şükela:  tümü | bugün
207 entry daha
  • açılın içeriden yazıyorum. öncelikle yeni atanan bütün meslektaşlarıma hayırlı olsun diyor, atanamayanlara da en kısa zamanda atanmaları dileklerimi sunuyorum.

    ilk olarak burada öğretmenlerin gruplaşmaları olur sizi kendi aralarına çekmeye çalışırlar falan diye okulu italyan mafya karargahına çeviren salaklarla, müdür yardımcısıyla aranızı iyi tutun ders programını halledersiniz, müdürden de uzak durun diyen yağlı götlerin verdiği hiç bi tavsiyeyi dikkate almayın.

    ben size hem idareden hem de öğretmenlikten geçmiş birisi olarak, kesin kesin konuşmak yerine bi kaç çerçeve çizeceğim. umarım faydası olur.

    1. gözlemleyin. bol bol gözlemleyin. aceleci davranmadan. çok da mesafeli olmadan. kesin kararlara atlamayın. hemen her yere girmeyin. bekleyin su aksın yatağını bulsun.

    2. tavsiye vermek isteyenleri dinleyin, ama yine kendi gözlemlerinizle vardığınız kararlara entegre edin bu tavsiyeleri.

    3. her okulun kendi dinamiği, kendi doğruları yanlışları olur. bunları iyi okuyun. kimi okulda hakikaten de müdürden veya öğretmenlerden uzak durmak gerekir, kimisinde tam tersi, öyle samimi bi ortam vardır ki, siz uzak durursanız burnu havada derler. yine karar sizde.

    4. öğrencilerle "asla" arkadaş olmayın. unutmayın onlar sizden öğrenmek için oradalar, siz de öğretmek için. hiç bir zaman sizin seviyenizde olmayacaklar, olamazlar. samimi olun elbette, gezin tozun, mangala gidin. ama kantarın topuzunu çabuk kaçırırlar. gerektiği zamanlarda bu üstünlüğüzü hissettirin ezmeden.

    5. her ne olursa olsun, öğrencileriniz sizi bir otorite, bir rol model olarak görmezlerse işiniz çok zor. önce bunu başarın. öğretim arkasından gelecektir. her söylediğinizi kaydederler. her hareketinizi incelerler. sonrasında çelişirseniz size karşı kullanırlar. liselerde öğretmenin kıyafeti bile muhabbet konusu olur aşırı derecede. sizi örnek alan bir kaç öğrenciniz dahi olsa yeter. onlar geri kalanları ayara çekerler.

    6. ****belki en önemlisi**** öğretmenlik aynı zamanda muazzam bir öğrenciliktir. asla öğrenmekten vazgeçmeyin, değişmekten korkmayın, hiç bi zaman durağan bir öğretmen olmayın. sürekli kendinizi geliştirin. tecrübelerinizle daha da büyüyün. zorluklar olacaktır, sorunlu idare, sorunlu öğretmenler odası, sorunlu veliler, öğrenciler, veya sorunlu bir bölgede çalışırsınız (hepsini bizzat yaşadım). asla yılmayın. bin tane sıkıntı yaşarsınız. hayattan bıkarsınız. gün gelir allah belasını versin bu işin ne halt yiyorum ben burada dersiniz. ama bi gün bi kafede arkadaşlarınızla otururken birisi gelir yanınıza "hocam beni hatırladınız mı öğrencinizdim falanca okulda. şimdi ben de öğretmen oldum, doktor oldum, vsvs" diye. işte o zaman bütün sıkıntılar hakikaten de hiç gözünüze görünmez. işte dersin sadece bunun için bile yaparım ben bunu.

    unutmayın siz öğretmensiniz. siz bi "iş" değil eğitim-öğretim yapıyosunuz. her sabah kalkıp "işyerine" değil okula gidiyosunuz. topluma örnek olmak zorundasınız. zorundayız. o yüzden her anınızda, okul içinde ve dışında öğretmenlik ahlakına yakışır davranın. dedikodu, küfür, yalan, sahtekarlık vs. uzak durun dememe bile gerek yok.

    son olarak: size "hele bi kaç sene çalış o zaman görürüz senin hevesini, idealistlik kalıyo mu bakalım" falan diyen göt ağızlıları asla dinlemeyin. böyle kart tipler her yerde var. herkes onlar gibi hayattan bezmiş olsun, ot gibi gidip gelsin istiyorlar. dinlemeyin, dinlemeyin, dinlemeyin. ilk günkü hevesinizi hiç kaybetmeyin. emin olun isterseniz oluyo.

    hepiniz tekrar hoş geldiniz aramıza *
61 entry daha
hesabın var mı? giriş yap