şükela:  tümü | bugün
  • futbolun olmazsa olmazı merkez bölge hakimiyetini güçlendirmek adına atılabilecek yeni bir adım.

    artık savunmaların enine kompaktlaşmaya alıştığı günlerde, ters kanatta yoğunlaşan oyunda arka direğe koşan kanat oyuncularına aşina olmaya başladık. bunu bir seviye daha yukarı çekmeyi başararak, set hücumlarında / anlık toplu aksiyonlarda da ceza sahası mefhumu yüksek bek oyuncusu yetiştirmeyi başaran takımların önümüzdeki yıllarda avantaja sahip olması muhtemel.

    bahsetmek istediğim, yeni nesil 3-4-3 türevlerindeki kenar oyuncuları değil, 4'lü savunma oynayan takımların bekleri. dolayısıyla bek forvet dediğim, çok daha ofansif bir oyun anlayışına temel atma hazırlığı. kapanarak oynayan, veya maçın gerektirmesi yüzünden iyice kapanmaya başlayan rakiplere karşı bir direniş:

    juventus'un roma'yı 3-1 geriden gelip 4-3 yendiği maçın son iki golü:

    3-3 yapan golde sağ bek juan cuadrado'nun ceza sahası koşusu: görsel

    4-3 yapan golde de sol bek mattia de sciglio'nun verkacı + golü: görsel

    psg'nin lyon'a karşı iyice yüklendiği anlarda sağ bek thilo kehrer'in golü: görsel

    dün akşam achraf hakimi'nin şl 2. turu ilk ayağındaki psg - real maçında, kendi yarı sahasında bekleyip tüm alanları kapatarak oynayan real savunmasına karşı yaptığı koşular: görsel

    yine dün aynı turda guardiola, savunma-geçiş dengesi yüksek bir 3-4-3 türevi takımı olan (ve savunma halindeyken 5-2-3'e dönüşen) sporting'e karşı sağ bek oynattığı john stones'a yaptırdı bunu: görsel

    saha görüşü nispeten dar olan kenar oyuncularının iç koridorlara girmesi / rakip sahaya merkezi bölgelerden patlama yapması, artık daha etkin olmak isteyen takımların yanaştığı bir formül; çünkü iç koridorlardan girilecek pozisyonlarda hızlı davranmanız gerekiyor, ve bunu da en çabuk beklerden alıyorsunuz, çünkü bekler hücum aksiyonlarında içgüdüsel olarak sahayı fazla taramadan, yakın bölge / ezber yan toplar (orta veya derin pas) / koridor odaklı bir oyun oynuyorlar ve bu yüzden sahanın aslında en hızlı oynamak zorunda olan elemanları onlar oluyor.

    yani bu "dar görüşlülük"ün yarattığı potansiyel enerjiyi, dribling / topsuz içeri giriş / ve benzeri herhangi "son aksiyon" anında kinetiğe dönüştürmeyi en iyi bek oyuncuları başarıyor. merkez oyuncuları / becerikli hücum oyuncuları genelde bu tip toplarda etrafını fazla süzdüğü için daha komplike düşünüyor ve (messi, de bruyne gibi pozisyonu erken düşünen über oyuncular değillerse) takımına milisaniyeler de olsa bir vakit kaybettirebiliyor. oysa bazen dümdüz düşünmek lazım, bu ezber de en iyi beklerde var.

    zaten bu minvalde artık yukarıyı hedefleyen takımlar teknik oyuncularını daha geniş oynatıyor; onların gerek rakibi üstüne çekip savunmayı açma, gerekse uzun menzilli topları daha iyi gönderebiliyor olmaları kendi takımlarına daha geniş bir alanda hakimiyet kazandırırken, merkez bölgede yapılması gerekenler diğer oyuncular tarafından daha hızlı ve daha net aksiyonlarla yerine getirmeye çalışılıyor.

    daha yeni; xavi barça-atletico maçında kanat-forvetlerini geniş tutup 38 yaşındaki dani alves'ten sağ içte 1 gol 1 asistlik, 33'üne haftalar kalan jordi alba'dan sol içte 1 gollük verim aldı:

    - görsel - alves'in asisti, alba'nın golü

    - görsel - alves'in golü

    bu gollerin ikincisi, simeone 4-3-3'ten 5-3-2'ye dönüp daha kalabalık bir savunmaya geçtikten sonra atıldı: (bkz: #133505683)

    alves ve alba'ya hız kazandıran esas nokta oyun akılları ve tecrübeleri olduğu için bu noktada hız kaynağı konusunda genel trendden biraz ayrışıyor olsalar da merkezi bölgelerde topla çabuk oynama konusuna hizmet ediyorlar.

    buna ek olarak; normalde 4'lü savunmanın bekleri çoğunlukla enerjik elemanlar oldukları için, kontralarda geriden ileriye fırlayan oyuncu olmaları hususu var; ki en kötü ihtimalle genişte topu alıp sürüklüyorlar ve arkadaşlarının rakip sahaya gelmesi için gereken vakti kazandırıyorlar. bunu eskisi gibi forvetlerden biri yapınca ilerde çoğalma fırsatı azalıyor çünkü en öndeki oyuncu ileri fırlamış oluyor ve takımın hücum şekli daha ilk baştan bozuluyor, ve rakip savunmalar, bu forvetin kenara deplase oluşuyla merkezde doğan boşlukları rahatça doldurup pozisyon alabiliyor.

    --------

    bu düşünceden ilerleyen bazı takımlar var, hepsi de 4'lü savunma oynuyor. ve bu takımların bek forvet kullanış tarzı, taktik ağırlıklı ve fizik ağırlıklı olmak üzere ikiye ayrılıyor.

    taktik ağırlıklı sebeplerle bek forvet olanlar; slavia prag'ın sağ beki alexander bah'ın zaman zaman ceza sahasına sızma üzerine sergilediği hücum katkısının görsel bir model olması gerektiğini düşündüğüm bu kullanıma diğer örnekler:

    1) noussair mazraoui - ajax
    ten hag'ın geçen sezon bir benzerini sağ bek rensch üzerinden izlettiği (bkz: #120055183), kanat-forvetleri kenarlarda geniş tuttuğu düzende bu sezonki banko sağ bek olan mazraoui'nin önemi büyük zira savunmada sağ bek, hücumda sağ iç/ekstra forvet gibi görevleri oluyor ve rakiplerin dengesini bozma adına epey sonuç alınıyor; mazraoui gerek ceza sahasına giriş paslaşmalarına katılıyor, gerekse şok koşularla forvet bölgesine sızıp ciddi pozisyonlara giriyor:

    - görsel - savunma arkasına

    - görsel - ceza sahası içinde

    2) radim reznik - viktoria plzen
    her ne kadar oyun stili olarak defansif bir bek olsa da, hocası bilek'in sağ kanatta serbest oynattığı sykora'nın geniş oyunu sayesinde reznik gerektiği zaman merkeze yakın bölgelerden aksiyona girebiliyor, gerekse direkt savunma arkasına sarkma şansı buluyor:

    - görsel - iç koridor

    - görsel - savunma arkasına

    3) enzo diaz - ca tallares
    arjantin ligi'nde aralık ayında biten sezondaki hocası medina'nın sol bekte oynattığı diaz çok teknik olmasa da topu daha çok ayağına isteyen, ikiyönlü bek'e daha yakın. onu bek forvet kılan esas özelliği doğru zamanda doğru çıkışlar yaparak takımın bir nevi anlık aksiyonlardaki aklı oluşuydu:

    - görsel - en sonda ceza sahasına girme

    - görsel - kontraya çıkıp seken topu alma

    ve işin fiziksel sebepleri ağır basan versiyonları; sol bek adrien truffert'in konferans ligi grubundaki rennes - tottenham maçında sarfettiği eforun görsel bir model olması gerektiğini düşündüğüm bu bek kullanımı ise daha cesur:

    1) theo hernandez - ac milan
    son dönemlerdeki yükselişiyle potansiyelinin hakkını vermeye başlayan hernandez, pioli'nin sol kanatta çoğunlukla r.leao gibi fazlasıyla hücum odaklı bir eleman oynatmasına rağmen savunma emniyeti olmak yerine bu hücum odağını daha da arttırıp ekstra bir hücum gücü olmakta:

    - görsel - hem toplu oyunda

    - görsel - hem de topsuz oyunda

    2) matthew cash - aston villa
    dean smith'in 3-4-2-1'de sağ kanat, 4-2-3-1'de sağ bek, sonrasında gelen ve hep 4'lü savunma oynatan gerrard'ın da sağ bek olarak kullandığı cash, premier lig'de en çok şut/gol alanına giren beklerden biri. oyun stili tam anlamıyla fiziksel bir stoper/bek kırması olan cash, hücum mefhumunu daha çok fiziksel özellikleriyle besliyor:

    - görsel - son aksiyona girmek üzere koşuyor

    - görsel - watkins şut yerine pas verse cash golü atacak

    - bonus: görsel - kontratakta en uzun koşuyu yapan kişi

    3) aslak fonn witry - djurgarden
    geçen sezon sağ bek olarak gösterdiği hücum performansıyla skor yapan, ancak bunu yeteneğinden ziyade enerjisini öne çıkarıp doğru anlarda doğru yerlere yaptığı koşularla başaran witry, o performansından sonra yazın az alkmaar'a transfer olmuştu:

    - görsel - uzak direk

    - görsel - ceza sahasına giriş

    --------

    peki biz türk futbolu olarak bu rüzgarı yakalayabilir miyiz?

    tamamen merkez becerisi yüksek oyuncu kullanmakla alakalı. kenarda oynayan oyuncuların kesinlikle sahanın daha geniş alanına hitap edebilen (içeri girebilen, veya içeriyi görebilen) oyuncular olmalı. sürekli sahanın merkez bölgelerini hedef alan bir sistem bu şekilde çalışır ancak.

    işte türk futbolunun buna ne kadar müsait olduğu konusu burada başlıyor.

    zamanında buna türk futbolunda altyapı başlığında değinmiştim (bkz: #97214861), o entryden kısmi alıntılarla devam ediyorum:

    merkezden kenara çekildiğinde patlama yapan veya en azından istikrar yakalayanlar:

    (bkz: ergün penbe) - 10 numaradan sol beke
    (bkz: ümit davala) - merkez orta sahadan sağ kanat/beke
    (bkz: okan buruk) - merkez orta sahadan sağ kanada
    (bkz: fatih akyel) - stoperden sağ beke
    (bkz: ümit özat) - liberodan sol beke
    (bkz: tuncay şanlı) - forvetten sol kanada
    (bkz: serhat akın) - forvetten sağ kanada
    (bkz: serkan balcı) - önliberodan sağ kanat/beke
    (bkz: mehmet topuz) - ofansif orta sahadan sağ kanada
    (bkz: emre çolak) - 10 numaradan sol kanada
    (bkz: engin baytar) - 10 numaradan sağ kanada

    bu örnekler, merkez oyununu belli bir sebepten (futbol zekası, teknik, fizik, veya geniş alana hitap edememe gibi) ötürü tam beceremeyip kenar mevkiilere çekilmek zorunda kalıp bir daha merkezde oynamayanlar. tabii bazıları için şöyle bir durum da vardı; bu oyuncuların döneminde merkez bölgelerde yabancı yıldızlar olduğu için, hocalar (bkz: türk futbolunda yabancı sınırlaması) yüzünden yüksek bonservislerle transfer edilen bu yerlilere (merkez bölge oyuncularına) bir yer açmak zorunda kalıyordu. bu sebeple kenar bölgelere kaydırılan, ancak verimsiz olup değersizleşen yerli futbolcular da var; akla ilk gelenler berkant göktan, baki mercimek, önder turacı, olcan adın, özer hurmacı, alper potuk, salih dursun.

    diğer bir nokta; kenar oyun bilgisinin üstüne koyup becerilerini merkeze çekebilmiş her futbolcu (kendi yetenekleri oranında) ciddi fark yaratıyor:

    (bkz: nihat kahveci) - sağ kanattan forvete
    (bkz: ahmet yıldırım) - sol bekten stopere
    (bkz: tümer metin) - sol kanattan 10 numaraya
    (bkz: burak yılmaz) - sağ kanattan santrfora

    türkiye'de yetişmese de, veya türk kökenli olmasa da, türk futbolunun dinamikleri içerisinde yarattığı fark açısından, sağ kanattan önliberoya evrilen mehmet aurelio'yu da buraya ekleyebiliriz. benzer şekilde, forvet oynatıldığı nadir anlarda bile fark yaratmış kazım kazım, istikrarlı performans gösteremese de ihtiyaç duyulduğu anlarda rahatça stoper oynayabilmiş hakan balta da bu gruba bir yerinden dahil edilebilir örnekler. bu oyuncuların çoğu, genişlettikleri saha görüşü sayesinde daha değerli elemanlar haline geldiler, futbola başlarkenki yeteneklerinin vaadettiğinin ötesinde bir kariyere sahip oldular.

    --------

    yakın geçmişten elde ettiğimiz bu verileri yakın gelecekteki bek kullanımına yansıtırsak:

    türk futbolunda son yıllarda fark yaratan bekleri hatırlamaya çalışırsak, emmanuel eboue gibi delici oynayabilen; yüksek fizik kapasitesini organize pas oyunlarına adapte edebilmeyi başarmış full paket bir beki dışarda tutarsak, yazı boyunca bahsettiğim hızlı oynayan, bitirici işlere giren tabiri caizse zıpkın gibi bek performansı izlemedik. bundan ziyade sahanın merkezine daha çok hakim olabilen ve birincil oyun stili topu ayağına isteyen bekler izledik; gökhan gönül gibi saha görüşü geniş + her şeyi belli ölçüyle sınırlı kalsa da yapabilen komple bir bek, caner erkin gibi pas menzili uzun ve forvet besleme kabiliyeti yüksek bir bek, cicinho ve adriano gibi ligimizdeyken avrupa tecrübelerini sahaya yansıtma üzerine oynayan; oyunu yönlendirme kabiliyeti yüksek akıllı bekler...

    bek forvet kalıbına son yıllardaki en yakın örnek olarak nejc skubic ve filip novak gibi akan oyun içinde ceza sahası girişlerini dıştan içe yapabilen bekleri esas örnek olarak gösterebiliriz. bu iki bek de topsuz oyunda akıllı işler yapan, doğru zamanlamaya sahip isimler. işte bu modelin bir tık üstüne çıkıp toplu oyunda da bunları yapabilen; gerek set hücumlarında özel bir görevle içeri girebilmeyi beceren, gerekse rakibin bir kanatta yoğunlaştığı anlarda şok girişler yapabilen versiyonlarına geçiş yapabilmek gerekiyor:

    sacha boey'in sezon başında pek ölçü olmayan bir rakip olsa da st johnston'a attığı golde ters kanattan kurulan pas örgüsüyle rakibin yoğunlaştırılması ve boey'in ters kanatta boşa çıkması: görsel

    rıdvan yılmaz'ın 2-0 geride oldukları antalya maçında attığı gol: görsel

    benzer şekilde adana demirspor'a attığı gol: görsel

    iki golde de rıdvan, sol kanat larin'in içe deplase olarak yarattığı koridora hızlı giriş yapıyor.

    bunlardan farklı olarak; junior caiçara'nın 1-1 giden maçta iyice kapanmaya başlayan giresunspor'a karşı paslaşarak içeri girip attığı gol: görsel

    tüm bu goller rakiplerin maç içinde gerek anlık sebeplerle kalabalık savunma yaptığı, gerekse skorun getirdiği sebeple iyice savunmaya ağırlık verdiği anlarda atıldı.

    ligin kendi standartları dışında kalan bu özgün aksiyonların önce ligimizin tabanına yayılması, ardından avrupada tatbik edilmeye başlaması gerekiyor. aksi halde rakipler bu tip rüzgarlar sayesinde artık sadece bireysel beceriyle değil, daha ofansif oynama cesaretiyle daha isabetli hücumlar yapabilmeye, bizim takımları çok daha kolay mağlup edebilmeye başlayacak. işin kötüsü, buna karşı bizim takımlar son dönemdeki 3-4-3 türevi gibi daha akılcı savunma/geçiş dengesi kurulabilen düzenlerle oynaması halinde bile karşı koyamamaya başlayacak.
hesabın var mı? giriş yap