şükela:  tümü | bugün
21 entry daha
  • orson scott card'ın "speaker for the dead" adlı romanında iki ayrı versiyonunu anlattığı öykücüğün ortak temelini oluşturan cümlecik. meraklısı için alıntıyı da yapalım bakalım (çeviri kendimin. mot a mot çevirmektense tembel usulü çeviri yaptım):

    “bir gün büyük bir haham çarşıda ders veriyormuş. o sırada kalabalık bir grup zina yaptığı kanıtlanmış bir kadını taşlamak için çarşıya getirmiş. bunun üzerine haham derse ara verip kadının yanına gitmiş. kalabalık, hahama saygısından ellerinde taşlarla beklemeye başlamış. “aranızda biriniz var mı ki başkasının karısını, başkasının kocasını arzulamamış olsun?” demiş haham. topluluk mırıldanmış “hepimiz bu arzuyu biliyoruz, ama hiç birimiz arzularımızı gerçekleştirmye çalışmadık” diye. bu cevabın üzerine haham “o zaman secdeye varın ve tanrıya sizi güçlü yaptığı için şükredin” demiş ve kadını elinden tutup çarşıdan çıkarmış. tam kadını artık salacakken de kulağına eğilip “başkanımıza metresini kimin kurtardığını söyle ki benim sadık bir hizmetkarı olduğumu bilsin” demiş.

    sonuçta kadın, toplum kendisini bozulmaktan korumak için fazla yozlaşmış olduğundan yaşamış.

    başka bir haham, başka bir şehirde, kalabalığı durdurmak için gitmiş ve ilk öyküdeki gibi "ilk taşı günahsız olanınız atsın" demiş. insanlar kendi günahlarından utanıp amaçlarını unutmuşlar. “bir gün” demişler kendi kendilerine, “ben de bu kadının yerinde olabilir ve affedilmeyi isteyebilirim. ona, kendim nasıl davranılmak istiyorsam öyle davranmalıyım." ellerini açıp taşları yere bırakırken haham düşen taşlardan birisini almış ve tüm gücüyle kadının kafasına atmış. kadının kafatası parçalanıp beyni yere dökülürken “ben de günahsız değilim" demiş haham, “ama sadece mükemmel insanların kanunları uygulamasına izin verirsek yakında ne kanun ne de şehrimiz kalır.”

    sonuçta kadın, toplum onun sapkınlığına katlanmak için fazla katı olduğundan ölmüş.

    bu hikayenin en meşhur versiyonu, yaşamlarımızda çok nadiren yer aldığı için, kayda değerdir. toplumların bir çoğu yozlaşma ve katılaşma arasında gider gelir ve bir yönde çok gittiği zaman da kaybolurlar. sadece tek bir haham bizden hem kanunu koruyacak, hem sapkınlığı affedecek kadar mükemmel bir denge beklemeye cesaret edebilmiştir. ve, doğal olarak, biz de onu öldürdük.”
33 entry daha