şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
3781 entry daha
  • insan kendi bedeniyle olduğu kadar, iç dünyası, duyguları, düşünceleri, dürtüleriyle de vardır. göz önünde olan toplumsal özellikleri kadar karanlıkta kalan ilksel dürtüsel yanlarıyla yani. bilinci kadar bilinçdışıyla. maskeleri kadar gölgesiyle ... insanın tam ve bütün olması onun toplumsal (aydınlık) parçasıyla dürtüsel (karanlık) yanlarının birleşmesi sayesinde mümkündür. oysa biz karanlık yanımızı yok saymaya meyilliyizdir. onu bastırmaya, görmezden gelmeye, hadi olmadı ehlileştirmeye çalışırız. aşk toplumca kabul gören bir delilik hali olmanın ötesinde, toplumca kabul edilebilen karanlığını ortaya dökme halidir biraz da. bu yüzden aşkın gözü kördür. bizden çıkan bu karanlık yanla karşımızdaki kişiyi birleştirir ve kendimizin var ettiği, hayali yeni bir kişilik yaratırız. o yarattığımız kişiye aşık oluruz. sevdiğimiz kişi sadece kendisi değildir artık benim karanlığımla senin aydınlığın birleşir ve benim arzu nesnem haline gelir. bu nedenle aşık olduğumuz kişiyle bütünlendiğimizi, ruh eşi olduğumuzu, o olmadığında eksik kaldığımızı dile getiririz. ondan vazgeçmek, kendimizden vazgeçmek demektir bir anlamda. çünkü kendi karanlığımızı (ışıksız da olsa) görünür kılabildiğimiz yerdir orası. aşk kendi karanlığını ötekine sunmaktır. karanlıkta el yordamı yolunu aramaktır. oysa pink floyd'un "eclipse" şarkısında dediği gibi "ayın karanlık yüzü yoktur gerçekte, aslına bakarsan tamamı karanlıktır". aşk kavuşmayı beklemektir, bütünlenmeyi ve ışığı beklemektir ya, aslına bakarsan tamamı karanlıktır aşkın. aşk, kendinden vaı.geçerken bir yandan da karşındakini sen haline getirmek için ha bire darbe vurmaktır. değiştirip dönüştürdüğümüz birisinin gelmesini bekleriz ki o kişinin kim olduğu artık belirsiz ve sürekli değişen bir görüntü haline gelmiştir. bu nedenle aşk godot'yu beklemektir, hem de kim olduğunu, nerede bulacağını, gelip gelmeyeceğini bilmeden.
182 entry daha

hesabın var mı? giriş yap