şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • bir çevirmen güzel bir öykünün anasını nasıl diye siker merak edilirse ve hatta bizzat öğrenilmek istenirse bu kitap okunmalıdır. kurgu güzel, öykü güzel, öyküde bir çok karakterin olması da güzel ama gel gör ki çevirmen arkadaşın almanca diline olan korkunç bağımlılığı okunurluğu sıfıra indirgiyor.

    örneğin, öyküde yer alan polis baş komiserine neden kitapta "polis başkomiseri" yerine "herrhauptkomissar" veya federal polis teşkilatına "bundestırıvırı" yazılmasını biri bana anlatsın allah aşkına. hani can yücel'in lafı gibi, bizim oralarda göte göt derler. okuyucuyu kasmaya, örgüt ismini hadi geçtim, adalet binası yerine almanca karşılığını yazmaya ne gerek var anlamış değilim. kitabın ilk 50 sayfası boyunca dönüp dönüp açıklamalara, yıldızlı kelimeleri bulmaya çalıştım. sonra da sıkılıp attım zaten. okumak mümkün değil. hayır kitabın geçtiği yer arabistan olsaydı arapça mı yazacaktın ünvanları diye sormazlar mı adama... ben sorarım. allah bu yazarın bağlı olduğu yayın evine yardım etsin. zira bir daha beni çok afedersiniz sikseler bu kişinin cevirdiği kitabı almam. adı şimdi aklımda değil, kitabı bulunca ekleyeceğim buraya ve adını telefona felan kaydedip bakacağım arada bir. bak yazdıkça sinir geldi bana. vallahi sinirden kendimi paralıycam şimdi.
11 entry daha