şükela:  tümü | bugün
13 entry daha
  • olmamış dizidir.

    ertuğrul'dan beri aynı konsept. keza bu dizinin önceki versiyonu uyanış büyük selçuklu da böyleydi.

    seyirci gerçekten bunu mu izlemek istiyor, yani görmek istedikleri bu mu da bunu sunuyorsunuz çok merak ediyorum gerçekten.

    böyle bir dizi çekmek basit olay, vallahi billahi basit olay. senaryosunu yazmak herhalde dünyanın en kebap işi.

    işte size lazım olacaklar,
    1- mutlaka bir şer odağı bulun. tercihen bu şer odağı kale, hisar gibi bir yerde kale komutanı, tekfur falan olsun. tekfur hazretleri ve yancıları şeytanın aklına gelmeyecek hain planlar kurup bizimkileri alt etmeye çalışacak.

    kullanılacak dekor oldukça karanlık olacak, bol bol haç, hıristiyanlığa ait kutsal öğeler gözümüze gözümüze sokulacak ki pis kafirle aramızdaki farkı görelim. yancılar daha da hain, daha da acımasızca bir şekilde poz kesecekler, kale avlusunda figüranla talim yapıp "türkleri de işte böyle keseceğim!!! (pardon, turkleri de iste böyle kesezeğim)" diyerek bizanslı stereotipini ağzımıza burnumuza boşaltacak.

    2- dış mihrakları bulduk, sıra iç mihraklarda. mutlaka gizliden gizliye düşmana yardım eden, içeriden bilgi sızdıran bir hainimiz olacak. kimi zaman bu adam batıni, kimi zaman gazneli olabilir. yeter ki bizden gibi görünüp arkamızdan kuyu kazsın. sinsiliği, şerefsizliği yüzünden okunacak ama kimse anlamayacak bu herifin hain olduğunu. böyle güvercin uçuracak, ulak gönderecek, kahramanlarımıza pusu kurdurtacak.

    3- pusu demişken, her bölüm o siktimin ormanında savaş sahnesi çekilecek. coğrafyanın canı da cehenneme. türkmenistan'daki merv şehrinden (buraya sonra ayrıca geleceğiz) iran'ın ortasındaki rey'e ya da isfahan'a sanki karşıdan karşıya geçermiş gibi hemencecik varacağız. iran içinden de kalkıp doğu anadolu'daki düşman kalesine birkaç dakikada varacağız. ışınlanacaklar. genelde pusu kuracaklar, adamlarımız sapır sapır dökülecek bir yere kadar. sonra bizim başrolümüz bir şeyler yapıp iç ve dış mihrakların içinden geçecek. her bölüm bu olacak ama. en az yirmi yirmi beş dakika savaş sahnesi yazıyorum sana.

    4- mutlaka düşmanların üstünde kırmızı ya da siyah haç işareti olacak. "ama o devirde haçlı seferleri henüz başlamamıştı" dediğinizi duyar gibiyim, bize ne kardeşim, biz istediğimiz gibi giydiririz, anakronik olursa olsun bana ne?

    5- mutlaka bir obamız, çadırımız olacak. oba şart. devrin en mamur şehirlerinden merv'de geçmesi önemli değil konunun. gerekirse koskoca merv'i iki üç çadırdan ibaretmiş gibi göstereceğiz. oba lazım bize. boy tamgalı bayrakları her yana asacağız. "haa!" diyecek millet, burası kınık obasııı! sık sık çadır içinde görüntü alacağız, burada bize kadın oyuncular hünerlerini sergileyip beylik içi mücadelelerde kocalarını fiştikleyip kardeşleri birbirine düşürecekler. bunlar hep çadırda olacak. "yiğidim beyliği sen hak ediyorsun" diyip diyip gaz verip meydana salacaklar bizim cengaverleri.
    obada bilge ana karakteri, iki üç özlü söz söyleyip kafa s*ken elemanlar mutlaka olacak. kahramanımız savaştan artan zamanlarda bunlardan nasihat falan alacak.

    6- bir tane de başrol kadın karakter lazım bize tabii. böyle hem naif hem de dede korkut hikayeleri'ndeki müşkülpesent pezevengin (şimdi hangisiydi hatırlamıyorum) istediği tarzda "ben daha yerimden kalkmadan düşmanın kellesini getirecek" kadar gözü kara olacak. bu gözü karalığı yüzünden sık sık kaçırılacak, onu kurtaracak kahramanımız var sonuçta. bunların arasında hafif edepli bir aşk oluşacak. öyle çok da abartmayın siz de.

    7- ana karakter olabildiğine iyi, adil, cesur, sadık, cengaver, yiğit, duygulu, adam gibi adam olacak. mutlaka yanında onun kadar iyi olamayacak, ama yine de kendine has skilleri olacak savaşçılar bulunacak. bunlar şart.

    8- bol bol anakronizm yapacağız. gerçekle tutarlılık umurumuzda değil. gerçekte 40 yaşındaki dul karıyı 20'lik çıtır prenses yapacağız, 9 yaşındaki çocuk sencer'i 20 küsür yaşına getirip başrol yapacağız ki tüm ilgi çekici şeyler bir arada olabilsin. sencer'i 9 yaşında yaptıktan sonra ne anlatacaksın millete?

    biraz daha düşünürsem birkaç unsur daha bulurum ama şimdilik bununla idare edin, tarihi dönem hiç önemli değil. alparslan, melikşah, ertuğrul, osman ya da süleyman fark etmez, nasılsa gerçeğine zerre benzemeyecek.

    ipe dizmekte çekinmeyin, siz de bir dizi çekin.

    edit: imla hataları düzeltildi.
    edit: oha debe'ye girmişim lan!!! herkese teşekkürler.
66 entry daha

hesabın var mı? giriş yap