şükela:  tümü | bugün
  • başlık çok iddialı evet.. önce böyle bir başlık açma sebebini meşrulaştıralım..

    soru: neden teleskop başlığına yazmayarak, kişisel şov yapmak istiyorum?
    cevap: bu uzun bir yazı dizisi olacak, ve adı üzerinde yeni başlayanlara yol göstermek tek misyonumuz. ayrıca dikkat çekmek istiyorum, ilgiye açım.

    s: neden yeni başlayanlar için gökbilim değil, astronomi değil?
    c: arada bir mecburen değinmek zorunda kalacak olsak da bilimsel bir şey yazmak gibi bir amacım yok, ayrıca tüm işim gücüm şu an izlemeye odaklanmış vaziyette, gök cisimleri hakkında bilgi filan vermeyeceğim, tüm olay burda gözle ilgili.. zaten "yeni başlayanlar için astronomi" benim ne haddime? tüm akademik birikimim türkiye'nin bölünmez bütünlüğünü tehdit eden bölücü, yobaz, ateist, satanist, anarşist ve anarko kapitalist akımların hizmetinde.. fenni bilimlerle pek işim yok :( devlet bize yardım etmedi

    s: neden iddialısın?
    c: iddialı değilim, iyi denilebilecek bir teleskobum, gözlem deneyimim ve yeni başlayanlara yardımcı olabileceğimi düşündüren bilgim olduğunu düşünüyorum..

    ustalara saygı kuşağı: www.gokbilim.com güzel bi site, onu sevin, koruyun, sahip çıkın.. bu satırların yazarına da çok katkısı olan bu sitenin yazarlarına tekrar teşekkür ediyorum.. son günlerce yaş ortalaması çok düştüğü için sıkıcı görünebilir ama arşiv açısından çok değerlidir. umarım kısa zamanda tekrar toparlanır. (2011 editi: site forumu kendini oldukça toparladı, interaktif bilgi paylaşımı istiyorsanız oraya yaylanın)

    -------------

    evet konuya girelim.. aranızda mutlaka "ulan keşke bi teleskobum olsa da şu gökyüzünü bi didiklesem" diyip de 2 saniye sonra unutanlar vardır.. bu insanların şanslı olanları bu ilgilerini ilerletip bu işi ciddi ciddi düşünebilir.. evet, o sensin.. sana yazıyorum..

    tüm trivia kültürünü yerle bir ederek, yazı sonuna değil ortasına bir trivia yerleştirmek istiyorum. teleskop alan her 100 kişinin 98'inin, 2. günün ardından üff bi bok bulamıyorum, ne yapıcam şimdi, kraterdir ay'dır nereye kadar.. 200 lira verdik lan yandı para.. dediğini biliyor muydunuz? geri kalan 2 kişiden 1'i de teleskobunu bile kuramadan ertesi gün iade ediyor zaten.

    şimdi hatayı nerde yapıyor bu insanlar?
    gökyüzünü izlemeye başlamak için en ideal cihazı atlayıp direkt yıldızlar dünyasına dalma dürtüsü yüzünden.. kısaca.. bunu yapmayın.. gökyüzünde neyi nerede bulacağınızı öğrenmeden allahın adını veriyorum bak gidip de teleskop almayın..

    herşeyin başı dürbün..

    neden dürbün?
    1- ilerde teleskop aldığınız zaman dürbünü çöpe atmayacaksınız.. bu bir.. gözleme devam ettiğiniz sürece dürbün kullanmaya devam edeceksiniz. bana güvenin.
    2- hobiye yeni başladığınız için gökyüzünde neyin nerde olduğu hakkında zaten hiçbir fikriniz yok.. dürbün size aradığınız şeylerin nerde olduğunu bulmanızı sağlayacak.. teleskopla gökyüzüne bakmak iğne deliğinden bakmak gibi birşey.. aradığınız herneyse bulamazsınız.. illa ki dürbün alacaksınız.. hatta teleskobunuz varken bile arayıp da bulamadığınız şeyleri önce dürbünle bulmanız gereken anlar olacak.
    3- dürbün ufaktır, portatiftir, araba gözüne bile girer, iyi birşey alırsanız konu komşuya giderken götürüp hava atabilirsiniz.. teleskobunuzu yanınıza alamayacağınız özel günlerinizde dürbünün tadını çıkarabileceksiniz.
    4- dürbün bile kullanamayacak kadar salaksanız, teleskoba ekstra para harcamanıza lüzum kalmayacak, paranız cebinizde kalacak.
    5- dürbün karizmatik bişey.

    peki hangi dürbün?
    lütfen gidip de sıradan bir dürbün almayın.. bi kere zoomlu dürbünlerden koşarak uzaklaşın.. bakacağınız cisim üzerinde farklı büyütmeler yapabilmenin cazibesine kapılmayın.. zoomlu dürbünlerde lens sayısı fazladır, görüntünün içine sıçarlar, gece sönük cisimleri görmek için iyi değildir.. antiloba, kaplana filan bakmayacaksanız geçin bunları.. ikincisi kaliteli bişey alın.. gidip de 30 liraya dürbün almaya kalkmayın..

    gözlemde en önemli şey açıklıktır (aperture.. ilerki entrylerde kan kusturucam hepinize aperture diye diye).. bu yüzden dürbünde de olabildiği kadar açıklık olması en iyisidir.. (sebeplerine ilerde değineceğim).. peki nasıl alıcaz, nasıl anlıyoruz? her dürbünün üzerinde iki rakam bulunur.. 7x35 , 9x50, 20x80... gibi.. bu rakamlardan ilki kaç kat büyüttüğü, ikincisi de bahsettiğimiz açıklığıdır.. az önce uydurduğum evrensel ölçütlere göre ideal açıklık "50"dir.. 50'den fazla olanlar daha iyi olmasına rağmen araştırırsanız göreceğiniz gibi bunlar dana kadardır, eğer zangief'i tek elinizle dövemiyorsanız bunla sabit bir görüntü elde edemezsiniz elleriniz titreyeceğinden.. zaten genellikle açıklık büyüdükçe exit pupil'i korumak için (şimdilik o ne demek bilmesen de olur) büyütmeyi artırıyor adamlar, büyütme artınca titreme daha da artar, kanser olursunuz söyliyim. 35 mm ise çok düşük.. hemen gidin bi 50 mm'lik bir dürbün alın.. büyütmesi size kalmış 7-10 kat arası büyütme iyidir, kafanıza göre seçin.. 12 filan yapmayın ama unutmayın gözleme yeni başlıyorsunuz, büyütmeyi artırırsanız görebileceğiniz alan daralır, aradığınız şeyi bulamazsınız. (maddi durumu fena olmayanlara süper dürbün önerisi yapacağım: "nikon action extreme"

    markasına dikkat edin, abidik gubidik markalardan almayın.. nikon şahanedir mesela.. garibansanız bari konus marka alın, türkiye'de bolca var bu markadan da.. çok kaliteli değil ama işinizi görür ve ucuzdur.. ona bile para veremiyorsanız bulaşmayın zaten teleskop işine.

    şimdi aldınız dürbünü, incelediniz gökyüzünü, tabi öyle mal mal bakmadınız.. önceden bikaç kitap alıp bişeyler öğrendiniz (gökyüzünü tanıyalım diye çocuk kitabı görünüşünde bi kitap var mesela baya iyidir), yada internette turladınız görebileceğiniz şeyleri çözdünüz buldunuz vs.. tamam diyorsunuz ben bu işe sarıyorum arkadaş.. artık teleskop alma zamanı geldi..

    orda başlığımız anlam kazanmaya başlıyor ve giriyoruz alice'in harikalar dünyasına..
39 entry daha