şükela:  tümü | bugün
75 entry daha
  • öncelikle söyleyeyim, normal bir durum değildir. bir hatadır, kazaya yol açabilecek bir hatadır ve bu da olayın vahametini ortaya koyuyor zaten.

    ama, tahminim, taksi yolunda olduklarını fark etmemelerinin sebebi, taksi yolunun boş olmasıdır muhtemelen. o yüzden oradan kalkışa devam etselerdi dahi başka bir uçakla çarpışmayacaklarını varsayabiliriz. ne kadar uykulu olursa olsunlar, gece vakti uçakların taksi, navigasyon ya da strobe ışıklarını görmemeleri imkansız.

    klm'den emekli olup thy'ye gelen bi kaptanla uçmuştum ve klm'in bir 737'sinin taksi yolundan kalkış yaptığını anlatmıştı. böyle şeyler güvenli dediğimiz havayolu şirketlerinde de olmuyor değil yani.

    sorunun kaynağına inmek için, pilotların dinlenme düzenine iyi bakmak lazım. çünkü bu olay liyakatten ziyade bitkinlik kokuyor. faa (amerikan havacılık otoritesi) transatlantik uçuş yapıp abd'ye gelen uçuş ekiplerine, uçuştan sonra 48 saat dinlenmeyi zorunlu kılıyor. thy ise bu dinlenme süresini uzun bulduğu için (otel konaklamaları, ekiplerin 2 gün orada kalması vs) cezası neyse öderiz diyip 24 saate indirmişti yatı dinlenme süresini. şimdi kaç saat, bilmiyorum ama 24 saatin üzerinde olmadığına kalıbımı basarım. tabi bu 24 saat, uçak körüğe yanaşıp kapı açtıktan 30 dakika sonra başlıyor. kapı açtıktan sonra en erken 20-25 dakika sonra uçağı terk edebiliyorsunız zaten. sonra pasaport kontrolü, terminal binasından servis aracına gidiş ve oradan da otele gidiş var. new york gibi bir yerde trafik, yol uzunluğu vs bunu da koyunca, kapı açtıktan ortalama 2 saat sonra otelde olabiliyorsunuz. bu da dinlenmeden bir buçuk saatin gitmesi demek. aynısı dönüşte de yaşanıyor. yani 24 saatlik yatı 20 saat oluyor (dönüş için mesai başlangıcı, tarifeli kalkış saatinin bir saat öncesi ama ekip 1,5 saat önce alanda oluyor genelde, pasaport kontrolü vs için, yol da bir saat sürse, bir saat önceden de uyanıp traş olma, duş alma, hazırlanma vs. yine dinlenmeden giden 2,5 saat) otele gittiniz ve uyudunuz 8 saat. bir buçuk saat de yolda kaybetmiştiniz. oldu 9,5 saat. kaldı geriye 14,5 saat (toplam yatı dinlenme süresinden). son 2,5 saati hazırlanma, yol ve pasaport kontrolünde geçireceğimiz için, uyandıktan sonra esasında elimizde kalan süre 12 saat. sonraki uçuş için de, hadi kısalım biraz, 6 saat uyumak yeterli olsa diyelim, ekip olarak size düşen, uyandıktan 6 saat sonra tekrar uyumaya çalışmak. tabi ki uyuyamıyorsunuz, çünkü uykunuzu almışsınız. bu saçma dinlenme süresi yüzünden ben abd yatılarına giderken şöyle bir çözüm bulmuştum kendimce; otele vardığımda uyumuyordum, dışarı çıkıp bişeyler yiyip hayalet gibi gezerek kendimi meşgul ediyor, 10 saatlik bir uyku siresi bırakıyordum kendime, ki sonraki uçuş için hazır olayım. tabi bu da çözüm değil. bunu bir ay içinde 3-4 kere bile yapmanız zamanla bitkinliğe sebep oluyor. yani aslında dışarıdan çok cazibeli görünen bir pilotun hayatı genelde böyle geçiyor yatılarda. bitkinlikle mücadele ederek. red bull'lar, kahveler falan.

    bu ekibin de yukarıda anlattığımdan farklı bir şey yaşadığını sanmıyorum. bir de üstüne, thy'nin şu anda dünyadaki en düşük maaşa uçan şirket olduğunu da hesaba katarsak, ekibin moral ve motivasyonunun dipte olduğunu düşünmek hata olmaz.

    eski entrylerimde bahsetmiştim, swiss cheese modeli bu olaya cuk oturuyor. organizasyonel kararlar (yatı dinlenme süresi ve maaş düşüklüğü), bitkinlik, crm eksikliği ve dikkatsizlik. dört tane delik bir araya gelmiş bile. başka faktörler de işin içine girseydi, allah korusun, kaza olması muhtemeldi ama kontrolörün uyanıklığı sayesinde kalkış yapmadan durdular çok şükür. geçmiş olsun herkese.
6 entry daha