şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • the squid and the whale'den sonra akıcılığı tartışılır film.

    bunun haricinde şunlar söylenmelidir ki, insanlar bütün diğer temel özellikleriyle birlikte zamanla oluşmuş acizlikleri, takıntıları ile birlikte yaşarlar ve bu durum onlara birer kişilik yaratır, geçmişle bütünleşen bir kişilik. anılarla oluşan, yeni bakış açıları kazandıran, değişmelere uğrayan ve gelişen birer kişilik. ve ilişkiler de bu kişiliklerin birbirlerine yansımalarıdır. kan bağının doğurduğu yakınlık neticesinde bu kişiliklerin birbirlerine yansımaları da en çok aile bireyleri arasında görülür kaçınılmaz olarak. ıncık ve cıncık en çok aile bireyleri arasında bilinir, aynı zamanda en çok da onlar tarafından bilinmez. geç ve soluk verilmiş karşılaşmalar istemsiz olarak filmdeki bu yeni tanıma süreçlerini doğurur. sonuç olarak doğal ve olabildiğince gerçek bir filmdir bu yanıyla. aileye bakış açısından da amerikan kültürünün farklılıklarını görmezden gelemeyiz tabii.

    filmin en hoşuma giden, gerçeklikte tavan yapmış ve nicole kidman'ın eleştirilen mimiksizliğini neredeyse tüm film adına bertaraf eden sahnesi, margot'nun ağaca tırmanıp inemediği, oracıkta kalakaldığı korku dolu dakikalarını izlediğimiz sahnedir. kulağına üşüşmüş sinek de filmin geri kalanı boyunca bize ne mesaj verdi acaba?
10 entry daha