şükela:  tümü | bugün
88 entry daha
  • allah nprdan razi olsun, benim gibi amatorlere, isin icine bulasmis kisilerin agzindan tane tane anlatmislar: http://www.thislife.org/…o_episode.aspx?episode=355

    teknik terim kullanmadan izah ederek nobel for dummies odulu almaya kasiyorum:

    uluslararasi piyasalarda bir suru para var. merkez bankalari, yatirim bankalari bu koca para havuzunda payina duseni isletmeye calisiyor. genelde de hazine bonolari aliniyor. yani cesitli hukumetlere borc veriliyor. bunlar daha garantili ama dusuk kazancli yatirimlar

    2000'e kadar bu para havuzu yavas yavas artmis sonra birden cosmus. 2000'de 36 trilyonken 2007'de 70 trilyon dolara cikiyor. (bu arada 70 trilyonu bir dusunun, abdnin gsmh'si 10). neden bu kadar artti? iste gelismekte olan ekonomiler cok buyuduler filan deniyor. mesela sirf cin 1 trilyon dolarlik abd hazine bonosu elinde tutuyor.

    bu artis sureci icinde alan greenspan bir ara cikip diyor ki abd merkez bankasi, faizleri yuzde 1 gibi komik seviyelerde tutacak. (fed piyasaya nakit salarak bankalararasi faiz oranlarini manipule edebiliyor). simdi hazine bonosu yuzde 1 civari faiz verirse kimse buna yatirmaz parasini, gider ozel sektorde yatirimlar yapar. yani bankada bekletecegine risk alir, is kurar, uretim artar. en azindan boyle umuluyor. fakat yatirimcilar bir baska yol bulup, amerikan gayrimenkul piyasasina hucum ettiler. ev fiyatlari surekli arttigi icin kaybetmelerine imkan yoktu ne de olsa.

    simdi bunu mortgage'a baglayacagiz. normalde ev almak istersem mortgage broker denen adamlara gidiyorum, kredi istiyorum. isimi gucumu, gelirimi arastiriyorlar, ona gore risk hesabini yapip bana mortgage veriyorlar (o borcu faiziyle birlikte her ay azar azar oduyorum, odedikce de evde kaliyorum).

    brokerlar bu mortagei gidip ufak bankalara satiyorlar. bir borc senedi satmakla ayni sey. banka, onumuzdeki 30 sene boyunca aylik 2000 dolarlik odemenin alacaklisi olmak icin brokera atiyorum 500 bin dolar veriyor. artik risk bankanin, evde oturan eleman batar da odemeleri yapamazsa, banka alacagina karsilik eve el koyuyor, satip parasini cikariyor. (hatta daha fazlasini, ev fiyatlari surekli artista oldugu surece)

    bu ufak bankalar da bir suru mortgage'i birlestirip toptan wall street'teki buyuk yatirim firmalarina satiyorlar. bu firmalar boyle onbinlerce mortgagei toplayip paket hazirliyorlar (cdo). bu pakete sadece mortgagelar degil, sirket borclari, borsaya bagli bonolar da katiliyor. paket degisik risk gruplarina bolunuyor (tranche), her grubun olasi kari da riski oraninda yuksek. ve bunlar uluslararasi piyasalardaki alicilara satiliyor. bu noktada yatirimciyla evde oturan arasinda pek bir bag yok cunku paketin degeri, direkt olarak evin degerine veya oturanin odeme kapasitesine degil, yatirim bankasinin matematik modellerine ve kredi kuruluslarinin risk degerlendirmesine gore belirleniyor (iste su paketin ratingi aaa, en yuksek rating o, bankada duran para kadar guvenli)

    ortadaki normal mortgagelarin arzi 2003 gibi doyuma ulasmis. yani isi gucu, duzgun geliri olanlar zaten evlerini aldilar. fakat yatirimci da hala para bok, bunlari sevdiler, piyasa baski yaptigi icin yerel brokerlar yavas yavas bu mortgagelari riskli insanlara vermeye basladilar. once gelir vergisi formunu istemeyi biraktilar, sonra isini de sorusturmayi biraktilar, sadece ne is yaptigini soyleyip bankada birikmis para gostermen yeterli eve yerlesmen icin. sonra geliri hic olmayan, tamamen hazirdan yiyen adamlara borc verdiler. en sonunda da ninja loanlar basladi, yani gelir yok, is yok, birikim yok (no income no jobs no assets).

    bu isin bokunun ciktigini goren, geri odenemeyecegini bildikleri kredileri acan brokerlar/kucuk bankalar komisyonla calisiyorlar. ve kendileri rahat olmasalar da, bir gun iki gun dayaniyorlar, ucuncu gun o kotu kredileri rakip firmanin verdigini gorunce onlar da koyveriyorlar. nasil olsa birileri satacak, bari biz satalim mantigi her sirketteki emir komuta zincirini etkiliyor. yani ortada seytani birilerinin olmasina gerek yok, rekabet uzerine kurulu sistem ve rakibinin bir sonraki hamlesinden emin olamamak (ortak bir harekat plani uzerinde uzlasamiyor kimse, "arkadaslar dandik adamlara mortgage vermiyoruz, bu isin sonu kotuye gider, herkes kurala uyacak, soz mu?" diyemiyorsun butun sektore) sistemi yokusa surmeye yeterli.

    [adamlar bu satis komisyonlarindan acayip para goturmusler. bir eleman vardi programda, diyor ki "barmenlik yapiyordum, musterilerden biri gelip kuracagi broker sirketine beni aldi. mortgage'in m'sinden haberim yok, butun gun telefon edip aracilik yapmaya basladim. isler cok iyiyken adam basi ayda 70-100 bin dolar kazaniyorduk". yani yilda milyon dolar eder. allahin barmeni]

    yine bu rekabetle, baskiyla ilgili olarak zincirin her halkasindaki sirketler biraz da bilerek yanlis data kullaniyorlar risk modellemelerinde. ornegin bankalar, belli bir demografik risk grubuna mortgage dagitirken, diyorlar ki "normalde mortgagelarimizin yuzde 2'si batiyordu, simdi olsa olsa yuzde 12'si batar, biz yine cikariz". ustelik bankalar zaten bu mortgagelari 30 sene ellerinde tutmayacaklar, birkac ay icinde wall street'teki yatirim sirketlerine satacaklar. o arada bazilari ellerinde patlasa bile ne olacak, ev fiyatlari artmis, eve el koyup satarlar. halbuki kullandiklari modeller o kadar alakasiz ki, yuzde 12 dedikleri risk gruplarinda batma orani (foreclosure) yuzde 40'lara 50'lere cikiyor sonunda.

    ayni sorun yatirim bankalari ve kredi sirketlerinde de var. yavas yavas kotu borc gruplarini overrate ediyorlar. hatta dediklerine gore bircok cdo'larin en kotu kisimlarini (tranche) aliyorlar (bu kisima toxic loan deniyor), onlari birlestirip aralarina baska senetler katip yeni bir cdo yapiyorlar ve yeniden risk gruplarina ayirinca (re-tranche) bir bakiyorsun en iyi gruplarin ratingi epey yuksek. halbuki o "en iyi"si orjinal cdo'nun toxic loan'iydi. yani eski portfolyonun en boktan kismi, yeni portfolyonun icinde mucizevi bicidme kabul edilebilir riskli bir yatirima donusuyor, millet de o hesaplara inanip satin aliyor.

    simdi gercek dunyaya donelim: ev fiyatlari uzun suredir artiyor, 2003 2004 2005'te de dusmuyor. halbuki ornegin 2000-2007 arasi gercek gelir seviyesinde en ufak bir degisiklik yok. yani eskiden ev fiyatlari insanlarin atiyorum 2 senelik gelirine denkken, birkac sene icinde 4 senelik gelirine denk olacak hale geliyor. kredi kuruluslari ne kadar cinlik yaparlarsa yapsinlar bu basit gercek bir sorun oldugunun kaniti zaten.

    2006 sonuna dogru, ilk sicislar baslamis. millet ev odemelerini kacirmaya basliyor. burada bir sacmalik daha var: adam, kacirdigi odemesini telafi etmek icin bankadan tekrar borc aliyor. ve garanti gosterdigi sey de mortgageladigi evi. yani evi ilk aldiginda atiyorum degeri 200 lira olsun. arada degeri artmis, olmus 220 lira. o esktra 20 lirayi garanti gostererek bir o kadar daha kredi cekiyor ve yeni borcla eski borcunu oduyor. banka tabii daha orjinal mortgage'i verirken is guc sormamis oldugundan simdi de demiyor "kardesim peki bu yeni borcunu nasil odeyeceksin, sonsuza kadar yeni kredi cekemezsin, ev fiyati hep o kadar artacak degil ya".

    nitekim ev fiyatlari dusuyor da. cunku millet odemelerini giderek daha cok kacirinca, banka sonunda el koyuyor. zarari cikarmak icin evi satisa sunuyor. ama alan yok. cok kisi battikca, daha cok ev satisa sunuluyor, arz bollugu yuzunden fiyatlar iyice dusuyor. banka verdigi borcun karsiligini cikaramiyor. yatirim bankalari da halihazirda satin almis olduklari toplu mortgagelari satamaz hale geliyorlar ve 2007 basinda diyorlar ki bu kotu ratingi olan mortgagelari almiyoruz (ninjalari mesela). aradaki ufak bankalar veya brokerlarin ellerinde patliyor hersey. bunlar genelde islerini borcla ceviriyorlar. ornegin citibank gibi buyuk bir bankadan 100 milyon dolar borc alip, bununla mortgagelari aliyorlar, 6 ay-1 sene icinde gruplayip wall street'e 110 milyona satiyorlar. 5 milyon da citibank'in faizi desen, 5 milyon bunlara kaliyor. surekli bir borc cevirme isindeler. simdi wall street alimlari zart diye kesince (uyari olmadan), bu aracilarin elinde 100 milyonluk gayrimenkul patliyor. citibank parasini geri istedigi zaman veremiyorlar, cunku o kadar evi kendileri piyasada satamiyor, satsa bile her ay dusen fiyatlar yuzunden zarara giriyorlar. citi de batmis oluyor cunku araci sirketin kasasinda garanti olarak tuttugu para sadece atiyorum 10 milyon. yani 10 milyonu rehin gosterip 100 milyon borc almislar (10 kat leverage var, leverage piyasa iyiyken karini, kotuyken zararini buyutur), citi de onemsememis nasil olsa isler iyi, biz bu borcu vermesek washington mutual verir (ayni brokerlarin rekabeti gibi). e brokera veya ufak bankaya toptan bile al koysalar o sirketlerin degeri sifir bu piyasada, kime neyi satacaklar?

    irili ufakli bankalar bu aciklarini baska yerden borcla kapiyorlar onceleri (cunku o an mevduat sahipleri gelse "para yok" diyemezler, o yuzden gecelik bankalararasi faizlerle borclaniyorlar), fakat is boka sardikca kimse kimseye borc vermez oluyor. risk arttigindan, gecelik faizler firliyor, yuksek faizle borcunu borcla kapatan banka, gelecek ay daha kotu duruma dusmus oluyor. olay gazetelerde ciktikca millet panige kapilip yatirimlarini cekmek istiyor, bu daha da cok nakit sikintisi yaratiyor, daha yuksek faizle acik kapatiliyor, isten cikarmalar, vs, zararlar buyuyor. bu noktada olay gayrimenkul piyasasini coktan asmis durumda, artik genel bir kredi krizi var.

    o cdo'larin degeri cilgin gibi dusunce orada hissesi bulunanlarin toplamda kac para kaybettikleri bilinmiyor. diger yatirimcilar da bu durumdan korkup kacarak, kredi krizinin siddetlenmesine neden oldular. deniyor ki izlanda, macaristan, turkiye gibi ulkeler yuzde 15'in altinda faizle para bulamaz oldular. bunlarin uzun vadede etkisi buyuk. bu yuzden de abd hazinesi araya giriyor ve bankalarin ellerinde bulunan ve degeri asiri dusmus mallari/mortgagelari iyi fiyatlardan satin alarak kredi darligini acmaya calisiyorlar. hazine bu mallari sonradan yatirimcilara tekrar satmaya calisacak. riski ustleniyor yani.

    bunlar olduktan sonra sorusturmalar basliyor, olayin kaynagiyla ilgili ve daha bastan zeminin ne kadar kaygan oldugu belli. basbayagi brokerlar yalan yanlis gelir formu doldurmuslar. ornegin bir savas gazisine ev satiyorlar, adamin aylik 3 bin dolar geliri varken bunu 16 bin dolar gibi gostermisler (ki iflas riski az gozuksun, borcu satabilsinler). adamin da okuzlugu, hic bunlardan haberi yok, diyor ki "kimse benim gelirimi sorusturmadi ben iflas edene kadar". sanki 3 bin dolar gelirle milyon dolarlik evde oturmak normalmis gibi, onun da canina minnet kimsenin sormamasi. broker komisyonlar calistigi icin bu tip yolsuzluklar neredeyse standart hale gelmis.

    iflas eden ev sahiplerine yardim eden kuruluslar var. gelir seviyelerine daha uygun planlarla re-mortage edebiliyorlar normalde, o kisiyle banka arasinda arabuluculuk yapiyorlar. ama bu durumda arabuluculuk mumkun degil cunku mortgage'in sahibi kim o belli degil. herkes birbirine satmis ve hisseleri dunyanin dort bir yanina dagilmis. adam oturdugu evin sahibini bilmiyor, borc oduyor ama para kime gidiyor belli degil. cdo'lari satan bir yatirim bankasinin baskanini cikardilar programa, adam kac mortgage'i oldugunu bilmiyordu. it muhendislerine sordular, onlar finans programlarina girip bakti, 16 milyon mortgage'da hisseleri varmis sunduklari paketlerin. ve o evlerin her birinin kim bilir baska kac sahibi var boyle.

    velhasili kelam, oyle birkac acgozlu zengin yuzunden koca finans sistemi cokecek degil; sorun daha sistematik, normal insanlari da ufak tefek yolsuzluklara ve sorumsuzluklara ittigi icin. kulliyen regulasyondan uzak bir serbest piyasa boyle sisip sisip patliyor iste, cunku free market kendiliginden her daim efficient market olamiyor, ittirip kaktirmak lazim.

    edit: (bkz: lehman brothers/@yatagimin etrafinda nobet tutan 13 melek) burada da benzer bir anlatim varmis
24 entry daha