şükela:  tümü | bugün
1998 entry daha
  • sistemin çarkına su taşıdı, hocası gak dedi bu guk diye tefsirler yaptı, kalemi kuvvetliydi, bu kuvveti siyasal islama ve akepe'ye ve pensilvanya'daki hocasına kiraladı. yetmedi, yetmez ama evet dedi. türkiye'de işler sarpa sarınca ingiltere'ye taşındı, türkçe düşünmek özgürlüğümü engelliyor, ingilizce düşünüp yazınca daha özgür hissediyorum, dedi.

    kendi su taşıdığı değirmen onu öğütmeye niyetlenmedi bile. istese türkiye'ye gelir, aynı şekilde yaşar, ne su ona dokunur ne sabun eline çalınır. ama kendisi büyük bir pr'cı olduğu için, avrupa'da “göçmen yazar” ya da “göçe zorlanmış yazar” imajı yaratmaya çalışmanın daha avantajlı olduğunu gördü. aklındaki amin maalouf olmak iken, edebiyatın serdar ortaçı oldu çıktı.

    halbuki biz ondan tekrar mahrem, baba ve piç gibi romanlar okumak isterdik. belki olmazdı ya, hani olursa modern dönemlerin tomris uyar'ı olmasını beklerdik.

    kendisi bilir, batı'da ödüllerden ödüle koşabilir, ingiliz edebiyatı'na katkılarda da bulunabilir; ama bilsin isterim türkiye cumhuriyeti bugün bu haldeyse, kendisinin de bu çorbada tuzu değil mercimeği vardır.

    mala anlatır gibi anlatma düzenlemesi: tefsir yazdı demek, hocasının söylediklerin ince ince köşesinde işledi, açıkladı demektir. bu kelimeyi burada kullanırken “ayet - hadis tefsiri yazıyor” demediğimi ilkokulu başarıyla tamamlamış herkes rahatlıkla anlar diye düşünmüştüm.

    “yetmez ama evetçi”dir kendisi, öğrenmek için referandum döneminde verdiği demeçlere, mülakatlara google üzerinden bakabilirsiniz. onu geçtim, kendisinin kocasının kim olduğuna bakmanız da kâfi.

    bir sonraki röportajında da sayın elif serdar ortaç'ın, türkçe neden yazmıyorsun sorusuna, “okuduklarını anlamayan mallar var, canımı sıkıyorlar” olarak cevap vermesini tavsiye ediyorum. that is not heavier than being “woman” writer in turkey.
75 entry daha
hesabın var mı? giriş yap