şükela:  tümü | bugün
14 entry daha
  • woody allen'ın gerçek sinemaya vurgu yaparak welles, bunuel, fellini, godard ve truffaut gibi avrupa sinemasının büyük ustalarına bolca selam çaktığı ve azılı bir bergman hayranı olduğunu kanıtlamaktan yine geri kalmadığı keyifli ve samimi filmi.

    açılış jeneriğindeki caz şarkısı, yahûdi mizahı, new york güzellemesi, yozlaşma, modernizm eleştirisi, modern insanın sorunları, hayatın anlamsızlığı, din ve cinsellik göndermeleri, kadın erkek ilişkileri, orta üst sınıfa mensup entelektüel karakterler ve entelektüel iki yüzlülüğü gibi detaylarıyla allen sinemasına âşinâ olanlar için şaşırtmayan bir film olmasının yanı sıra filmdeki rüya sekanslarının avrupa sinemasının klâsik başyapıtlarına yaptığı göndermelerle sadece allen severlerin değil sinefillerin de hoşuna gidebilecek bir film olduğunu söylemek mümkün. üstelik allen sadece sinemaya değil; joyce, shakespeare ve dostoyevski üzerinden gerçek edebiyata değinmeyi de ihmâl etmemiş. ana karakter mort rifkin'in woody allen'la olan benzer yönleri ve hatta allen'ın yarattığı karakter üzerinden kendine yaptığı eleştiriler de gözden kaçmıyor.

    woody allen'ın tarzını, karakterlerini, hayata ve insan ilişkilerine olan gerçekçi yaklaşımını seven biri olarak benim beğendiğim ve izlemekten pek keyif aldığım bir film oldu. bergman sinemasına bayılan biri olarak özellikle bergman göndermeleriyle bayağı hoşuma gittiğini söyleyebilirim.

    başka sinema kapsamında sadece 4 şehirde gösterimde. imkânı olanların film hâlâ vizyondayken izlemesini tavsiye ederim.
16 entry daha
hesabın var mı? giriş yap