerilir. askerler ateş eder, yerler parçalanır.

    sahne bitmez. tarantino'nun gerilim lastiği kopmamıştır. zeminin altında saklanan insanların ölümünü bırakırız, kaçmaya çalışan tek bir kıza odaklanırız. kızın kaçışı tablo gibidir. karanlık içinde aydınlık bir kapı vardır. landa gelince o kısım da kararır. sonra, landa silahı çeker...

    tarantino, her planı ile mükemmel bir başlangıç yapmıştır filmine. gerisi, zaten su gibi akar. oyunculuklar, planlar, senaryo muhteşemdir... tarantino'nun dediği gibi "that's my masterpiece!"
42 entry daha

hesabın var mı? giriş yap