şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • tarihi kazananlar (victores), güçlü olanlar (potentes), siyasi idareyi elinde tutanlar (potentatus) yazar, tarihi catilina yazmaz veya şeyh sait! ikisini bir tutmuyorum, anakronizm salt düşüncede çarpıklığa, bozukluğa değil aynı zamanda düşünceden hareketle oluşturulan düzenin uygulanmasında da problem yaratır. catilina'nın cumhuriyeti yıkmaya kalkışması tabi ki sait'inkiyle bir değil, ancak ikisinin ortak noktası şudur ki, (buna said-i nursi'yi de katabilirsiniz) okuduğumuz tarihteki (en azından bugüne kadar) haklıları ve haksızları belirleyemediler. şimdi konumuz l. s. catilina olduğundan, diğer paydaşlarını bir kenara bırakıyorum.

    catilina'ya baktığımızda egemenliği elinde tutanların (yukarıda dile getirdiğim "tarihi yazan"ların) tarihinde alt edilmesi gereken bir bela, zillet olduğunu görüyoruz. bunun için en temel iki metin sallustius'un catilina tertibi (catilina coniuration) ve cicero'nun in catilinam adıyla anılan "catilina'ya karşı" yazmış olduğu metindir. bilinir ki (ya da "bilinmeli ki") cicero iyi bir hatip, cevval bir avukattır. yani hakkını muazzam savunur. tarihi yazanlardan bahsettim ya yukarıda, cicero ve onun anladığı cumhuriyet idaresi her ne kadar eskiye duyulan özlemle karışık tüm serzenişleri içinde barındırıyor olsa da, dönemin roma'sının başındaki sağlam kudrettir. daha sonra dengeler cicero'nun ve birbaşka mukaddesatçı, cumhuriyetçi cato'nun aleyhine dönerek caesar'ın, yolunu açtığı mutlak "imparatorluk" idaresine doğru meyletmiş hatta sonunda bu gerçekleşmiştir. o halde cicero'nun ve benzer şekilde cato'nun ölümüne kadar olan süreçte catilina gibi cumhuriyeti sarsan zihniyetin bir virüs olarak değerlendirilmesi gerektiğini bilmeliyiz. biz "yazılı tarihten al haberi" bebelerinin gözünde nasıl ki henüz kartacalı hannibal barbarlık niteliğinden kurtulamamışsa, catilina da cicero'nun "in catilinam" adlı metninden hareketle bela olarak düşünülmekten kurtulamayacaktır. bu yüzden "cicero vs catilina" karşıtlığını da kuramıyorum. bir tarafta egemen güç, diğer tarafta tertip içindeki asi. arada güç dengesini sağlam oturtabilmek mümkün değil. tıpkı julius caesar'ın ölümüyle birlikte ikinci triumviri'yle roma'nın baş efendileri haline gelen, her biri "tek adam" yönetimini düşleyen bir ayağı doğuda diğeri batıda olan marcus antonius ile julius caesar'ın gölgede yetiştirdiği sarışın oğlan octavianus (daha sonra augustus) ile cumhuriyetin bekasını savunan, dilinden ve saygınlığından başka da gücü kalmamış olan cicero'nun karşılaştırılması gibi bir şey olur, o dönemde catilina ile cicero'nun karşılaştırılması. catilina'nın aristokratlığı, cicero'nun deneyimine yenik düşer, düşmeliydi de.

    daha ayrıntılı konuşuruz sonra, benim asıl bu entiriyi aktarış amacım cicero'nun "in catilinam"'ının başında catilina'dan nasıl bahsedildiğini göstermekti, yukarıdaki satırları da bu yüzden bir praefatio olarak nitelendirebilirsiniz.

    şimdi gelelim çevirime.

    cicero, oratio in catilinam

    [1] i. quo usque tandem abutere, catilina, patientia nostra? quam diu etiam furor iste tuus nos eludet? quem ad finem sese effrenata iactabit audacia? nihilne te nocturnum praesidium palati, nihil urbis vigiliae, nihil timor populi, nihil concursus bonorum omnium, nihil hic munitissimus habendi senatus locus, nihil horum ora voltusque moverunt? patere tua consilia non sentis, constrictam iam horum omnium scientia teneri coniurationem tuam non vides? quid proxima, quid superiore nocte egeris, ubi fueris, quos convocaveris, quid consilii ceperis, quem nostrum ignorare arbitraris? [2] o tempora, o mores! senatus haec intellegit. consul videt; hic tamen vivit. vivit? immo vero etiam in senatum venit, fit publici consilii particeps, notat et designat oculis ad caedem unum quemque nostrum. nos autem fortes viri satis facere rei publicae videmur, si istius furorem ac tela vitemus. ad mortem te, catilina, duci iussu consulis iam pridem oportebat, in te conferri pestem, quam tu in nos [omnes iam diu] machinaris.

    *
    "ne kadar daha sabrımızı sınayacaksın catilina? şu çılgınlığın ne kadar daha bizi oyalayacak? en nihayetinde şu dizgin bilmez cüretkarlığın bir işe yarayacak mı? palatium'un şu gececil savunması hiç mi mani olmadı sana, hiç mi kentin bekçileri, halkın korkusu, tüm doğrulukların birleşmesi, sıkı korunan şu senatus, senatorlerin üzleri, bakışları, hiç mi mani olmadı sana? arzularının gerçekleşebileceğini mi sanıyorsun? senin bu girişiminden halihazırda tüm senatörlerin haberi olduğunu görmüyor musun? en son, bir önceki gece bulunduğun yerde yaptıkların, toplantıya çağırdıkların, güttüğün amaçlar hangimizin gözünden kaçar? ah şu günler, ah şu adetler! senatus her şeyin farkında, konsül görüyor ama yine de catilina hala hayatta! hayatta mı? evet, kesinlikle; hatta senatoya bile gidip geliyor! bir kitle hareketinin lideri oluyor, gözleriyle herbirimizi kılıçtan geçirmenin planını açık ediyor sanki, tasarlıyor! fakat biz şu adamın çılgınlığına ve silahlarına bir çare bulunca, cumhuriyet adına ne gerekiyorsa onu yapmış adamlar olarak tanınacağız. senin, catilina, çoktan konsülün emriyle ölüme gönderilmen gerekiyor; çoktandır hepimizin başına sarmak itediğin bela bulsun seni!
    *

    [3] an vero vir amplissumus, p. scipio, pontifex maximus, ti. gracchum mediocriter labefactantem statum rei publicae privatus interfecit; catilinam orbem terrae caede atque incendiis vastare cupientem nos consules perferemus?

    *
    "nasıl ki çok büyük bir adam olan, maximus pontifex p. scipio tek başına cumhuriyet devletini adım adım zayıflatan tiberius gracchus'u öldürmüştü, kuşkusuz biz konsüller de yeryüzünü kinle, katliamla kana bulamak isteyen catilina'yı öyle durdurmalı değil miyiz?"
    *

    yapı kredi'nin eşantiyonlarından not tutma kağıtlarının ve buluşmaya 7 saat geç gelmiş olan sevgilinin sponsorluğunda gerçekleşmiş bu güzide (naçizane) çeviri faaliyetinin ruhuna aykırı değil, hatta orjinal bir tat katıyor efendim:
    http://farm3.static.flickr.com/…32_755025294b_o.jpg
    http://farm4.static.flickr.com/…95_63a0ac6fc0_o.jpg
3 entry daha