şükela:  tümü | bugün
67 entry daha
  • 82 yaşındaki ekümenik patrik ve ortodoks aleminin ruhanî lideri.

    rusya ukrayna savaşı'na dair geçtiğimiz günlerde verdiği demeçlerin son derece anlamlı olduğuna inanıyorum. moskova patrikhanesi ve moskova patriği kirill ile aralarında üç seneyi aşkındır devam etmekte olan, ukrayna ortodoks kilisesi'nin otosefal hale getirilmesi kaynaklı husumet nedeniyle kendisinin kirill'e çok kırgın olduğu net bir şekilde ifadelerinden anlaşılıyor. patrik bartholomeos savaşın henüz başı sayılabilecek 3 mart tarihinde cnn türk kanalına verdiği bir röportajda hem savaşa hem de bu husumete dair şunları söylemiş.

    "sayın başkan zelensky ile aramız çok iyi. ekselansları patrikhanemize iki defa geldi ve beni ukrayna'ya davet etti. geçen ağustos ayında ukrayna'nın bağımsızlığının 30. yıldönümünü kutluyordu. sayın zelensky beni bu kutlamalara davet etmek istedi. kabul ettim davetini, gittim. ukrayna devlet başkanı, dış işleri bakanı ile görüştüm. gördüm ki kendi bağımsızlıklarından son derece memnun ve iftihar eden bir millettir. sovyetler birliği'nden koparak kendi bağımsız ülkelerini kurabilmek onlar için şeref vesilesi ve bunu da canı gönülden kutladılar. sayın zelensky, patrikhanemize karşı olan minnet duygularını ifade etti. bağımsız bir ülkeye bağımsız* bir kilise vermiş olduk."

    burada bir es verip şunu belirtmek gerekiyor. 2019 senesinde patrik bartholomeos'ın onayı ve hususi çabalarıyla kendi kararlarını alabilecek ve kendi din adamlarının atamasını yapabilecek bir yapıya, yani otosefal bir yapıya kavuşturulan ukrayna ortodoks kilisesi'nin bu yeni yapısı rus ortodoks kilisesi* tarafından tek taraflı olarak reddedilmiştir ve rus kilisesi hâlen ukrayna kilisesi'ni kendisine bağlı bir kilise olarak değerlendirmektedir. moskov patriği kirill ise ukrayna kilisesi'ne otosefal yapı verilmesinin ardından patrik bartholomeos'u hedef alan açıklamalarda bulunmuş ve kendisini ortodoks dünyasını bölmeye çalışmakla itham etmiştir. şimdi bartholomeos'un sözlerinden devam edelim.

    "bugünkü şartlar altında görüyoruz ki patrikhanemiz çok erken davrandı ve çok iyi bir iş yapmış olduk. rus kardeşlerimizi üzdük fakat bu gerekliydi. bütün balkan ülkelerindeki ortodokslar bir dönem patrikhanemize bağlı idiler. fakat bir tarih noktası geldi ki bütün o kiliseler patrikhanemizden bağımsızlıklarını edindiler. ukrayna da bunu hak etmişti. patrikhanemize ait bir hak olan statü vermek patrikhanemizin borcu ve salahiyetidir. bunu kullandık ukrayna meselesinde. şimdi görüyoruz ki bazı ukraynalı din adamları, rus patriği sayın kiril'in ismini ayinlerinde zikretmek istemiyorlar ve kendisini düşman ülkenin dini lideri olarak görüyorlar. yavaş yavaş o kiliseden kopup yeni otosefal kiliseye geçiyorlar. biz bunun için hem seviniyoruz hem sevinmiyoruz. çünkü bu savaşın bir neticesi olarak meydana geliyor. isterdik ki rus kilisesi ve rus devleti patrikhanemize karşı ve bana karşı bu kadar düşmanlık göstermeyip, bu normal hareketimizi kabul etsinler."

    burada bir mola daha verip şunu da eklemek istiyorum; 2016 senesinde girit'te gerçekleştirilen ve asırlar sonra bu kadar geniş kapsamlı ilk konsil olarak kayıtlara giren pan-ortodoks konsili'ne moskova kilisesi'nin katılım göstermemiş olması da bartholomeos'u bir hayli üzmüş ve kızdırmış gibi görünüyor. bu konuya dair aynı röportajda şu kısım oldukça ehemmiyet arz etmekte gibi görünüyor.

    "haziran 2016'da girit adasında büyük pan-ortodoks konsilini yapacağız dedik. haziran ayı yaklaşırken 4 kilise (bulgaristan, gürcistan, moskova, antakya) gelemeyeceğiz dediler. kendi imzalarına riayet etmediler, saygı göstermediler. biz geri kalan 10 müstakil kilise bu konsili gerçekleştirdik. tarihi bir olay oldu. kilise tarihinde çok önemli bir yeri vardır bu konsilin. asırlardan sonra böyle bir konsil gerçekleştirildi. bugünkü şartlar altında ortodoks kilisesinin demek istediği ve demesi gereken her şeyi söyledik. tutumumuz açık. din, örf ve adetlerimize sadık kalarak müminlerimizin bugünkü ihtiyaçlarını da göz önüne alarak kararlarımızı aldık. 4 kilise gelmedi, tarihin önünde kendilerine haksızlık yapmış oldular. birliğimiz için patrikhanemiz çok uğraştı. 2016'ya kadar her şey çok iyi gidiyordu. gerçi rus kilisesi her zaman patrikhanemize karşı menfi bir tutum izliyordu. şifahi olarak dostane ve müspet fakat hakikatte bir kıskançlık vardı. neden istanbul patrikliği birinci olsun da biz beşinci olalım diye soruyorlardı.
    çünkü hiyerarşide istanbul her zaman birinci, moskova da kudüs'ten sonra beşinci oluyor. buna tahammül edemiyorlar, kıskanıyorlar. bizim birinciliğimiz ekümenik konsillerin ilk asırlardaki toplanmalarında alınmış kararlarına dayalıdır.
    bunları 15-20 asır sonra moskova'nın istediği için değiştirmek mümkün değil, boşuna uğraşıyorlar. biz de ukrayna'ya otosefal statüsünü vererek bunu onlara göstermiş olduk. 'korkmuyoruz, doğrusunu yapmaya çalışıyoruz, birincilik bize aittir, salahiyetlerimizi koruyoruz, boşuna uğraşmasınlar' mesajını verdik, sonra da haklı olduğumuz meydana çıkıyor."

    tüm hiddeti, şiddeti ve yol açtığı acılarıyla devam etmekte olan savaşa dair de konuşan patrik, barış görüşmelerinden ümitli olduğunu ve en kısa sürede barışa dönülmesini gerektiğini ifade ederek putin'in yanlış yaptığını da kendince dile getiriyor.

    "savaş mı diyeceğiz, işgal mi diyeceğiz. aynı. çok kötü bir durum. yabancı bir ülke, dindaş iki komşu. düne kadar sovyetler birliği uhdesinde ukrayna ile rusya beraber idiler. 30 sene önce ukrayna özgürlüğüne kavuştu. fakat kardeş olmaya devam ediyorlar, dindaş olmaya devam ediyorlar. buna rağmen putin, onlara karşı savaş açtı. putin çok zeki ve dinamik bir lider. buna nasıl karar verdi pek anlamak kolay değil. kendisine haksızlık yapmış oldu putin. bütün dünyanın nefretini kazandı.
    inşallah bu savaş fazla uzamadan barışa varır. genç insanların ve silahsız askerlerin, onlarla beraber masum insanların hayatlarının bu kadar feci şekilde bitmesini istemiyoruz. insanlar barış ve huzur içinde yaşasın. evlerinde, memleketlerinde yaşasın. binlerce insan memleketlerinden, evlerinden oluyorlar şu an. sayın zelensky, direnmek istediklerini söyledi. görüyoruz ki kendisi halkına çok güzel bir misal veriyor. herkesi direnmeye davet ediyor. teslim olmak istemiyorlar, haklılar. özgürlüklerini neden işgalcilere teslim etsinler? ukrayna, rusya'nın işgali altındadır."

    son derece ölçülü üslubuyla sözünü asla sakınmayan ve savunduğu görüşleri ve kilisesinin de menfaatleri doğrultusunda gayet sarih bir şekilde kendisini ifade eden patrik bartholomeos, savaş için bunları söylerken daha evvel cep telefonlarının şeytan icadı olduğunu söylemişliği bulunan moskova patriği kirill ise birkaç gün evvel bir vaaz esnasında rusya'nın ukrayna'da yürüttüğü savaşı haklı bulduğunu ve bazı günahkâr ve liberal güçlerin "gay geçitleri"* gerçekleştirebilmelerine engel olunması için bu savaşın elzem olduğunu ifade etmekten geri durmamıştır.

    kültürel, düşünsel ve idarî beceri olarak bartholomeos ile kirill arasında bir kıyastan bahsetmek katiyetle mümkün değilken insaniyet açısından da gökçeada doğumlu bartholomeos'un, cep telefonlarını deccal habercisi ve insanların cinsel yönelimlerini savaş sebebi sayabilecek tıynette bir yobazlığa haiz bir şahsiyetle asla kıyaslanamayacağı da gün gibi ortada demekte bir beis görmemekteyim.
6 entry daha
hesabın var mı? giriş yap