şükela:  tümü | bugün
7 entry daha
  • roma'nın en büyük kafalarından cicero, in verrem adlı eserinin ll.5.165. bölümünde "crudelissimum taeterrimumque supplicum" diye anar crucifixion'ı, yani çarmıha germeyi "en acımasız ve en iğrenç ceza" olarak görür. bir pagan kafası olarak, romalı yurttaşların kanıtlanmış vatan hainliği dışında bu cezaya çarptırılmayacağını da biliyordu.

    şöyle devam ediyor: "roma vatandaşlarından birini bağlamak suç, kırbaçlamak iğrenç, öldürmek cinayettir de çarmıha germek de nedir? bu denli dehşet verici bir yöntemi tanımlayacak söz yok!" (in verrm ll.5.170: "facinus est vincire civem romanum, scelus verberare, prope parricidium necare: quid dicam in crucem tollere? verbo satis digno tam nefaria res appellari nullo modo potest.")

    pagan dünyasında çarmıha gerilmeyle alakalı vesikalardan biri de, yine cicero'nun i.ö. 63 yılında gaius rabirius için yazmış olduğu savunma yazısıdır (aslen bu bir konuşma metnidir). cicero, "çarmıh" sözcüğünden öyle bir iğrenmeyle söz eder ki, onun sadece roma yasalarından değil, aynı zamanda romalıların zihinlerinden, gözlerinden ve kulaklarından da silinmesi, uzak tutulması gerektiğini söylemiştir. ona göre çarmıhın acılarına katlanmak değil, çarmıha gerilme cezasına çarptırılmak, çarmıhla idamı beklemek ve hatta bunun sözünü bile etmek, roma vatandaşlarına, özgür insanlara yakışmazdı. (pro rabirio perduellionis reo xvi: "mors denique si proponitur, in libertate moriamur, carnifex vero et obductio capitis et nomen ipsum crucis absit non modo a corpore civium romanorum sed etiam a cogitatione, oculis, auribus. harum enim omnium rerum non solum eventus atque perpessio sed etiam condicio, exspectatio, mentio ipsa denique indigna cive romano atque homine libero est.")

    j. r. w. stott'ın the cross of christ adlı eseri isa'nın çarmıha gerilmesiyle ilgili müthiş doyurucu bir derlemedir. eserin bir yerinde pagan romalıların ve yahudilerin, isa'nın çarmıha gerilmeyeceğini sandıklarından söz edilir. cicero'nun yukarıda alıntıladığım ifadeleri gibi, "çarmıha germek" dönemin en iğrenç, en acı cezalandırma yöntemlerinden biridir. ve türlü alaylara rağmen ilk hiristiyanların çarmıh'a, çarmıh'a gerilmişliğe bu denli bağlanmış olmalarının tek bir sebebi vardır, çarmıh isa'nın düşüncesinin odak noktasıdır ve isa'nın peşinden gidenler, ona bağlı oldukları için bu simgeye sarılmışlardır. buna zorunludurlar aslında. bunu novum testamentum, yani yeni ahit'te görürüz:

    matta 10.38: "çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir."
    matta 16.24: "sonra isa, öğrencilerine şunları dedi: 'ardımdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, çarmıhını yüklenip beni izlesin.' "
    markos 8.24: "öğrencileriyle birlikte halkı da yanına çağırıp şöyle konuştu: 'ardımdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, çarmıhını yüklenip beni izlesin.'"
    luka 9.23: "sonra hepsine, 'ardımdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, her gün çarmıhını yüklenip beni izlesin' dedi."
    luka 14.27: "çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen, öğrencim olamaz."

    şu da var ki, isa'nın çilesi (passion of christ) denilen şey, aslında insanların üzerindeki gam yüküdür, yürek ağrısıdır. çile modern insana özgü bir kavram değildir, o ancak sırta yüklenen ağır bir bohçadır. konformist insan için kuş tüyü yatak neyse, imanlı için de çile odur. bunu credo quia absurdum düsturunda açık bir şekilde görürüz. insan, saçma olmayana inanarak çok büyük iş başarmış sayılmaz, mesele saçma olana biattır. imanın derecesi, çekilen çilenin nazarında belirlenir. isa'nın, tüm hiristiyanlar için çile'yi omuzlaması, aslında onun ardından gidenler için de aynı çilenin omuzlanması gerekliliğini oluşturur. işte bu yüzden luka 9.23'teki "ardımdan gelmek isteyen kendini inkar etsin" bir çileci emirdir, her gün çarmıhını güneşle birlikte yeniden ve yeniden yüklenenler için pilatus'un "hakikat nedir?" (quid est veritas) sorusu cevapsız bırakılarak cevaplanmış demektir.
6 entry daha