şükela:  tümü | bugün
55 entry daha
  • bugün gittiğim iş görüşmesinde, yağmurdan sırılsıklam olmuş ıslak köpek gibi görüşme odasında otururken, maaş olayına girmeden direk sorduğum sorunun öznesi. ne yazık ki cevap evetti. artık yüzümü nasıl ekşittiysem kadıncağız; ama ara sıra çalışmayabiliyor ya da önceden planlanan bir şey varsa izin verebiliyoruz dedi. kendini suçlu hissetti, insanların haftada iki gün dinlenmek ve eğlenmek hakkının direk yüzde ellisini gasp edip geriye yalnızlığın resmi günü pazar gününü bıraktığı için belki de pişman oldu. akşama kadar mı diye sordum, bana bakmadan evet dedi.

    hafta sonu oynadığım onlarca iddaa, sayısal loto, on numara gibi şans oyunlarından birisi tutsaydı da acele para kazanmak zorunda kalmasaydım, orada cumartesileri çalışmanın insan sağlığını ne kadar tehdit ettiğini bile kanıtlardım. kadın gözleri dolarak çalışanlarından özür dilemeye bile giderdi ama sistemi suistimal etmek için gerekli sermayem yok. mecburen kabul ettim. yarın ilk günüm olacak ve şimdiden cumartesi çalışacak olmanın gerginliği var üzerimde. pazar günü ise ne yapacağımı bilmeden akşam olacak. işte o pazar akşamına dikkat etmem lazım. sonumu bir pazar gecesi getirecek. parliament pazar gecesi sinemasının yıktığı basit hayatlardan herhangi birisiyim.

    cumartesi çalışmak o kadar pis bir şeydir ki kutsal cuma akşamlarının içini boşaltır. mutluluk dolu cumartesi sabahları yerini sıkınıtıya bırakırken, dışarıya çıkmak için en güzel zaman olan cumartesi akşamında, insanın yorgunluktan dışarı çıkası gelmez. hayat enerjisini sömürür ve pazar gününe posası kalmış bir vücut bırakır. o posa kendini toparlayamaz bir günde. pazar gecesi öldürmek ister kendini ve pazartesi sabah yaşayan bir ölü gibi gider oturur masasının başına.

    tanrım, bana cumartesi çalışmayacağım ve ay sonunun hızla geldiği basit bir iş ver. beynimi evde unutsam bile, akşama kadar idare edebileceğim kadar komplike olsun. ticket versinler, öğlen iskender yeyim. amin.
1170 entry daha