şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • almanya'da 1971 - 1974 yılları arasında 4 kadını öldüren honkayı heinz strunk'un der goldene handschuh(golden glove) ismiyle çok satan bir romana çevirmiş ve fatih akın'da onu beyaz perdeye gayet başarılı bir şekilde uyarlamıştır.12

    fritz honka kimdir diye kısaca bahsedecek olursak; kendisi 1935 yılında doğu almanya'nın leipzig şehrinde doğmuştur. dokuz çocuktan biri olan honka, ailesi tarafından yetimhaneye gönderilmiş, yetimhaneden eve yaptığı ziyaretlerde ise alkolik olan babası tarafından sık sık hırpalanmıştır. komünist bir marangoz olan babası ikinci dünya savaşı sırasında toplama kampına gönderilmiş ve bu yüzden dolayı hayatını kaybetmiştir. annesi ise bir temizlikçidir.

    bundan dolayı honka ailesinden genç yaşta kopmuştur fiziksel görünümünün ve konuşmasının bozukluğundan dolayı okul hayatı kısa sürmüş ve genç yaşta çalışmaya başlamıştır. ilk başlarda bir duvar ustası çırağı olarak çalışmış fakat çimentoya alerjisinden dolayı buradaki macerası da kısa sürmüştür.

    daha sonraları 1951'de honka, leipzig'den ayrıldı ve batı almanya'ya taşındı ve orada bir çiftlik işçisi olarak iş buldu ardından 1956'da 21 yaşındayken hamburg'a yerleşti ve burada bir tersanede işçisi olarak çalışmaya başladı. bu sıralarda ınga bossleman adında bir kadınla tanıştı ve evlendiler. igna da honka gibi bir alkolikti ilk başlarda iyi anlaşımlarına rağmen çocukları olduktan sonra şiddet ve sıkıntılar kontrolden çıkınca evlerini kaybederler ve geceyi şehirdeki barınaklarda geçirmeye başlarlar. sonuç olarak evlilikleri biter.

    sonraları honka tersanede gece bekçisi olarak çalışmaya başladı, red-light bölgesinin yakınında tek odalı küçük bir dairede yaşamaya başladı. iyice asosyal bir hal alan kişiliğini kendi gibi alkolik olan fahişelerle geçirmeye başlar.

    ilk olay:
    1969'da fritz, bir barda 40 yaşındaki gertrude bräuer ile tanıştı. fahişelik ve kuaförlük yaparak geçinen bu kadını evine gelmeye ikna etti fakat sabah olduğunda her şey bir masal gibi sona ermişti ve gertrude bräuer, honka'nın sapkın isteklerini karşılamak istemiyordu. bunun üzerine honka çılgına döndü ve onu boğdu. sonrasında aklı başına gelen honka durumun farkına vardı. artık bir cesetle baş basaydı, fiziksel olarak güçlü biri olmadığından cesedi cesedi parçalamaya karar verdi ve her parçayı sıkı sıkı sardı bir kısmını hurdalığa attı geriye kalan parçaları ise evinde bulunan ardiye dolabına koydu.

    bir kaç gün yakalanma ve tutuklanma korkusuyla kafayı yedi. birileri bardan çıkarken onları görmüş olabilirdi sonuç dünya böyle bir kadını hiç umursamamıştı.

    ilk cinayetinden sonra daha da cesaretlenen honka, ruth dufner adında bir kadınla tanıştı. onu evine davet etti ve sapıkça fantezilerini uygulamaya başladı sonunda onu ilk cinayetindeki boğmaya başladı fakat kadın bir şekilde kurtulmayı başardı. honka'yı tecavüz suçundan şikâyet etti. suçlu bulunan honka, komik bir kararla 4000 mark cezaya çarptırılarak serbest bırakıldı.

    bu olaydan sonra artık kendine bir şey olmayacağını düşünen honka, 1974'te tekrar kurbanları aramaya başladı. bu sefer kurbanlarının kimsesiz olup olmadığını araştırıyordu. tarih ağustos 1974'ü gösterdiğinde kendine potansiyel bir kurban olan anne beuschel ile tanıştı. onu evine davet etti ve sonrasında boğarak öldürdü. cesedi ise yine parçalara ayırdı ve evin muhtelif yerlerine sakladı.

    sonrasında cesetler çürümeye başladı ve komşular bu kötü kokudan rahatsız oldular ve polisi aradılar. honka ise yabancıların en üst katta oturduğunu ve bazen yemeklerinin kokusunun binanın geri kalanını sardığını söyledi. komik bir durum ama polis bunu kabul etti. daha sonra honka bu kokuyu gidermek için oda araba parfümleri kulandı.

    aralık 1974'te 57 yaşındaki frieda roblick ile tanıştı onunda kader diğer kurbanları gibi olacaktı. bu sefer honka kurbanını onu soymaya çalıştığı için öldürdü. onu da diğerleri gibi parçaladı ve evin muhtelif yerlerine koydu.

    artık iyiden iyiye cesaretlenen honka, sadece bir ay sonra başka bir saldırı gerçekleşti. 1975 yılının ocak ayında, 52 yaşındaki ruth schult.
    bu sefer honka içki içtikleri sırada kadının kendine gülmeye başlamasına sinirlendi. bu sefer saldırı daha da agresifti: honka masadan bir şişe cin aldı ve kafasına vurmaya başladı ardından da onu boğarak öldürdü. daha sonra diğerleri gibi onu da parçalara ayırdı ve evine sakladı.

    honka'nın nasıl yakalandığına gelecek olursak tam bir trajikomik bir olayla karşı karsıya olduğumu görmekteyiz. tarihler 17 temmuz 1975'i gösteriyorken, honka tersanede bir vardiyadaydı, apartmandaki bir komşunun dairesinde yaktığı mumlar yüzünden bir yangın çıktı ve tüm binayı sardı. itfaiyeciler binanın tepesinden alevleri kontrol etmeye çalıştıkları sırada çürümüş cesetlerle ve onların keskin kokusuyla karşılaştılar. honka ertesi sabah eve döndüğünde polisler onu bekliyordu, biraz sorgulandıktan sonra suçunu itiraf etti ve 15 yıl hüküm giydi.

    fakat mahkeme onun deli olduğuna kanaat getirdi ve bir psikiyatri hastanesinde yaklaşık 17 yıl geçirdi. daha sonra scharbeutz'daki bir huzurevinde farklı bir isimle yaşadı ve ekim 1998'de ochsenzoll hastanesinde öldü.

    görsel-1
    görsel-2
    görsel-3
    görsel-4
    görsel-5
    video
    fatih akının filminden bir kesit
    filmin fragmanı
hesabın var mı? giriş yap