şükela:  tümü | bugün
16 entry daha
  • efes'in rebound'a konsantre olduğunda +19, rebound konusunda standardına döndüğünde -21 yaptığı karşılaşmadır.

    şu artık bariz görüldü ki, efes bu sene kendine denk veya iyi kurgulanmış kendinden düşük seviyede takım yenmek için muhteşem bir rebound konsantrasyonuna sahip olmalıdır. peki böylesine açık defosu olan bir takım euroleague'de nereye kadar gidebilir, şahsen cevabım son yılların en dominant şampiyonu bile olsa maksimum f8 olur. hiç kendimizi kandırmayalım, bu takım play off ötesini zor görür. tabi ki daha sezonun çok başı, fiziksel olarak oyuncular tam kapasite bile değil, kaldı ki bu durum efes gibi yaşlı takımlarda çok daha önemli bir sorun, yani oyuncuların maç ritmini bulması diğer takımlar gibi olmaz efes'te. simon ve dunston 36 yaşında mesela, bu adamların asvel'in gençlerinin verdiği enerjiye yaklaşmaları zaten mümkün değil, onlarda şu an doğal form var, yani ritm kovalamaksızın zaten enerjikler ve atletler. efes kadrosunda böyle tek bir isim sayamazsınız. yani ana rotasyonda sayamazsınız, yoksa doğuş mesela buna güzel bir örnek ama girdikten sonra farkın erimesinde ve momentumun kaybedilmesinde de başrol oyuncusu. larkin buna örnek olabilirdi ama kendisi artık kronik bir diz sakatı. ilk sezonundan sonra olduğu 2 diz ameliyatında 1 dizi kurtarılabilirken, diğeri tam manasıyla kendine gelemedi ve muhtelemen de 2 yıldır geç gelmesinin sebebi rehabilitasyon dönemleri. yine de parkede rahatsız olduğu her halinden belli.

    efes geçtiğimiz yıllarda micic'in iyi oynadığı maçları genelde kazanırdı, larkin'in iyi oynadıklarını da genelde kazanırdı ancak ikisinin de skorlarını bulduğu maçları asla kaybetmezdi. istatistik kağıdına bakmamanızı öneririm zira moraliniz bozulabilir, maalesef iki oyuncu da skorunu buldu ancak efes kaybetti. bu seneye dair neden çok umutlanmamak gerektiğini gösteren en büyük etken bence bu. efes makinesini işler kılar yegane etken kısaların oyuna hükmetmesi. yani efes'te hücum setleri uzunu pota altına yerleştirelim, topu verip post oynatalım şeklinde başlamaz. mutlaka 2 farklı kısa opsiyonu zorlanır ve bunlar olmuyorsa tepe pnr hücumu denenir, bakın 24 saniyede hızlıca 3 opsiyondan sonra eğer 5-6 saniye gibi bir vakit kala uzun pozisyon alabildiyse post oyunu belki denenir. şimdi bu takımda yatırımın %70'inin kısalara yapılması gayet mantıklı, zaten işin de bu oranını onlar yapıyor ancak bu sene artık farklı bir etken var. efes uzunları bu düzen içerisinde kendilerine verilen rolleri yapamıyor, yani rebound alamıyor, rakip uzunun arkasında duramıyor ve uzun forvetler şut sokamıyor. böyle olunca 5 kısa gibi fantastik denemeler bile şaşırtmaz beni, yani zaten bu uzunlarla delik deşiksin, rakibin senden 2 kat fazla rebound alıyor ve hücum anlamında da varlık gösteremiyor senin pota altı oyuncuların, ee sizin kahrınızı neden çekeyim ki? 3 guard 2 kısa forvetle de muhtemelen bu defoları yaşarım ancak kısalarıma alan açarım. tabi ki bu sürdürülebilir bir şey değil ancak neden olmasın ki, yani dunston moerman singleton pleiss petrusev bunu oynamaya utanmıyorsa, ben head coach olarak tamamını benchte oturtup sahada denenmemişi denemeye neden utanayım?

    asvel maçı efes için çok kritikti, milano'yu yenecek bir form grafiğine ve görüntüye sahip değil efes kendimizi kandırmayalım, hatta orada hezimet yaşanabilir. bu nedenle 0/4 olmaması adına asvel maçı kazanılmalıydı. +19 fark da yapıldı ancak ergin hoca ana rotasyonu dinlendirmek isterken maçın kontrolü elden kaçtı ve asvel oldukça enerjik bir şekilde maça dönüp, son dakika içinde de öne geçerek kazandı. asvel'in son topunun hücum reboundu üzerinden sayı olması yukarıda yazdığım tüm verileri doğrular nitelikteydi ancak asıl üzerinde durmak istediğim şey 12 saniye kala efes'in son hücumu kullanma şekliydi. 2 sayı geri düştükten sonra mola kalmadığı için efes pota altından hücuma başladı, topu larkin aldı ve kimseye vermeden fark 2 sayıyken 3 sayılık olarak şut denedi. efes maçı uzatmak bile istemedi, 1 deneme atışıyla kazanalım veya kaybedelim ne olursa olsun mantığıyla deneme atışı kullandı. bakın bu fiziksel durum hakkında güzel bir örnek esasında. maç uzasa asvel'in salonun da enerjisiyle fizik olarak efes'i ezeceğinden eminim, üzücü ki efes de emin. hatta micic devre arası konuşmasında ikinci yarıda asvel'in daha fiziksel oynayacağını ve buna önlem almaları gerektiğini söyledi, yani takım o sona 20 dakika kala bu sonun yaşanacağını da biliyordu.

    ergin hoca için geçenlerde bir entry yazmıştım, bu sezona fazla duygusal yaklaştı ve geçen seneki defoları göre göre aynı oyuncu grubuyla yola çıktı. dunston bu sene bir anda düşmedi, pleiss sezon içi sakatlığını hayatında ilk kez yaşamadı, anderson ilk kez rebound sorunu yaşamıyor veya moerman geçen sene %50 ile sokarken bu sene %10'a gelmedi. tüm bu sorunlar bağıra bağıra geliyordu / vardı ancak geçen seneki kupa ergin hocayı yanılttı. geçen sene özel durumlar yaşayan takımlar vardı, ilk beşini sezon içinde plan dışı kaybeden real madrid vardı ki bu takım az kalsın play off'ta eliyordu efes'i, yıldız oyuncusunu kadro dışı bırakan cska vardı, yeni coachuyla eski oyununu oynamaya çalışan barcelona vardı. rakiplerde çok sorun vardı ancak hepsi bunları telafi etti. efes ise 1 yıl daha yaş alan kadrosuyla ve tüm defolarıyla yola devam etme kararı aldı. üzücü bir sezon bizi bekliyor olabilir, umarım yanılan ben olurum.

    (bkz: #128882817)
hesabın var mı? giriş yap