şükela:  tümü | bugün
  • nevzuhur özgürlükçü islamcı kızımız. özgürlükçü dediysek evrensel özgürlük anlamında değil haaa. aman yanlış anlama olmasın. zira:

    "ayrıca bireyi yücelten bir söylemimiz de hiç olmadı. eğer dikkat buyurursanız bildirinin adalet vurgusu yapan bir hadisle bittiğini görürsünüz. hadisle bitirmemizin sebebi ise liberteryen bir yerden değil, islami adalet anlayışı çerçevesinde özgürlük taleplerini savunduğumuzu vurgulamak içindi."

    buyurmuş kendisi.

    baştan alalım. bu hanımkızımız, birkaç arkadaşı ile, basortululerden herkese ozgurluk bildirisi diye bir metinle çıktı karşımıza. herkese ayrım göstermeden özgürlük istiyorlarmış, türbana özgürlük falan filan. merak eden metni okur. bu metin ortaya çıktıktan sonra tartışıldı haliyle. yeni şafak'tan akif emre ağabeylerinden de zılgıtı yediler. işte zılgıtı yiyince kaleme sarılıp ağabeyine bir mektup yazmış. ama ne mektup. escinsel feminist siyaseti yatak odasi siyasetidir başlığında inceledim ama evrensel özgürlük talepleriyle uyuşmayan, ilk bildiri ile karşılaştırıldığında buram buram samimiyetsizlik kokan bu mektup'tan bir kaç cümleyi almak istiyorum buraya:

    "yazınızda “eşcinsel haklarını savunmaya kadar varan talepleri” derken bizi yanlış anladığınızı gördüm ve hatanızı düzeltmek istedim. sabah ve radikal gazetelerine verdiğimiz röportajda çok sarih bir biçimde eşcinsel siyasetine karşı olduğumuzu vurguladık fakat..."

    " size sormak isterim: islam'la tanışmamış insanların önce tekme tokatla mı tanışmaları gerekiyor?"

    "ayrıca feminist ve eşcinsel hareketler ile arama sadece “sen günahkarsın” deyip duvar örmek yerine onlarla konuşmayı, tebliğ ve temsil etmeyi seçiyorum çünkü bu insanların din konusundaki cehaletlerini görmeye ihtiyaçları var ve şu ana kadar çok güzel sonuçlar aldık elhamdülillah."

    "şunu çok açıkça ifade ettik: eşcinsel ve feminist siyaset(ler)i bir yatak odası siyasetidir ve bizatihi pornografiktir. kendi karşı çıktığı siyasal mekanizmaları fazlasıyla yeniden üretir, zulümdür. sonuçta çok olumlu tepkiler aldık hatta bazı eşcinsel arkadaşların görüşlerimizi onayladığını farkettik."

    "eğer sizi eşcinsellere yönelik şiddet politikasını eleştirmemiz rahatsız ettiyse şu kadarını söyleyeyim. türkiye'de eşcinsellere yönelik sarih bir dini temsil ve tebliğ yok. bu insanların ya islam'la hiçbir bağları olmamış ya da çok travmatik bir dini geçmişleri olmuş. bu yüzden daha tebliğ ve temsil evresi gerçekleşmeden direkt polis şiddetine maruz kalmalarını tasvip etmem mümkün değil."

    işte böyle ifadeler. yatak odası siyaseti, pornografik, travmatik dini geçmiş, cehalet hele hele pişkince "tebliğ ve temsil evresi gerçekleşmeden direkt polis şiddetine maruz kalmalarını tasvip etmem mümkün değil" ifadesi. bunu türkçe ve kendini ifade yetersizliğine vermek istiyorum. ne demek tebliğ ve temsil evresi gerçekleşmeden direkt polis şiddetine maruz kalmalarını tasvip etmemek? amasız, kayıtsız, şartsız şiddete karşı olmak esas olmalı. haliyle bu mektup pek çok insanda hayalkırıklığı yarattı. samimiyet şüphelerini haklı çıkardı. beyinde tortulaşmış dogmalar olduğu müddetçe ne kadar "gibi, mış gibi" yapsalar da illa bir noktada açık verdiklerini cümle aleme gösterdiler. hanımefendi islami adalet anlayışı çerçevesinde özgürlük taleplerini savunuyormuş. en özgürlükçüleri böyleyse varın gerisini siz düşünün.

    işte bildiri ile inşa etmeye çalıştıkları imajı devam ettiremeyip abilerine yazdığı mektupla ne olduğunu ifşa edince kamuoyunda tepki gördü doğal olarak. bu defa da yine klavyeye sarılıp tornistan etmeye çalışmış mektup ile bildiri arasındaki fay hattını. bir açıklama yapmış, birine mail atmış. açıklamaya ve maile bakıyorum, demagojinin dibine vurulmuş, şeklen çok şey söyleyip muhteva olarak kof bir metin ortaya koymuş lafı uzattıkça başka açıklar da vermiş. şimdi de onları irdelemek istiyorum biraz.

    açıklamasında ele avuca gelir bir şey yok. mektuptaki "islami adalet anlayışı çerçevesindeki özgürlük talebi" konusunu es geçmiş. oysa ki temel bir konu. konu özgürlükse baştan özgürlük algısında sorun var. "tebliğ olmadan şiddet olmaz" anlamına gelecek bozuk ifadesine bir açıklama yok. kendini çok önemser tarzda rehabiliteden bahsetmiş. bu da psikolojisine dair done verir bir şey. hanımefendi diyor ki

    "ama ben aynen devam edicem cunku su an degerini anlamasalar da benim escinseller, feministler, liberaller, marxistlerden once musluman camia icinde "rehabilite" etmem gereken cok fazla insan var "

    e sen kimsin? bu ne cürettir? acaba hangi psikolojik gelişim sürecinden geçerek bu insanları rehabilite etmeyi hak görme, onları küçümseme, hasta gibi konumlama had bilmezliğine düçar oldun?

    şimdi arkadaşına yolladığı cevaba geliyoruz. bence facia. iyice karıştırmış, satıraralarında zihniyetini ele vermiş. akif emre'nin mektubu kamusallaştırmasına takmış. ne yani? gizli saklı bir şey mi konuşuyorsun? eşcinsel siyasete yakıştırdığın gibi yatak odası muhabbeti mi yapıyorsun da kamusallaştılmasını diline doluyorsun? ki mektupta öyle bir şey yok. kol kırılır yen içinde kalacak mantığı mı bu? aranızda gizli gizli haberleşip kamuoyuna uygun gördüğünüz metinleri mi vereceksiniz? takiyye ne sahi?

    "ben bir musluman olarak escinselligin kamusallasmasini istemiyorum ama ben ayni zamanda yatak odasina dair olan hicbir seyin de kamusallasmasini istemiyorum. mesela pedofilinin, ayak fetislerinin yada heteroseksuelligin.. benim icin her biri -hollandadaki pedofili partisinde oldugu gibi- yatak odasi siyasetidir. "

    eşcinsellik? pedofili? kamusallaştırmadan kastın ne? eşcinseller ya da heteroseksüellerin aleni sevişmeleri mi? bir de cinsel kimlikler akla hemen emme gömmeyi mi getiriyor? vakti zamanında doğu perinçek'in eşcinsellik hakkında bir iddiası olmuştu. erkek fareleri travmaya tabi tutmuşlar, fareler eşcinsel davranışlara yönelmişler. işte eşcinsellik hastalıkmış. yıldırım türker de ayarı vermişti. eşcinsellik deyince aklına sadece o iş geliyor diye. hanım kızımız sosyolog ama biyolojik, felsefi, sosyolojik, varoluşsal, kimliksel özellikleri üzerine kafa yormadan "eşcinsellik siyaseti pornografiktir" diye bir tekerleme ezberlemiş terennüm edip duruyor. dogmatik bir ezber gibi duruyor. eşinsellik siyaseti ne? nasıl pornografikleşiyor? bu konuda bir tez yok. "devlet bizi sadece eşcinsel görsün talebi" de ne ola ki? var mı böyle talep? kim bulunuyor bu talepte? sakın siz öyle tahayyül edip, varmış gibi bunun üzerinden kendinizi haklı çıkaracağınızı sanıyor olmayasınız?

    uyulması gereken tesettür sınırları. evet özgürlük. müslümanın homofobik olması teorik olarak imkansızmış. kendisi lezbiyen olma potansiyeli taşıyor olabilirmiş. islama göre yorumluyormuş. batıda öyle değilmiş. allah allah kaç bilimsel araştırma ile ortaya çıkmış bu acaba?

    "mesela ben iddia edebilirim ki feminist ve queer teoriyi senden iyi biliyorumdur"

    vay vay vay. açıklamada da insanları rehabilite etmeye devam edeceğinden bahsediyordu. vay be sayın seyirciler muhteşem bir vaka ile karşı karşıyayız. bu temelsiz özgüven makul bir şey değil hilal hanım. titreyin ve kendinize gelin.

    çok hukuklu seküler sistem idealmiş. hadi dilin varsa "medine vesikası" diyeceksin de, onu bir tarafa bırakalım hukuk felsefesi, hukuk sosyolojisi, modern hukuk bilmeden ya da söyleminin altını doldurmadan bir zamanlar islamcıların ağzına pelesenk olmuş bu "herkese kendi hukuku" söylemini hala dillendirenler olduğunu görmek de ilginç oldu.

    "son olarak, basortusu yasagi da devletin mahrem olana girme politikasinin bir urunu degil mi? bazi kadinlar saclarini da ucutlarinin diger yanlari gibi mahrem sayiyor ve devlet de onlara "soyun" demiyor mu?"

    hımm türbanı çıkarmak ve soyunmak. e geçenlerde cüneyt zapsu'nun ettiği "turbanini cikar demek donunu cikar demek" lafı ile ne farkı var bunun? değişmiyor. algı kodlarınız, bakış açınız benzer. acaba kamuya açılmayan mesaj ve mektuplarınızda neler neler diyorsunuz?

    işte böyle sayın sözlük. huzurlarınızda özgürlükçü hanımkızımız. "herkese özgürlük" ambalajı altında mektup ve mesajlarda ortaya çıkan zihniyet.

    kaynakça
    http://yenisafak.com.tr/…azarlar/?i=9533&y=akifemre
    http://yenisafak.com.tr/…azarlar/?i=9565&y=akifemre
    (bkz: #12829596)
558 entry daha