şükela:  tümü | bugün
24 entry daha
  • 2000'lerin başında yayınlanan kurtlar vadisi gibi komplolu yapımları seyredip, günümüzde halâ bu dizide yer alan karakterlerden hangisinin gerçek hayatta hangi yasadışı işin ulusal ya da küresel olarak baronu olduğu ile ilgili tahminler yürütmeye devam ede duralım, ben size bu karanlık kişilerden birisini, dizide değil ama gerçek hayatta dünyanın en önemli tarihi eser baronlarından biri olan michael steinhardt'ı anlatayım.

    israil sermayesinin görünürde yüksek itibarlı şirketlerle iş hayatına devam edip arka planda gizli kapaklı işler çevirerek dünyanın pek çok kıymetine konduğu ile ilgili komplo teorilerini hep duymuşuzdur. işte michael steinhardt, komplo teorisi dediğimiz bu şeylerin gerçek hayatta vücud bulmuş halidir ve aslında konuşulup şüphe edilen israil sermayesi tandanslı "komplo teorisidir, geçiniz" denen her mevzunun yalnızca komplo teorisinden ibaret olmadığının bir delilidir.

    "steinhardt yahudi yaşamı vakfı" ve kâr amacı gütmeyen "taglit-birthright israel" isimli organizasyonlarda yönetim kurulu başkanı olan, yahudi asıllı amerika'lı milyarder ve hedge fund yöneticisidir kendisi. 90'lı yıllarda servetine servet katmış olup, para babası listeleyici forbes dergisindeki profilinde resmi kayıtlara göre 1.2 milyar dolar gerçek zamanlı servete sahiptir. bahsettiğimiz kişi michael steinhardt olunca bu rakamın kişisel serveti ile ilgili yalnızca resmi kayıtlara geçen kısmına ait olduğunu söylemem pekala mümkün.

    michael steinhardt günlük hayatta büyük bir hayırsever olarak bilindiği halde aslında 1987 yılından beri aralarında ülkemizin de bulunduğu birçok ülkeye ait son derece kıymetli tarihi eserleri yağmalayan karanlık bir adam. amerikan güvenlik güçlerinin ve adli mercilerinin bu karanlığa çomak sokması ise ilk defa 2017 yılında mümkün oldu. bu tarihte steinhardt, lübnan iç savaşı sırasında lübnan'dan yağmalattığı 2300 yıllık boğa kafası heykelini new york şehrinde bulunan metropolitan müzesi'ne sergilenmesi amacı ile ödünç olarak verir. cesur birkaç federal müfettiş konuyu şüpheli bulur, kafaya takar ve incelemeye alırlar.

    araştırmalar derinleştikçe steinhardt'ın onlarca yıldır, dünyanın envai yörelerinden tarihi eserleri yağmalattığı, satın aldığı, yine dünyanın çeşitli yerlerindeki konutlarında ve bilimum mekanlarında sakladığı tespit edilir. konu manhattan savcılığına aktarılır. ve 2017 sonlarına doğru soruşturma başlatılır. 2018 yılında steinhardt'ın evine, ofisine ve birkaç konutuna eş zamanlı baskınlar yapılır.

    toplamda 17 adet arama emri çıkarılır ve 3 sene süren bir soruşturma başlar. öte yandan 11 değişik ülkenin ilgili makamları ile soruşturmalar yürütülür. bu ülkelerin arasında güzel ülkemiz türkiye'de bulunmaktadır. sebebi ise 1990'da ülkemizin milas beldesinden yağmalanan, m.ö 400 yıllarından kalma bu muhteşem geyik başı kadehtir. steinhardt, günümüzdeki değeri 3.5 milyon dolar olan bu eseri 1993 yılında 2.3 milyon dolara uktesine geçirmiş.

    1200 yıllarından kalma antika bir sandık olan larnax gibi eserler de, dünyanın en bilindik antika kaçakçıları tarafından steinhardt'a ulaştırılan kıymetli antikalardan bazıları. bu gibi eserlerden şimdi niye bahsediyorum dersiniz? sebeb-i hikmeti şöyle; bu larnax sandık için steinhardt'ın ödediği para yalnızca 575 bin dolar fakat bu eserin günümüzdeki reel kıymeti 1 milyon amerika doları! yani steinhardt bu eserleri neredeyse ederlerinin yarısı fiyatına yağmacılardan alıyordu. dünyanın en önemli hazinelerine bu sayede sahip oluyordu.

    bir seferinde sahibi olduğu eserler için kaynak-menşe talebi ile kendisine gelen mahkeme celbine bu sandığı göstererek çemkirmişti: " şunu görüyor musun? bunun bir kaynağı yok! herhangi bir yerde bir parça görür ve onu beğenirsem alırım!" fakat federal müfettişler kafaya steinhardt'ı takmıştı bir kere. uluslararası araştırmalar sonunda larnax sandığını steinhardt'a satan kişinin seyşeller merkezli fam services aracılığıyla bilinen antika kaçakçısı eugene alexander olduğunu buldular. steinhardt bu sandığın ödemesini malta merkezli satabank üzerinden yapmıştı ve satabank bir süre önce kara para akladığı ve terörizm finansmanına kolaylık sağladığı ortaya çıkınca faaliyetleri askıya alınan bir bankaydı. görünüşe göre steinhardt çok büyük bir belaya batmış gibi duruyordu.

    günlük hayatında steinhardt, amerikan yahudi gençliğinin kökenlerini tanıması için onların israil'e seyahat yapmalarını sağlayan bir hayır kurumu için hayır işlerini organize edip diğer yandan sanata ve sanatçıya destek veren bir philanthropist olarak tanınır ve bilinirken, kendisinin dünyadaki en büyük tarihi eser yağmacısı olduğu ortaya çıkınca çok zor günler geçirmeliydi. fakat büyük yahudi lobisi devreye girdi ve bu devasa suça karşılık savcılıkla yapılan anlaşma neticesinde herhangi bir suçlamaya maruz kalmadan, değeri 70 milyon dolar olan 180 adet tarihi eseri savcılığa teslim etmesi karşılığında bu işten yırttı. savcılığın bir diğer şartı daha vardı. steinhardt ömür boyu antika sahibi olamayacak ve kolleksiyon sahibi olması yasaklanacaktı. steinhardt anlaşmayı kabul etti ve avukatı bu durumu şöyle duyurdu:

    --- spoiler ---

    bay steinhardt, bölge savcısının yıllarca süren soruşturmasının herhangi bir suçlama olmaksızın sonuçlanmasından ve başkaları tarafından haksız yere alınan eşyaların kendi ülkelerine iade edilmesinden memnun.

    aslında bay steinhardt, bu eser ve eşyaları yasadışı şekillerde kendisine satan bayi ve kişilerin bir mağdurudur. bay steinhardt bu satıcılarla ilgili maddi-manevi tazminat hakkını saklı tutmuştur.
    --- spoiler ---

    son kertede, steinhardt'ın 1987'den beri yağmalatıp sahibi olduğu binlerce tarihi eserden sadece 180 tanesine el kondu ve konu kapatıldı. steinhardt o kadar güçlü bir lobiye sahip ki, eski new york valisi cuomo gibi çok sayıda ünlü kişiyi mevkilerinden eden cinsel taciz davaları kendisi hakkında da açıldı. tam 6 kadın steinhardt tarafından cinsel tacize uğradığı ile ilgili konuyu mahkemelere taşıdı. buna rağmen steinhardt bu davaların hiçbirisinde sanık koltuğuna oturmadan davalardan kolaylıkla yırttı.

    şimdilerde steinhardt'ın yağmalatıp 180 tanesini savcılığa iade ettiği tarihi eserler menşei oldukları aralarında bulgaristan, mısır, yunanistan, irak, israil, italya, ürdün, lübnan , libya, suriye ve türkiye'nin bulunduğu ülkelere geri gönderiliyor. muhtemelen gizlemeyi başarabildikleri diğer binlercesi , steinhardt artık açığa çıktığı için başka bir organizasyona devredildi ve bu yolla dünya tarihi eser hazinesi sömürülmeye devam ediyor.

    kaynakça :

    cnbc

    manhattanda.org

    cnn style

    nyunews.com

    forbes.com
2 entry daha
hesabın var mı? giriş yap