şükela:  tümü | bugün
61 entry daha
  • antik mısırlılar timsahlara yabancı değildi. nil nehri yakınlarında yaşamını sürdüren insanlar için timsah saldırısı tehdidi sürekli var olan bir tehditti. insanlar eski mısır tanrılarından biri olan sobek ile tasvir edilen timsahlara saygı duyardı. "timsah gözyaşları" ifadesi de bu kültürde ortaya çıkmıştır.

    timsahlar gerçekten de ağlarlar. su dışında yeterince zaman geçirdiklerinde gözleri kurur ve bu kuruluğu gidermek için gözyaşı salgılarlar.

    bir inanış timsahların bu gözyaşlarını yalnızca avlarına saldırırken ve kurbanlarını yerken, avlarını cezbetmek için tuzak olarak ya da şiddete karşı duygularından dolayı döktüklerini savunulur.

    antik yunan tarihçisi plutarkhos'un yazıları bu inanışın yüzyıllar boyunca, orta çağa kadar ve hatta bulunmayan ülkelerde bile sürdüğünü göstermektedir. ifade 14. yüzyıl ingilizce yayını olan ve bir şövalyenin dünyayı dolaşırken yaşadığı maceraları anlaran "the travels of sir john mandeville"de (sir john mandeville seyahatnamesi) ve william shakespeare kanonunda da (#2223692) birkaç kez kullanılır.

    günümüzde timsah anatomisi hakkında yeterince bilgiye sahibiz ve bu gözyaşlarının timsahın duygu durumu nedeniyle ya da avına tuzak kurmak amacıyla dökülmediğini biliyoruz ancak ifadeyi kullanmaya da devam ediyoruz.

    2006 yılında florida üniversitesi'nden nörolog malcolm shaner'in başında olduğu çalışma da timsahların kuruyan gözlerini temizlemek için gözyaşı döktüğü sonucuna ulaşmıştır. araştırmacılar, beslenme sırasında sinüslere yapılan baskının ve sinüslere dolan sıcak havanın gözyaşı kanallarındaki sıvının boşalmasına sebep olabileceğini de belirtmişlerdir.

    kaynak: bbc history extra - wikipedia

hesabın var mı? giriş yap