şükela:  tümü | bugün
14 entry daha
  • burdur antalya karayolu üzerinde bulunan bu mağara burdura 10 km uzaklıkta bulunmakla beraber türkiye'de gösteriye yani turizme açılan ilk mağara unvanını da elinde taşır.

    mağara tarihçi ve yazar olan osman koçıbay’ın araştırmalarına göre ilk defa moruk dayı lakaplı mustafa koçay tarafından 6 mayıs 1931 yılında keşfedilmiştir. ilk keşifte mağara içerisinde 117 metre gidilmiştir ve içinde göller bulunduğu anlaşılmıştır.

    daha sonra yıllar 1952'yi gösterdiğinde prof. dr. temuçin aygen tarafından tekrar ve bu sefer bilimsel çalışmalar eşliğinde keşfedilmiştir. 1965 yılına kadar çalışmalar sürmüş ve daha sonrasında mağara turizme açılmıştır. mağarada yapılan son çalışmalarda mağaranın uzunluğunun 8 bin 350 metre olduğu tespit edilmiş ve türkiye’nin haritalanmış en uzun mağarası olduğu tescil edilmiştir.

    tabi mağara bu kadar uzun olmasına rağmen gezilebilen alanın 330 metredir. bu 330 metre içinde tam 9 adet göl bulunur(en azından ben çocukken öyleydi yanlış sondaj çalışmaları ve tarım alanlarının yanlış sulaması sonucu artık yoklar) başlıca gölleri gezi parkurunun en sonunda bulunan büyük göl(en son ziyaretimde büyük göl hala durmaktaydı), başta bulunan dilek gölü(para atıp bir çok dilek dilemiştim) ve orta bölümde bulunan gazlı göldür. mağara içindeki kayaçlar bölgede en çok bulunan kireç taşından oluşur ayrıca mağara içinde 1 metrelik uzunluğa 10.000 ile 15.000 yılda oluştuğu tahmin edilen sarkıt ve dikitler bulunmaktadır ve bazılarının 4 metre boyda oldukları bilinmektedir(genel olarak böyle şeylerin değerini bilmeyen bir millet olduğumuzdan bir çoğuna zarar verip yazılar yazılmıştır)

    neyse mağara ile ilgili bir efsanede mevcuttur. efsaneye göre sagalassos(burdurda bulunan bir antik kenttir mutlaka gezin derim) kentinin kalbur üstü ailelerinin başında gelen titus flavius severianus neon kızı asume’yi kendileri gibi soylu bir ailenin oğluyla evlendirmiştir. fakat yeni evliler bkavga gürültü içindelerdir. bunun üzerine titus flavius severianus neon, kızı ve damadını cezalandırmak için onları insuyu mağarasının en uzak yerine hapsettirir ve yanlarına yiyecek, içecek dahil olmak üzere hiçbir şey vermez. asume ve eşi zamanla mağaranın içinde bulunan göldeki şifalı sudan içerek hayatta kalırlar ve bu esnada da birbirlerini sevmeye başlarlar.

    sonra o kadar birbirlerini severler ki ruhları parlak bir yıldız gibi parlamaya başlar, içlerindeki pür sevgiden oluşan bu ışık sayesinde çıkış yolunu bularak mağaradan çıkarlar. işte o gün bugündür mağarayı ziyaret eden çiftler hiç ayrılmayacaktır. son*

    büyük göl
    görsel-1
    görsel-2
    görsel-3
    görsel-4
    görsel-5
    görsel-6
    görsel-7
2 entry daha

hesabın var mı? giriş yap