şükela:  tümü | bugün
15 entry daha
  • papağan denilince akla ilk gelenler ara papağanı veya jako papağanı gibi türler olsa da muhabbet kuşu, kanarya, sultan papağanı gibi küçük türler de aslında birer papağandır. büyük papağanlar daha uzun ömürlü olsalar da hem bakımları daha zordur hem de daha masraflıdırlar. papağan beslemeye karar verenlerin büyük türlerden başlamak yerine küçük türleri sahiplenmesi tavsiyedir.

    genel olarak papağanlarla ilgili nelerin doğru nelerin yanlış olduğundan ve yaşam şartlarından bahsedilecek olursak;

    1 – bütün kuş türleri sosyal canlılar değildir, örneğin bir baykuşu sürü halinde görmek çok zordur. ancak papağanların neredeyse bütün türleri sosyal canlılardır ve bir sürüyle yaşarlar. eve alınan papağanların ailesi (sürüsü) o evde yaşayan insanlardır. bu sebeple bir papağanı eve aldığınızda siz her ne kadar onu evin bir üyesi olarak görmeseniz bile papağan sizi kendisinin ailesi olarak görecektir. aslında bu durum kuş türleriyle kısıtlı değil, kedi ve köpek gibi diğer birçok hayvanda da aynıdır. sizinle bağ kurmuş bir papağanı uzun süre yalnız bırakmak ve onunla ilgilenmemek papağanın stres yaşamasına ve hastalanmasına sebep olabilir. bu yüzden papağanınıza günlük olarak ayıracağınız vakit çok önemlidir, eğer evde geçirdiğiniz zaman çok azsa veya birkaç gün arayla eve gelmediğiniz durumlar oluyorsa, papağanınızın yemek ve su ihtiyaçlarını giderecek birisi olsa bile yalnız kalacak bir papağanı hiç sahiplenmemeniz onun için daha iyi olacaktır.

    bununla birlikte papağanın yalnız kalmaması için alternatif olarak eş bir papağan almak da bir çözüm sunabilir. ancak bu durumda da yine papağanlarınızla günlük olarak vakit geçirmeniz gerekecektir. aksi durumda papağan size alışmaz ve sizin hayvanınız olmaktan çok kendi dünyasında yaşayan bir hayvan olur, ele alıştıramazsınız veya numara öğretemezsiniz.

    2 – kuşların çoğu türünde erkekler daha gösterişlidir, daha güzel sesler çıkarır ve taklit yetenekleri gelişmiştir. bu durum evdeki papağanlar için de geçerlidir. papağanların birçok türünde erkekler çıkarılan sesleri taklit edip, konuşma yeteneğine sahipken dişilerde bu yetenek yoktur. bu durum genellikle küçük tür papağanlarda geçerlidir, büyük tür papağanların dişilerinin de konuşmayı taklit etme yeteneği vardır. ama genel olarak bakıldığında bütün papağan türlerinde erkeklerin taklit yeteneği dişilere göre daha gelişmiştir. doğada erkek kuşlar dişileri etkilemek için farklı şeyler öğrenmeye ihtiyaç duyarlar, bu sebeple konuşma ve taklit yetenekleri gelişmiştir. dişilerin ise etkileme ihtiyacı olmadığı için bu yetenekleri ya gelişmemiştir ya da yetenekleri olsa bile erkeklerinki kadar ileri seviyede değildir.

    bazı türlerde erkek papağanlar yalnızken eğitilmesi daha kolay olmaktadır, yanına dişi papağan gelen erkek artık ev halkını etkilemeye çalışmayacak onun yerine dişiye yöneleceği için bu yeteneklerini artık kullanmaz. bu sebeple erkek papağanınız tek başınayken gösterdiği bazı davranışları yanına dişi geldiğinde yapmıyorsa bu durum son derece normaldir. benzer şekilde bazı papağanlar yalnızken yapmadığı davranışları yanına dişi gelince yapmaya başlayabilir.

    3 – papağanlar doğada afrika, avusturalya ve güney amerika gibi bölgelerde yaşayan canlılardır. bu bölgeler sıcak iklimlerde olduğu için papağanlar sıcağa alışmışlardır. özellikle kışın oda sıcaklığı düşerse veya bahar aylarında açık camdan soğuk rüzgar gelirse papağanınız hasta olabilir.

    papağanınız için alacağınız kafes, papağanın boyutuna uygun olmalıdır. papağanınız kafesin içerisinde rahat hareket edebilmeli ve kanatlarını gerebilmelidir. eğer papağanınız küçük bir kafeste yaşıyorsa egzersiz yapamaz ve hastalanabilir.

    küçük bir papağan için büyük bir kafes sorun olmayacaktır ancak büyük kafesi tüneklerle ve oyuncaklarla doldurmanız gerekebilir. kafes büyük olsa da üst taraflarda ilgisini çeken bir şey yoksa papağan oraya çok sık gitmeyecektir.

    papağanınız için alacağınız tüneğin plastik olmaması önemlidir. papağınız bu tünekleri sadece oturmak için kullanmaz, aynı zamanda burada tırnaklarını ve gagalarını da törpüleyebilir. ahşap veya doğal dal tünekleri kesinlikle tavsiye etmelisiniz, plastik tünekler papağanınız için rahat olmadığı gibi hastalığa da sebep olabilmektedir.

    kuşlardaki sindirim sistemi memeli canlılara göre çok daha farklı işlemektedir. kuşların dişleri olmadığı için yemleri doğrudan yutarlar ancak yutulan yemlerin öğütülmesi gerekmektedir. öğütme işlemi içinse kuşlar taşa ihtiyaç duyarlar. bu taşları doğada kuşlar içgüdüsel olarak bulsalar da ev ortamında bu taşları sağlamak sahiplerine düşmektedir. bunun için genel olarak 2 farklı ürün kullanılır, alçı taşı veya mürekkep balığı kemiği. her ikisi de aynı ihtiyacı karşılasa da mürekkep balığı kemiği papağanlar için daha sağlıklıdır. ek olarak kuşlar taşın yanı sıra kuma da ihtiyaç duyarlar, bu sebeple hazırda papağan kumunun da olması papağanınızın faydasına olacaktır.

    papağanlar bitkisel ağırlıklı beslenen canlılardır. tohum, çekirdek ve tahıllar papağanların temel besinleridir. orta ve büyük boydaki papağanlar ay çekirdeği gibi kabuklu yemişleri çok severler. bunların yanı sıra papağanlar meyve ve sebze de yiyebilirler ancak hepsini değil. bazı meyvelerdeki şeker oranı çok yüksek olduğu için papağanınıza zarar verebilir. bu sebeple papağanınızı meyveyle beslemeden önce o meyvenin papağanınıza uygun olup olmadığına bakın. benzer şekilde papağanlar yağlı ve tuzlu besinleri yiyemezler, bu yüzden papağanınızı besleyeceğiniz yiyecekleri saf haliyle vermelisiniz. yemekte yediğiniz salata, kendinize yaptığınız patlamış mısır, marketten aldığınız çekirdek gibi ürünler yağlı ve tuzlu olacağı için bunları papağanınıza vermeyin. papağanınız bu yemekleri çok severek yese de sürekli bu yiyeceklerle beslenmesi doğru değildir, bu yüzden haftada 1 – 2 seferden fazla bu tür yiyecekleri vermeyin. papağanlar darı gibi yiyecekleri severek yerler, darıyı hem kendinize alıştırmak için hem de ödül yiyeceği olarak papağanınıza verebilirsiniz.

    papağanların belirli aralıklarla banyo yapması gerekir. bunun için ya kafesine banyoluk almanız gereklidir ya da sprey özellikli bir şişeden suyu papağanınıza sıkabilirsiniz. ancak suyun doğru sıcaklıkta olması çok önemlidir, bunun için en ideal sıcaklık bileğinize çok soğuk veya sıcak gelmeyecek derecedir. papağanınıza haftada 1 gün banyo yaptırmanız yeterli olacaktır ama kış aylarında bu süreyi uzatabilirsiniz. bazı papağanlar banyo yapmayı sevmez, bu durumda papağanınızı zorlamak yerine yine uzun aralıklarla banyo yaptırabilirsiniz.

    4 – birçok papağan türü için ideal olanı yılda 1 veya 2 kez yumurtlamasıdır. ancak bazı durumlarda bu sayı 3 veya 4 olabilmektedir. bu istenilen bir durum değildir çünkü her yumurtlamada papağan kendi vücudundan mineralleri vererek yumurtayı oluşturur.

    kuşlar yumurta yapmadan önce yumurta yapılabilecek imkanların varlığını araştırırlar. karanlık, güvenli, yemek ve su ihtiyaçlarına yakın olan bir yer varsa papağanınız için yumurta yapmaya elverişli koşullar sağlanmış demektir. yumurta yapmak için kafeslere ek bir yumurta kutusu eklenebilir. ancak kafeste yumurta kutusu olmasa bile kafesin yakınlarında elverişli şartları sağlayan koltuk arası veya kitaplık gibi bir yer varsa papağanınız burayı da tercih edebilir.

    her seferinde kaç yumurta yapacağı papağanın türüne göre değişkenlik gösterir. kuşlar genellikle kaç yumurta yapacağına önceden karar verir ve o sayıda yumurta yapana kadar kuluçkaya yatmaz veya yatsa bile yumurtaları yalnız bırakabilir. eğer papağanınızın yumurtalarını alırsanız veya yumurtalar kırılırsa papağanınız kuluçkada karar verdiği sayıya ulaşana kadar yumurta yapmaya devam edebilir. söylenildiği gibi her yumurta papağanınızın sağlığını olumsuz etkileyen bir durumdur, bu sebeple yumurta yapmaya karar vermiş bir papağanı rahatsız etmemek ve yumurtalarını korumak papağanınız için faydalı olacaktır. yumurtanın üzerinde her zaman dişi kuluçkaya yatmaz, ihtiyaçlarını gidermek için kalktığında erkek yumurtaları sıcak tutmak için yumurtalara gidebilir.

    ancak bazı durumlarda erkek dişiden gördüğü eski ilgili bulamazsa yumurtaları kıskanır ve kırmaya çalışabilir. dişi papağanınız bunu fark ettiğinde yumurtalarına karşı daha korumacı olur ve erkeği hiçbir durumda yakınlarında istemez. bu durumda papağanlarınızı ayırmanız gerekir aksi durumda dişi ihtiyaçlarını gidermek için kuluçkadan kalktığında erkek yumurtalara zarar verebilir. ancak erkek yumurtalara zarar vermeyecek olsa bile dişi yumurtalarına karşı korumacı davranabilir, bu sebeple durumu iyi gözlemlemeniz ve ayırmaya karar vermeniz gerekebilir.

    eğer yumurta kırılırsa veya kaybolursa papağanınız yumurta yapmaya devam edecektir. yumurta yapmasını istemiyorsanız yumurtanın büyüklüğünde, şeklinde ve renginde bir taşı veya benzer bir eşyayı kuluçkaya koyarak papağanınızı kandırabilirsiniz.

    bütün dişi kuşlar bir erkek olmadan yumurta yapabilir. papağanınız eğer çiftleşmeden yumurta yaptıysa bu yumurtadan yavru çıkmaz, boş bir yumurtadır ancak yine de papağanınız bu yumurtanın üzerinde kuluçkaya yatabilir. bu durumda kuluçka süresi bitene kadar bekleyin, yumurtadan bir şey çıkmadığını gören papağanınız kendisi yumurtayı terk edecektir.

    papağanlar yumurta yapmak için yüksek miktarda kalsiyum ve suya ihtiyaç duyarlar. bu sebeple yumurta yapacak bir papağan mürekkep balığı kemiğini ve suyu normalden daha çok tüketir. yumurta yaptıktan sonra da kuluçkadaki yumurta sayısına ulaşana kadar yine tüketmeye devam eder. bu sebeple yumurta yapan bir papağanın bu malzemelere erişimi kolay olmalıdır.

    eğer papağanınızın yumurta yapmasını hiç istemiyorsanız, yumurta yapılabilecek koşulları sağlamayın.

    5 – papağanlar bölgelerine çok önem verirler. kafeslerine uzattığınız el onların alanlarına yaptığınız bir saldırıdır ve sizi uzaklaştırmak için saldırabilirler. bu durum onları kendinize alıştırmayı zor hale getirmektedir. papağanınıza elinizle uzatacağınız bir yemek size alışmasına yardımcı olacaktır ancak bu alışma süreci biraz zaman alabilir. papağanınıza elinizle uzattığınız bir yemekte papağan elinize saldırabilir, bu durumda hemen geri çekilin. geri çekilmeniz papağanınızın alanına saygı gösterdiğiniz anlamına gelir. bir süre sonra aynı şekilde elinizle tekrar yemek vermeyi deneyin ve saldırırsa yine geri çekilerek elinizden yemek yiyene kadar tekrarlayın. bu süreç çok uzun sürebilir ancak en sonunda papağanınız size alışacaktır.

    papağanınız eve ilk geldiği zamanlarda kafesinden çok fazla dışarı çıkmayabilir. bu normal bir durumdur, zaman geçtikçe ortamı ve sizi tanıyacak, nerelere konabileceğini öğrenecek ve kafesin dışının zararsız olduğunu anlayacaktır.

    papağanınız özellikle size alıştıktan sonra, odadan çıktığınızda, sabah saatlerinde veya uyku saati yaklaşınca yüksek sesle çığlık atabilir. bu bağrışlar sürü çağrısı* olarak nitelendirilir. ses yüksekliği nedeniyle sizi rahatsız etse de aslında papağanınız için normal bir durumdur. bu çağrılarla kendi konumunun güvenli olduğunu, sürüsü eğer bir tehlikeyle karşılaşırsa hemen oraya gelmesi gerektiğini söyler.

    kuşlar için gece ve gündüz kavramları saatlerle değil ışıkla ilgilidir. öğlen vaktinde karanlık bir odada kalan papağanınız zamanın gece olduğunu düşünerek uyku moduna geçecektir. benzer şekilde akşam vaktinde ışıkları açık olan odadaki papağanınız gündüz olduğunu düşünerek aktif hale gelecektir. eğer papağanınızın sürü çağrısından rahatsız olmaya başlarsanız ortamını karanlık yaparak bu durumu engelleyebilirsiniz. ancak kuşları bu şekilde kandırmak sağlıkları için sorun oluşturan bir durumdur, bu sebeple sürekli yapılmaması tavsiye edilir.

    6 – papağanlar stres olduğunda kendi tüylerini kopararak kendilerine zarar verirler. özellikle boyun bölgesindeki tüyleri koparan bir papağanınız varsa kısa sürede veterinere götürmeniz tavsiye edilir. stresin kaynağı papağanınızın türüne ve yaşam koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

    karga ve penguen gibi bazı kuş türleri parlak veya düzgün şekilli malzemeleri toplar ve yuvasına götürebilir. papağanlarda bir şeyler toplama durumu yoktur, papağanlar dişisini etkilemek için şarkı söyleme veya dans etme yöntemini seçerler. bu sebeple kafesine bu tarz eşyaları koymanıza gerek yok ancak yine de kafeste oyuncak bulunması gerekmektedir.

    papağanınızın elinize, omzunuza veya kafanıza konmasını isteyebilirsiniz. papağanların genellikle elinize konması istenen bir durumdur. omzunuza konan bir papağan sizi kendisiyle aynı seviyede, kafanıza konan bir papağan sizi kendinden üstün bir seviyede görecektir. sizden alt seviyede olmayan papağan sözünüzü dinlemeyecek ve söylediklerinizi anlasa bile yapmayacaktır.

    7 – papağanınızın da bir canlı olduğunu bilin ve onun yaşamına saygı gösterin. hastalanınca veterinere götüremeyeceğiniz, eve gelen misafir yüzünden yalnız başına bırakacağınız, günlük rutininizde vakit ayıramayacağınız bir canlıyı sahiplenmeyin.
hesabın var mı? giriş yap