şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • m47 interim production veya interim vehicle diye tanımlanarak üretime sokulan bir tanktır. amerikalılar o dönemde politik ve askeri olarak çok sıkıştıklarını hissettikleri için bu yolu seçmişler, içine düştükleri durumdan rahatsız olmalarına rağmen mecburen gelin bindi deveye gör kısmeti nereye diyerek bu durumu kabullenmişlerdir.

    normal durumda m47'nin üretilmemesi gerekirdi çünkü hem böyle bir tank planı yoktu hem de m47 ortaya amerikalıların hiç de alışık olmadığı bir yöntemle, toplama bir tank olarak çıktı. 1950'li yıllarda amerikan tank endüstrisinin bir tankı üretmesi için izlenecek yol belliydi aslında. ordnance committee denilen yapı tüm işin başındadır ve yeni bir araca ihtiyaç olunca komite toplanır, proje belirlenir ve "t" kodu ile başlayan bir numara projeye tahsis edilir. bu süreçte komite kaç tane pilot tank alacağını da belirler (pilot tank eskiden prototip tanklara verilen isimdir) ve genelde bir yıl içinde ilk araç çizilir, üretilir ve ortaya çıkar. pilot tank aberdeen proving grounds'a veya fort knox'a yollanır, denemeleri yapılır, üzerinde bazı modifikasyonlar uygulanacaksa uygulanır, yine denemeleri yapılır ve eğer üretime uygun bulunursa komite tankı standartlaştırıp "m" kodu vererek (ki projeye en başında verilen -t- kodunun yanındaki sayı -m- kodunun yanındaki sayı ile aynı olur genelde) tankın üretim onayını verir. tüm bu süreç genelde 1-2 yıl içinde biter. bu arada ek bir bilgi daha vereyim ordnance committee'nin kararları ordnance committee minutes olarak yayımlanır ve ana yön gösteri belgeler bunlardır. internette ararsanız ve şansınız varsa bu belgelere ulaşmanız mümkün.

    bu iş ise m47'de böyle olmadı. yani biraz bürokrasi izlendi elbette ama komite "ya bizi t'le falan uğraştırmayın alın size doğrudan m kodu, tankın adı da m47 hadi gidin yapın" diye açık çek verdi, tank da apar topar üretime sokuldu. peki neden bu böyle oldu gelin bakalım.

    2.dünya savaşı'ndan hayvani ekonomisi ve düşmanlarıyla arasında duran iki adet okyanus sayesinde zarar görmeyen sanayisi ile sıyrılan amerika'nın artistlikleri ve buna uyuz olan sovyetlerin rahat durmaması sonucu kızışan komünist-kapitalist hırlaşması kore'de sıcak savaşa dönüştü hepimizin malumu. o sırada yüzyılların emperyalistleri ingiltere ve fransa'nın havlu atması sonucu özgür dünyanın fedakar delikanlısı! rolüne ısınan amerika: "biz zamanında hitler'i tokatladık! 3-5 tane baldırı çıplak komünisti mi ezemeyeceğiz lan?!" diyerek truman abimizin başımıza bela ettiği sovyetleri perdeleme strateji sonucu bir şekilde kore'ye asker çıkardı çıkarmasına da o küçümsedikleri 3-5 baldırı çıplak komünist önüne geleni döve döve neredeyse tüm kore yarımadasını ele geçiriyordu.bu anda sam amca yaptığı hataya uyandı ve kim var kim yok toplayıp kore'de bir şekilde dengeyi sağlamayı başardı. işte bu noktada amerika, modern sovyet ekipmanı ve çin'den gelen insan seli desteği karşısında elindeki tank gücünün aslında ne kadar güvenilmez olduğunu ve karşısındaki düşmanın da zamanında panther tankına mis gibi arap petrolünden imal benzin yerine yerine yeraltı rafinerisinde kumpirlik güney saksonya patatesiyle mangallık rhineland kömüründen yapılan gariban işi sentetik benzin koymak zorunda kalan ve çatışmanın ortasında haaaarts diye motoru kazıklayıp durunca kanadı kırık fukara ördek gibi av olan fukara panzer tümeni askeri olmadığını maalesef acı kayıplardan sonra anladı.

    1945 sonrası amerika'nın elindeki en gelişmiş tank m26 pershing idi ama o da alman kedi sülalesine karşı zaman zaman zayıf kalabiliyordu. yine de bu noktada m26 pershing çok önemli çünkü bu tank amerikan tank tasarımında yaşanan değişimin ilk temsilcisi. sherman gibi acayip tasarımlı, yüksek bir gövdeye sahip ama topu çoğu zaman kullanıcıyı tatmin etmede yetersiz kalan bir tankla daha alçak gövdeli, sherman'a göre daha başarılı otomotiv karakterlerine sahip gövdesi olan ve sherman toplarına göre çok daha güçlü tank avcısı toplarını birleştiren amerikalılar ortaya alçak silüetli, silahı tatmin edici ve başarılı bir zırhlı gövde/süspansiyon/transmisyonu aynı potada buluşturdu ve m26 ortaya çıktı. m26 pershing alman tank ve tank avcıları ile kafa kafaya gelebilecek kadar da iyi bir performansa sahipti ama ortaya çıktığı dönem 2. dünya savaşı'nın sonu olduğundan hem savaşa girmekte çok geç kalmıştı hem de teknolojik gelişim çok hızlıydı ve askeri anlayış hızla değişiyordu. nihayetinde m26 pershing çok da fazla kullanılmadı diyebiliriz.

    ürettikleri gelişime çok müsait m26 platformunun potansiyelini gören amerikalılar daha gelişmiş bir model için çalıştılar ve ortaya m46 patton çıktı. m46 patton üretime girip doğrudan kore'ye gönderildiğinde aslında amerikalılar klasik bir tasarıma sahip t42 ile çok yeni bir tasarım olan otomatik yükleyicili ve salınımlı kuleli t69 projesini de yürütüyorlardı çünkü m46 nedense pek tatmin edici bir tank değildi amerikalılar için. bunun bir nedeni de m46'nın özelliklerinin değişen savaş koşulları için hızla eskimesi diye yazılıyor bazı kaynaklarda. neyse, aslında m47'nin yerine üretilmesi düşünülen tank t42 idi fakat hem teknik sorunlar sonucu tankın performansının beğenilmemesi hem de kore'de oluşan durum neticesinde t42'nin üretim sürecinin savaşa göre yavaş kalacağı endişesi sonucu ortaya hibrit bir tank üretme fikri atıldı ve karşımıza m47 çıktı.

    m47 tankı, m46'nın başarılı şasesinin alınarak ve üzerine otomotiv özellikleri yetersiz ama başarılı bir silah performansı olan t42'nin kulesinin takılmasıyla oluşan bir tanktır. resmi ilk adı m47 patton ii olmasına rağmen daha sonra kod adı patton 47 olarak değiştirilmiştir. elbette tanka üretime geçmeden önce denemeler sonunda bazı modifikasyonlar da yapıldı ama işin özü bu şekilde yürüdü ve hızlı bir şekilde (1 kasım 1950'de komite m47 projesini onayladı ve ilk tank üretim hattına haziran 1951'de sokuldu.) üretime geçildi. üretilen 8576 tanktan sonra m47 üretimi kasım 1953'te son buldu.

    işin ironik tarafı kore de kore diye üretilen m47'ler kore'ye büyük miktarda gönderilmemiştir çünkü m47 üretim hattından çıkıp savaşa hazır hale geldiğinde zaten kore'de kendisine karşı savaşacak düşman tankı kalmamıştı*. bu nedenle üretilen m47'lerin neredeyse hepsi avrupa'ya gönderilmiş ve çoğu da amerika'nın müttefiği ülkelere satılmıştır. çok az sayıda m47 kore görmüştür ki onda da tanklara karşı savaşa girememiş, bazen piyadeye destek için topçu bataryası olarak kullanılmıştır. m47 çok yüksek potansiyelli bir platform olduğundan hem amerika'da hem de farklı ülkelerde birçok modifikasyon geçirdi. bunları tek tek yazmadım isteyen açıp internetten bakabilir.

    avrupa'ya gönderilen m47 deyince unutmadan yazayım burada yine türkiye sahneye çıkıyor. m24 chaffee ile birlikte zırhlı birliklerinde modernleşmeye girişen caaanım ülkemiz amerika'nın kendisine sattığı m47'leri 1950'lerin ortasından itibaren teslim alarak kullanmaya başlamıştır. tankın 1957 yılı fiyatı 1 milyon tl olarak belirlenmiş. (bkz: #80113929) numaralı entry'deki dolar kurunu baz alırsak hemen hemen 174 bin dolar fiyatı var. amerika'daki enflasyonu da hesaba katarsak tankın bugünkü değeri yaklaşık 1721000 dolar. uzun yıllar zırhlı birliklerimizde kullanılan m47, m48'lerin 1960ların başlarında bize gelmesi ile biraz arka plana atılsa da 1950-1960'larda istanbul ve ankara'da yaşayan herkesin sıkça sokaklarda gördüğü bir tanktır. elbette zırhlı birliklerimizde hızlanan modernizasyon faaliyetleri sonucu zaman içinde peyderpey hizmetten çıkarılmışlar, hizmetten çıkartılan bazı tanklardan sökülen motorlar kıbrıs çıkartması için üretilen yerli üretim çıkarma teknelerinde ya da ücra anadolu kasabalarının aydınlatma işleri için elektrik üretiminde kullanılmıştır. elde kalan en son m47'ler en sonunda 80'li yıllar geldiğinde tamamen hizmetten çıkartılırlar. şu anda bir tane m47 etimesgut tank müzesi'nde, bir tanesi istanbul'da rahmi m. koç müzesinde bulunuyor. bu arada sanırım istanbul hadımköy'de de bir tane m47 gateguard olarak duruyordu ama emin değilim bundan. hizmetten çıkan tanklar elbette her zaman olduğu gibi ya hurda olarak satıldı ya da hedef talimlerinde kullanıldı. kerem gök'ün şu videosunda da hava kuvvetleri tarafından atış eğitimlerinde kullanılan m47'leri görebilirsiniz. bu arada videodaki m47 sanırım erken dönem üretilen bir tank çünkü yan tarafındaki kulesinin piyade tutunma demirleri uzun olanlardan. kısa olanlar daha geç dönemde üretilenler diye biliyorum ben hatam varsa affola.

    tank amerikan bayrağı altında savaş görmeyen nadir tanklardan biridir ama farklı ülkelerde bol bol savaşa sokulmuştur ki bizde m47'lerimizi kıbrıs barış harekatı'nda efektif olarak kullandık zaten.

    bu tankta görev yapan ve emeği geçen herkes için şu harika fotoğrafı da ekleyeyim, gözler afet görsün * (görsel)

    ekleme: push back ile drift ceken cocuk ikaz etti sağolsun. keşan 4. mekanize piyade tugay komutanlığı'nın bir birliğinde de bir adet m47 mevcutmuş.
hesabın var mı? giriş yap