şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • 90larda basketbol delisi olarak top pesinde kostugum zamanlarda seyretmekten en cok zevk aldigim oyun kurucularin basinda gelirdi kevin johnson.

    hemen o senelerden aklimda kalan kaynak kicim kontenjanindan bir iki anektod aktarayim. birincisi o zaman tek basketbol dergisi olan basket dergisi bu adamin acayiplikleri uzerine bir yazi yayinlamisti. ahmet kurt'un basketbol dedikodusundan ziyade basketbol hakkinda yazdigi yillardi -hey gidin hey.

    (bkz: buralar eskiden hep dutluktu)

    neyse efendim, rivayet olunurdu ki bu arkadasimiz bir arkadasi son model spor arabasini begendi diye ona hediye eden bir garip mahlukatmis. o nasil hediye, o nasil arkadas?

    anekdot iki: beyefendiligi ve durustlugu ile nam salmis da bir oyun kurucumuzmus kevin johnson, yine ayni kaynaga gore (gotumden dolayimli basket dergisi) bir macta ikili mucadele sirasinda hakem topun kj'den ciktigina dair bir duduk calmis, kj'de hakeme donup amanin ne yaptin usta? digerinden cikti diye veryansin edincem hakem donup, kevin sen itiraz ettigine gore kesin yalnis caldim, zira caldim bi kere artik degisitiremem demis, mis, mis mis...

    ulen yaslanmayi anliyorum da amca tadi entry girmeyi hic anlamiyorum...neyse.

    ps: bir de su aklima geldi son olarak: converse idi bu adamin sponsoru, kevin johnson'in oynadigi reklamlari icin soyle leziz ve kevin johnson'a uygun bir slogan gelistirmislerdi:

    (bkz: you can't beat what you can't catch)

    hey gidi gunler hey (kapanis).
5 entry daha