şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • marvel evreninde en sevdiğim kadın karakter kim diye sorulsa hiç düşünmeden değil ama çok az düşünüp she-hulk derim. ancak gördüğüm kadarıyla çok fazla seveni ya da bileni yok. popülaritesinin bu şekilde çekirdek çizgi roman okurları dışında çok sınırlı kalması dümdüz marvel'ın ayıbıdır. çizgi roman sayfalarının bir dönem en başarılı kadın karakteri olan, hatta marvel için 2000'lere kadar bu alanda en uzun solo çizgi roman serisi rekorunu elinde tutan karakteri sinemada ve televizyonda görmezden gelmek nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan ahmakça. gerçi bunda hulk filmlerinin dağıtım haklarının (bildiğim kadarıyla hala) universal'da olmasının etkisi olabilir. belki hulk filmi yapılabilseydi filmler ile marvel sinema evreni'ne çok daha önce dahil olabilirdi.

    elbette pek çok "she-x", x-girl, x-woman" kadın karakter gibi popüler ünlü bir karakterin kadın versiyonu olarak yaratıldı she-hulk. marvel o yüzden hulk filmi yapamadan she-hulk filmi yapmamayı tercih etmiş olabilir. ancak bana göre esin kaynağı olan hulk'tan fersah fersah daha başarılı bir karakter. bu biraz kişisel zevke de bağlı fakat hulk hikayeleri hep daha ciddi, daha bunalımlı, kendini çok ciddiye alan bir tondayken she-hulk'ın serileri ekseriyetle daha eğlenceli, daha akıcı, daha zekice oldu bana göre.

    she-hulk, ilk olarak lou ferrigno'nun the incredible hulk dizisiyle hulk'un popülerliğinin tavan yaptığı dönemde, 1980 yılında biraz zorunluluktan yaratıldı. dizi benim kuşağımın da öncesine denk geldiği için tanık olamadım ama yaratılma sebebi okunduğunda zorunluluk olduğu anlaşılıyor. the incredible hulk dizisinin süper popüler olmasından sonra marvel, dizi yapımcılarının kendi başlarına bir kadın hulk karakteri de yaratacağından ve haklarına sahip olacağından korkmuş. sizden önce biz yapıyoruz ki siz bizden izin almadan yapamayın diye stan lee basmış she-hulk'u hemen. spider-woman da mesela benzer bir sebeple yaratıldı. o anlara tanık olamasak da benzer karakter hakları konusu bugün bile hala marvel'ın baş ağrısı. o günlerde stan lee döneminde yapılan bir vizyonerlik örneği olmuş rahmetliden bekleneceği üzere.

    "ilk olarak" yaratıldı dedim çünkü bence she-hulk'un asıl yaratılışı ikinci yaratılışıdır. ilk yaratıldığı the savage she-hulk serisi biraz zorunluluktan, acele şekilde itelendiği için gönülsüz aşkın burunsuz çocuğu gibi oldu. o zamanlar çok yeni bir şey olduğu için çok sevilen ama şimdi izleyen çoğu insanın "eeh bu neymiş ya" diyebileceği hulk dizisinin çok fazla uyarlamasıydı. hepsini okumadım ama okuduklarımdan da tat alamadım. zaten karaktere kendine ait bir kimlik bulunamadı ve 25 sayı sonra bitirildi.

    asıl "she-hulk" karakterinin ortaya çıkması sensational she-hulk serisi ve john byrne ile oldu. 80'lerde yazılan pek çok çizgi romanı bugün okuduğunuzda yaşını hissedersiniz; bugünün tarzına, ruhuna çok uymaz. ancak sensational she-hulk o kadar zamanının ötesinde ve hatta zamansız bir seri ki bugünün çizgi roman okurlarına bile özellikle şiddetle öneririm. byrne tamamını yazmadı fakat yokluğunda üslubu devam ettirildi. mesela günümüzde herkesin bayıldığı deadpool karakterinin kendini ciddiye almayan absürt mizahı, dördüncü duvarı yıkarak okuyucularla diyaloga girmesi gibi konseptlerin marvel'daki asıl yaratıcısı she-hulk ile john byrne'dır. dönemi için çok cesur ve çok eğlenceli bir seriydi. hatta dönemi için değil şimdi bile çok cesur bir seri. henüz deadpool karakteri daha yaratılmamışken şimdilerde onun alamet-i farikası sayılan dördüncü duvarı kırma yeteneğiyle dönemin pek çok çizgi roman klişesini, hatta komple sektörü bombaladı.

    çizgi romanda kadınların aşırı seksüalize edilmesini she-hulk'u aşırı seksüalize ederek çok ince bir ironiyle eleştirdi. çok anlaşılamadı tabii, şimdi bile byrne'nın serisini eleştirenler bunu öne sürer. marvel ve dc'nin düşen satışları yükseltmek için sansasyonel işlere başvurmasına, trendlere mizahi bir dille geçirdi bol bol. serinin adı da buna uygundu; "sansasyonel". ayrıca she-hulk sadece kötülerin, hainlerin ağzına değil gerçek dünyanın kötüleri sansürcülerin de ağzına ağzına vurdu. bu sefer ince bir ironiyle değil, bildiğin dümdüz şekilde o dönem hala etkinliği olan "comics code authority" damgasını gömdü. hatta seride comics code authority kurumu bir karakter olarak kullanılıp alaya alındı. zaten bu sansür kurumuna en cesur duruşu stan lee önderliğinde marvel göstermişti. stan lee'nin o günlerde "o damgayı vermezseniz vermeyin ben yine de çıkaracağım bu sayıları" duruşunu göstermesi bugün marvel'ı marvel yapan olaylardan biri.

    john byrne'a burada bir parantez açmak istiyorum. çizgi roman dünyasında adı bir stan lee, jack kirby kadar popüler olmasa da marvel ve dc'nin evrenleri açısından çok önemli biri. x-men'i stan lee yarattı ama dark phoenix saga ve days of future past ile john byrne x-men tarihinin en önemli elementlerini yarattı. bugün bile nice yiğitler o dark phoenix saga'yı sinemada tekrar yazmaya çalışırken harap oluyor. iki kere denendi, olmadı. belki üçüncüye tutar. yine bugün sinemada becerilemeyen fantastic four'u en iyi yazanlardan biriydi, stan lee'den sonra o seriyi de tekrar şahlandırdı. hatta o dönem dörtlüden birini she-hulk da yaptı the thing yerine. ve belki de en önemlisi superman'i de sıfırdan yarattı. clark kent karakterini daha baskın kullanarak superman'i daha okuyucuya yakın bir karaktere dönüştürdü. daha sonra superman'in kökeni çok kez değiştirildi ama bugün okuduğumuz gördüğümüz superman'de john byrne'nın çok emeği var.

    john byrne 50. sayıdan sonra sensational she-hulk'tan ayrıldı ve seri onun tarzıyla 10 sayı daha devam etti. she-hulk'u tanımak, okumak isteyenlere ilk önerim bu seridir. zaten başta bahsettiğim, uzun süre boyu marvel'ın en uzun süren kadın kahramanlı çizgi roman serisi rekorunu elinde tutan seri de bu. tekrar basım ciltlerini bulmak çok kolay. çağımızın güzel bir getirisi olarak internetten de direkt okunabilir tabii ki.

    ikinci önerim ise dan slott'un, modern çizgi romanın benim sevdiğim dönemlerinden biri olan, 2000'lerin başında yazdığı she-hulk. dan slott biraz tartışmalı bir yazar, seveni de var sevmeyeni de. ancak tartışılmayacak tek konu she-hulk'la çok iyi bir iş çıkardığı. ben zamansız desem de sensational she-hulk'u "çok 80'ler" görenler bu seriyi öne alabilir. burada byrne'nın she-hulk serisindeki dördüncü duvar kırmalar, ağır mizah tonu geri plana alındı fakat yine çok eğlenceli bir seri olmayı sürdürdü. bu serinin önemli bir güzelliği she-hulk'un alter egosu jennifer walters karakterini ve onun avukatlık maceralarını da öne çıkararak karakteri kötüleri döven she-hulk konseptinden öteye götürmesi. biraz ally mcbeal gibi 2000'lerin mizah soslu, romantik komedi katkılı avukatlık dramaları tadı var dan slott'un serisinde. bu seri de 12 + 38 sayı sürdü, iki bölüm olarak. ikinci serinin ilk 21 sayısına kadar dan slott yazdı. sonrası da dahil tamamını öneririm, gayet akıcı.

    2010'lar sonrası, özellikle 2020'ye yakın dönemlerde benim için marvel ve dc'nin pek çok çizgi roman serisinin tadı kaçtı. dc yine bir nebze toparlandı rebirth sonrası fakat marvel'da hala o ışığı göremiyorum. she-hulk da benim için tadı kaçanlardan biri, o yüzden slott sonrası dönemi fazla öneremeyeceğim. marvel now kapsamında iki kere baştan başlatıldı, ikisi de eski halinin gölgesi gibiydi. zaten çok da uzun sürmedi bu iki seri, 11-12 sayıda bitirildi. belki dan slott'un tarzını çok sevenler, çizim tarzına katlanabilirlerse, charles soule'un yazdığı 2014'teki 12 sayılık seriye şans verebilirler, avukatlık teması orada da yoğun olarak işlendi. fakat ardından gelen mariko tamaki imzalı çizgi romanlarda iyice yokuş aşağı gitti. sonrasında da toparlayamadılar pek karakteri gördüğüm kadarıyla. özellikle 2016'daki ikinci "marvel civil war" sonrası mariko tamaki'nin serisiyle temeli atılan ve gittikçe kontrolden çıkan "ekstra hulk" konseptini tamamen görmezden gelmeyi tercih ediyorum. sevenlerine ve okuyanlara saygım var fakat ben sevemedim. yeni nesle ulaşmak, dönem hassasiyetlerine uymak için yenilenmek ve değişmek olumlu bir şey, bu hep yapıldı. fakat bunu yaparken eserlerin özünü, ilk başta onları sevdiren detayları da kaybetmemek gerekiyor. she-hulk çizgi romanları da 30-40 önce alay ettiği sansasyon sisteminin, güncel trendlerin parçası haline geldi. she-hulk'u hulk'tan ayıran ve kendine has bir karakter yapan kontrol sahibi olması, özgüveni ve nüktedanlığı gibi önemli farklılıklar silinmeye başlandı.

    dizi uyarlaması sonrası karakterin popülaritesinin çok daha hızlı artacağını tahmin ediyorum. haberlerini duyduktan sonra ya da diziyi izledikten sonra ilgilenenler olursa john byrne'nın ve dan slott'un she-hulk serilerini okumak keyifli olacaktır. hatta izlemeden önce okursanız "bak bu sahnede şurdan esinlenmişler" diye ortamlarda havanızı bile atarsınız. çünkü ben büyük oranda dizide bu iki seriden esinlenileceğini düşünüyorum. marvel sinema evreni'nin bol mizahlı tarzı ve dördüncü duvar delmenin deadpool ile iyice tutması hesaba katıldığında esinlenilmemesi hata olur.
218 entry daha
hesabın var mı? giriş yap