şükela:  tümü | bugün
122 entry daha
  • her şeyi birbirine karıştırarak yargıda bulunmayı ve en nihayetinde ortaya çıkan garabetten nasiplenerek daha sonraki karmaşık ve anlamsız yargıların önünü açmayı marifet bellediğimizden olacak, mahmud ahmedinejad 'ın anıtkabir'i ziyaret etmek istememesi de (http://www.internethaber.com/…_detail.php?id=151184 - http://www.objektifhaber.com/…t.aspx?id=2o33o151123) iyi bir bahane oldu insanların yine birbirini suçlayabilmesi için. burada birbirine karıştırılan hususları düşününce insanların her an kin kusmak için tetikte beklediğini de anlamış oluyoruz; "atatürk'ümü ziyaret etmiyorsa ne işi var benim ülkemde ulan!", "benim atam benim mustafa kemal'im lan, niye zoruna gidiyor ki ahmedinejadların ve türevlerinin?", "ülkesindeki medeniyet, görgü seviyesi nedir ki bu adamdan medeni bir şekilde davranılması bekleniyor?", "medeniyet seviyesini kalpten gelerek yapilmasi gereken bir aktivitenin kendisine dayatilmasini redderek gostermistir.", "hayatında sadece meme ve göt düşünen erkeklerini zapdetmek için kadınlarını kara çarşafa sokan ülkenin cumhurbaşkanı!"

    heyecanlı söylemlere tek tek baktığımızda görüyoruz ki, bizim kendi yarattığımız dünyada her şeyin doğal olarak bizim istediğimiz ya da bize öğretildiği gibi olması kanaati, bir başkasının istediği ya da ona öğretildiği gibi olmaması kanaatiyle karakter olarak birbirine karıştığından heyecanlarımızı da yine bizden başka kimse anlamayacaktır. gerçi artık biz de kendimizi anlamama yolunu özellikle akp iktidarının ilk yarısının sonlarına doğru ve ikinci yarısının bugüne kadarki bölümünde büyük bir şevkle takip ettiğimizi yine sözlükteki entirilerden çıkartabiliriz. ancak bilinçli olarak seçtiğimiz bir şey bu, anlamayı istememe hali. yani dışarıdan biri bizi fişfiklemiyor, biz anlamama yolunu tercih etmek için çırpınıyoruz. yabancı devlet başkanlarının, görevlilerinin, şunların bunların atatürk'ün kabrini ziyaret etmeme gibi bir tercihlerinin de olması gerektiğini tartışmaya açacağımız yerde, ahmedinejad'ın burayı ziyaret etmek istemeyişi üzerinden "atatürk'ümü ziyaret etmiyorsa ne işi var benim ülkemde ulan!" diyebiliyoruz. bu bizim kendi dünyamızı başkalarına satma arzumuzdan kaynaklanmıyor, bizzat biz burada kendi tabularımızın esiri olarak tüm dünyanın bize ayak uydurmasını isterken, beri yandan dünyayı da kaçırıyoruz. eh haliyle amerikan takımıyla maç yapan türk takımının formasında "neden ayyıldız yok" diye günlerce haber yapan da aynı zihin. komşu ülkenin başında bulunan adamla yapılacak görüşme, ta başında "atatürkümü ziyaret etmeyecekse bu ülkede ne işi var" adamıyla hançerlenmiş oluyor en güzelinden. sonra kendi kültürel birikimimize ve siyasi geçmişimizin gerektirdiği donanımımıza ters düşen iran uygulamalarına bok atma hürriyetini yine kendimizde görebiliyor olmamız ise zaten meselenin atatürk'ün kabri değil bizzat kendi tabularımız olduğunu gösteriyor. öyle ya "sadece meme ve göt düşünen erkekleri zaptetmek için kadınlarını kara çarşafa sokan ülkenin cumhurbaşkanı" diyebilmek bizim için lüks değilken, ahmedinejad'ın anitkabir'i ziyaret etmek istememesi bir lükstür bu zihin yapısına göre.

    karşı tarafa uygulama hakkını tanımadığımız bu lüksün düşündürüğü çok şey var da, en önemlisinin bu olduğunu düşündüm, mevzuyu buradan yakalamaya çalıştım. "benim atam benim mustafa kemal'im neden ...lerin zoruna gidiyor" diyenlere "yahu onların da humeyni'si, bugünkü yönetim iradesi neden senin zoruna gidiyor?" denilebilir. allah mı belasını versin yoksa atatürk mü bilmiyorum ama yani iran'daki kara çarşaf üzerinden, bir "anıtkabire gitmeyen ahmedinejad" profilinin eleştirisi yapıldığı vakit de hiç kimse rahatlamış olmuyor. nedir yani, açıkça kabullenelim artık; onların nasıl senin gözüne batan tabuları varsa, senin de onların gözüne batan tabuların var: sen de humeyni'yi, onda atatürk'ü itip kakma düşüncesi hakim olabilir. kimi zaman ortak tabularınız var: mesela bilmemne gavur ülkesinde birisi bir karikatür yaptığında hz. muhammed ile ilgili, senin içinde de, onun içinde de bazıları ölüm fetvası çıkartabiliyor. başkalarının esiri olduğu tabuları eleştirmek kolay da, insan biraz da kendine bakmamalı mı? şimdi bütün bu sözlerimden "başına iş gelmeyecekse atatürk'ü sevmediğini itiraf edecek olan" zihinler salt anıtkabir mevzusunu çıkarmasın. başkalarının gözüne batan da kadıköy'de ufacık camiden sokaklara taşarak, yürüme mekanında namaz kılmaya çalışanların oluşturduğu görüntü kirliliği olabilir, insanların din bezirganlığı olabilir. ama işte uyanık milletiz ya, herkes kendi tabusunun esiri olduğunun bal gibi farkındayken, artık bir yerden sonra inatlaşmalar kronik hale gelmeye başlıyor. "gidiyoruz ulan. yetti artık bu şeriatçılardan çektiğimiz! atatürkümüze gidiyoruz, anıtkabire gidiyoruz! hadi toplanın!" diyerek etrafındaki benzerlerini gaza getirebilenlerle, iktidarda istedikleri tipten birileri yoksa cuma günlerini beyazıt'ı ellerde kuranla miting haline dönüştürme meraklıları çarpışma halinden bir türlü çıkamıyorlar. sonra bir de her iki taraftan empati, hoşgörü ve barış üzerine nutuklar duyarsınız; her birinde biçimce farklı, ancak özünde aynı pörsümüş idealler ve ritüeller hakim. o yüzden "hayatında sadece meme ve göt düşünen erkeklerini zapdetmek için kadınlarını kara çarşafa sokan ülkenin cumhurbaşkanı" sıfatıyla ahmedinejad'ın bu ülkeye gelmesine gerek yok, bizim zaten kendi içimizde kendi kafasını kara çarşafa sokanlar olarak oluşturduğumuz görüntü kirliliği nasıl giderilecek, ben asıl onu düşünüyorum (ne ki, aydın görüşlü olduğunu sandığım insanlar tanıdım, onlar da "başörtülüler ölsün" ya da "başı açıklar orospudur" dehlizine düşmüşlerdi, onlar da kirlenmişlerdi. o halde itiraf edelim: sizler aydın maydın değilsiniz, en kabasından birer empati yoksunu, consortium'un farkında olmayan "ortak kazanım", "ortak yaşama alanı" gibi kavramlardan bihaber avamın sıradan parçalarısınız. kimse sizin gibi yaşamıyor diye orospu veyahut katli vacip değildir).

    özgürlük mü? hep lazım değil mi? ama bir yere kadar olsun, değil mi? sizin kendi tabularınızın başladığı yere kadar herkes özgür ve hür düşünceli olmalı değil mi koçlar? canlarım benim.

    addendum@: (bkz: #13743718)
210 entry daha