35115 entry daha
  • devasa bir balina' öldüğünde koca vücudu ne olur? bu sorunun cevabı doğanın insan müdahalesi olmadan işleyişinin mükemmelliğini ortaya koyan bir ünlem işareti gibi adeta.

    balinalar okyanusta yüzerken ölüm hali yaşanmaya başladığında yavaşça vücutları dibe batar . dibe batan vücut dinlenmeye geçer ve biyologlar bu duruma "balina düşüşü" derler. işte bu andan sonra okyanusun dibine düşmüş balina vücudu tamamen yeni ekosistemlere ev sahipliği yapmaya başlar.

    kolay tahmin edileceği üzere, tonlarca ete sahip bu balina vücudu ilk olarak balıklar ve diğer deniz hayvanları tarafından gıda olarak tüketilir ve okyanusun derinliklerindeki canlılar için besin kaynağı görevini ifa eder. fakat okyanus araştırmacılarını daha da şaşırtan şey, araştırmalar sonunda ölü balinaların dibe batan cesetlerinin denizin dibindeki tüm ekosistemleri desteklediğinin bulunması.

    1998 yılında, hawaii üniversitesi'ndeki araştırmacılar, 43'ten fazla türü temsil eden en az 12.490 bireysel organizmanın, derin kuzey pasifik okyanusu'ndaki bir balina düşüşünden dolayı yaşayabildiğini keşfetmiş. kaynak makale burada. (pdf)

    balina iskeletlerinde üreyen bakterilerin çürük yumurta kokusuna sahip bir kimyasal olan hidrojen sülfür üretmesiyle binlerce kemoototrofik deniz canlısı, hidrojen sülfürü alarak, gelişmek ve üremek için kullanılabilir enerjiye dönüştürüyormuş.

    oşinograflar, bahsettiğimiz kemoototrofik sualtı fenomenlerinin gelişim aşamalarının haritasını çıkarmışlar. buna göre ilk önce , balıklar balinadan gelen dokunun yaklaşık yüzde 90'ını yiyerek mobil çöpçü aşamasını gerçekleştiriyor. bunu takiben bir süre sonra da balinanın boyutuna bağlı olarak, deniz solucanları ve kabuklular, zenginleştirme fırsatçı aşamasına geçerek ceset kalıntılarının üzerine ya da içine yerleşiyor. son olarak, hidrojen sülfür yayan bakterilerin kurulduğu ve kemoototrofik organizmaları beslemeye yardımcı olduğu sülfofilik aşama gerçekleşiyor. sülfofilik faz onlarca yıl sürüyor. bu sayede bir balina leşinin ekosisteme faydası da toplamda onlarca yılı buluyor. buna resmen ölümden sonraki hayat denir.

    balina düşüşlerinin yarattığı bu eşsiz ortamın kanıtı olarak, sadece ölü balinaların kemiklerinin okyanus dibindeki varlığı sayesinde yaşayan iki solucan türünü örnek göstermek mümkün. osedax rubiplumus ve osedax frankpressi. bu solucanlar oşinografların deniz dibine düşen balina vücutlarında tanımladıkları 16 yeni türden sadece ikisini oluşturuyorlar. balina kemikleri üzerinde yaşayarak önce beslenme ve barınma, sonra da üreme işlemlerini gerçekleştiren bu solucanların yavruları, zaman içinde deniz dibine düşen diğer balina vücutları ile karşılaşarak süreci yeniden başlatıyorlar.

    balina leşleri olmasaydı, bu büyüleyici yaratıklar buz gibi okyanusun derinliklerinde var olmayacaktı ve ekosistemin işleyişinde sıkıntılar meydana gelecekti. ve bu durum kesinlikle balina leşlerini dinamitle patlatmaktan çok daha iyi ve faydalı.
6550 entry daha
hesabın var mı? giriş yap