şükela:  tümü | bugün
41 entry daha
  • "oğuz atay tutunamayanlar adlı romanı çıktığında, tanıtılmasını sağlamak amacıyla özel bir çaba içine girmez. onun, edebiyat çevresi içinde anlaşılma umudu taşıyan çekingen bir bekleyişle yaklaştığı çok az kişiden biri yusuf atılgan olur. türk edebiyat ortamı içinde kendisine en yakın bulduğu yazardır yusuf atılgan; "tutunamayanlar çıktığında, kitabı ilk gönderdiği kişilerin başındadır. "aylak adam"ın yazarının, romanını doğru değerlendireceğinden emindir. geleneksel edebiyatın ortasında ayakta kalabilmek için, benzer estetik ilkeleri savunduğunu düşündüğü bir sanatçıya yapılan güç birliği çağrısıdır bu. yıllar sonra 7 mayıs 1984 tarihli nokta dergisine şöyle diyecektir yusuf atılgan: "köyde oturduğum sıralar bir gün "ilginizi umarak" diye imzalanmış bir kitap gelmiştir bana: "tutunamayanlar". çok beğendiğim halde bunu oğuz atay'a bildirmek gereğini duymamıştım. böylesine güzel roman yazan birinin hakkında başkalarının da yazacağını düşünmüştüm. yıllar sonra bir tanıdığına benim için "romanımla ilgilenmedi" demiş. bunu duyduğumda üzüldüm; ölmemiş olsaydı ne yapar eder onu bulur konuşurdum"

    yukarıdaki satırlar yıldız ecevit'in ben buradayım adlı kitabından alıntıdır.

    oğuz atay'ın tutunamayanları yazdıktan ölümüne kadar geçen süre boyunca genel anlamda yalnız bırakıldığını biliyoruz. öyle anlaşılıyor ki yusuf atılgan oğuz atay'ın en çok değer verdiği türk yazarları arasında. aynı kitaptan öğrendiğime göre kitaplığında aylak adam'ın ilk baskılarından bir adet bulunurmuş. hatta kendisiyle yapılmış ilk söyleşide yusuf atılgan'ı en fazla beğendiği türk yazarları, aylak adamı ise en fazla beğendiği türk kitapları arasında saymış. en önemlisi belki de aylak adam'daki şu satırlardan dolayı kitaba tutunamayanlar ismini vermiş: "tutamak sorunu dedim. dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. tramvaylardaki tutamaklar gibi. uzanır tutunurlar. kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. çocuklarına tutunanalar vardır. herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. gülünçlüğünü fark etmez. (...) ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: gerçek sevgiyi". ama yusuf atılgan yaşadığı köye kadar yolladığı mektuba, nasıl olsa roman hakkında başkaları yazmıştır gibi samimi olmayan bir sebebe dayanıp bir cevap bile yazmamış. tabiki de bu olay oğuz atay için büyük bir hayal kırıklığı olmuş. galiba o aralar yusuf atılgan inzivaya çekilip kendini manisa'nın hacırahmanlı köyüne ve çiftçiliğe adamış olmalı ki o yıllarda yazılıp çizilenlerden hiç mi hiç haberi olmamış.
185 entry daha