şükela:  tümü | bugün
  • sultan ikinci mahmud’un hayatını kurtaran cevri kalfa, yaptırdığı bir mektep ve hayratı ile tanınmıştır. divanyolu’nda sultanahmet meydanının karşısında büyük bir taş mektep ile çeşme yaptırmış, ayrıca eyüp iskelesi civarında, üsküdar’da nuhkuyusunda zengin vakıflar meydana getirmiştir.

    cevri kalfa, sıbyan mektebini (1819-1820) yılında türk-ampir üslubunda yaptırmıştır. cümle kapısı üzerindeki kitabe keçecizade izzet molla’nındır. kitabede de belirtildiği gibi, ilkokul olarak yapılan bina, günümüzde de aynı hizmeti görmektedir.

    sultan ii.mahmud, cevri kalfaya büyük çamlıcada geniş arazi vermiş, bir de köşk yaptırmıştır. bu arazi içindeki kaynak suyu cevri kalfa suyu adı ile tanınmıştı. cevri kalfa toplanan suları künklerle üsküdar’a indirmiş ve yol kenarındaki çeşmelerden akmasını sağlamıştır.

    tarih kitaplarında ii. mahmut'un hayatını kurtarması şu şekilde anlatılır:

    "alemdar mustafa paşa, 28 temmuz 1808’de 15 bin askeriyle sarayı bastığında devletin başında 2. mustafa bulunuyordu ve bu makama ihtilalle gelmişti. tahttan indirilen 3. selim ise haremdeki odasında hapisti. alemdar’ın gelişiyle eski padişahın tahta çıkarılacağını tahmin eden 2. mustafa, sultan selim’le kardeşi şehzade mahmud’un katlini emretti. katiller, sultan selim’in üzerine hücum ettiğinde, zarif ruhlu padişah, elindeki ‘ney’le karşı koymaya çalıştıysa da başarılı olamadı. bu sırada anber ve hafız isa ağalar, 23 yaşındaki genç şehzadeyi merdivenden üst kata çıkardı. silahlı adamlar, peşlerinden yetişmek üzereydi ki, umulmadık bir şey oldu. haremin gediklilerinden cevrî kalfa, hamam külhanından kaptığı bir tas dolusu külle merdivenin başını tuttu; gözü dönmüş adamların üstüne avuç avuç serpmeye başladı. anber ve isa ağalara da talimatını verdi: “damdan kaçırın, damdan.” aşağıdakiler gözlerini ovuştururken, şehzade mahmud, sarayın kubbelerine çıkmıştı bile. haremden kuşhane’nin damına geçen şehzade, kuşaklarla birbirine bağlanan iki merdivenle enderun avlusuna indirildi. çıplak ayaklarına acele ile koğuşuna kaçan enderunlulardan birinin kapı önünde bıraktığı pabuçlar geçirildi. iii. selim’in arz odası önünde yatan cesedinin yanına götürüldü. yardıma koşmak üzere kapıyı kırdıran alemdar da sâbık padişahın ancak soğuk yüzüne yetişebilmişti. ileriden gelen şehzadeye bakıp rumeli şivesiyle sordu: “a be bu çucuk da kimdir?” sultan mahmud-ı adlî, tahta bu olayla cülûs etti. ve hayatının kurtulmasına, dahası ikbaline sebep olan kahraman kadını unutmadı. hazinedarbaşılığına getirdi. amel defteri kapanmasın diye divanyolunda sıbyan mektebi, üsküdar’da cami yaptırdı. (bkz: cevri kalfa camii)"
1 entry daha