şükela:  tümü | bugün
247 entry daha
  • 20 yıl kadar önce merter'de bir sitede yaşıyordum. bir gün ev arkadaşım elinde ekmekle koşa koşa odama girdi. "abi bakkaldan geliyordum yan tarafa taşınanları gördüm. sarışın taş gibi bi kadın taşınıyor yan daireye ama sanırım ortaokul çağlarında bi kızı var" dedi. ben de merak ettim ve bi ihtiyacınız var mı diye sormak için kapıyı açtım. bakımsız tarzan tipli bi elemanla burun buruna geldim. "hocam merhaba ben yan komşunuzum, nerdiven var mı sizde" dedi. "güle güle oturun da ne var mı?" dedim. nerdiven diyorum kardeşim nerdiven perde asmaya lazım" dedi. var merdiven, dedim merdiveni aldım bu vesileyle evin içine daldım, hoş geldiniz, dedim kadına da. kadın adamdan en az 10 yaş büyüktü. ben o dönem 23 yaşında falanım. adam benden 5 yaş büyükmüş sonradan öğrendim. kadın 40'a yakın yani. tabi 40 çok büyük yaş bizim için.

    sonra muhabbet geliştikçe mevzuyu öğrendik. 13 yaşındaki kız kadının ilk eşinden olma çocuğuymuş. şimdi eşiyle yani tarzanla yeni tanışmışlar, aşık olup evlenmişler. tarzanın adı kerem. fayans ustası. passat'ı, aşireti, silahı, öldürücü siniri ve çok parası olduğunu söylüyordu ama bir tanesini bile göremedik oturdukları süre boyunca.

    bir süre sonra kavgalar başladı. keremin sesi geliyordu genellikle. bağırıyor, çağırıyor, asıyor kesiyor. üzülüyoruz biz de kadına. bu denyoyu bulduğuna göre çok çaresiz diye. işte bir gün resmen kıyamet koptu. kadının çığlıkları duyunca çıktık dışarı. o arada kapıları açıldı kerem kapıdan dışarı attı kendini, dengesi bozuldu yere düştü. kadın elindeki vileda sopasını bunun üzerinde kırdı. beline beline vurdu, araya giremedik. "siktir git lan orospu çocuğu, bu eve yaklaşma bir daha" dedi girdi içeri. biz kerem'i eve aldık. adamın saçları yolunmuş, bıyıklarının bir kısmını bile koparmış kadın. bir yandan belini tutuyor bir yandan "ben daha onun anasını sikerdim, atardım nerdivenden aşağı ama siz araya girdiniz.". aslansın, kaplansın, yakışmaz sana, zaten kadın çok korkmuştu, içeride çocuk vardı falan diyerek gazlıyoruz ama bir yandan da ev arkadaşımla birbirimizin yüzüne bakmamaya çalışıyoruz çünkü kahkaha atıcaz. hikaye şu: kadın konsomatristmiş. bazen takılıyormuş da para karşılığı. kerem bu kadına acımış, sahip çıkmış. kızına babalık yaparım, demiş. ama tövbe edeceksin demiş. kadın çok mutlu olmuş, hocaya gidip tövbe duası etmişler iki rekat namaz kılmışlar imam nikahını da kıymışlar. remi nikah sırasında nikah memuru demik ki "hülya hanım ilk dört evliliğiniz talihsiz olmuş inşallah bunda mutluluğu bulursunuz". "beynimden vurulmuşa döndüm" dedi kerem. "nikah masasında silahı çıkarıp kafasına iki nermi sıkayım, dedim ama kıyamadım". yalancıyı sikmiyorlar ya, sallıyor kerem. bozmadık ama. yazık hem dolandırılmış, hem kadından dayak yemiş evden atılmış. kibarca gönderdik evden.

    o gece kapı çaldı. yan komşu. "çocuklar kusura bakmayın, size de çok ayıp oldu" dedi bir tabak börek bir tabak da irmik helvası uzattı. olur böyle şeyler dert etme falan, dedik. baktım konuşmak istiyor. "abla girsene çay demledik" dedim. girdi. anlatmaya başladı. bu kerem sana da kızına da sahip çıkıcam diye dolandırmış kadını. parasını almış. bu eşyaların hepsini kadın almış. sonra işe gitmemeye başlamış. eve bir kuruş getirmemiş ama kadının çalışmasına da izin vermiyormuş. hasanoğlan öğertmen okulu mezunuymuş. (diplomasını gördüm daha sonra) sonrasında başına işler gelmiş. hamile kaldım, evlendim, düşük yaptım, dayak yedim, işkence gördüm, pavyona satıldım, dedi özetle. kimsesizmiş zaten devlet okutmuş. kimse de sahip çıkmamış. vesika çıkınca zaten başka bir iş yapma şansım kalmadı, batakhaneye mecbur kaldım çocuğumu büyüttüm, diye anlatmaya devam etti. işte para olmayınca tekrar iş yapmaya başlamış ve bu kerem arıza çıkarmış. en sonunda bağrış, çağrıştan fiziksel müdahaleye dönüşünce kadın bunu dövmüş, evden atmış. çocuğun okuluna gider diye korkuyorum, onun ailesine yakın okul, dedi. değiştiririz çocuğun okulunu ben ilgilenirim, dedim. teşekkür etti, gitti.

    kerem ertesi gün geldi. biraz lafladık gönderdik. sonraki gün yine geldi, kadınla ilgili sorular sordu. duvardan evi dinlemeye çalıştı, zorladık gönderdik. sonraki gün geldi dedi ki "ok yaydan çıktı hocam. aşiretten adamlar geldiler, sitenin etrafını sardılar öldürecekler bu kahpeyi. siz konuşun buraya gelsin hesaplaşalım, kan dökülmesin". ev arkadaşım "kerem ben avukatım, sizin gibi kürdüm bi çıkıp konuşayım senin kuzenlerle" dedi. kerem panikledi "hocam gavat zannederler, seni de vururlar, çıkma" diye ayağına yapıştı. sonunda olan oldu ev arkadaşım kerem'e "senin kalıbını sikeyim, yalancı pezevenk, dolandırıcı puşt" diyerek iki tane asıldı. kerem saldırdı. neticede kerem'i dövmek zorunda kaldık. baya bi dövdük, asansöre bindirip orada da dövdük. siteden dışarı attık. gelirsen seni gebertiriz, dedik. kerem'den bir daha haber almadık. arada merak ederim. keşke soyadını bilseydim sosyal medyadan bakardım.

    bir hafta kadar sonra ramazan başladı. ramazan boyunca her gün iftar ve sahurda yemek getirdi bize komşu abla. ramazandan sonra da haftada birkaç defa yemeğe çağırdı veya yemek, börek pasta yaptı getirdi. sevdiği yazarlardan, eski filmlerden bahsettik. ara ara hayatını anlattı. eski evliliklerini, zorlukları, tuhaflıkları, belaları, pavyon hayatını. sadece konsomatrist olmadığını aynı zamanda seks işçisi olduğunu biliyorduk. o da bildiğimizi biliyordu ama asla mevzusu geçmedi. apartmana boşamaya çalıştığı kocası kerem dışında herhangi bir erkek gelmedi. haftada 3 gece çıktı. "ben hasta bakmaya gidiyorum, kulağınız evde olsun çocuk size emanet." dedi çıkarken. sabaha karşı alkol kokusuyla geldi, sessizce girdi eve.

    8-9 ay kadar sonra taşınmaya karar verdi. vedalaştık, helalleştik bir adam geldi kızıyla ikisini aldı götürdü. ev o eşyalarla beraber aylarca kaldı o şekilde.
139 entry daha
hesabın var mı? giriş yap