şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • conventional'dan neden konvensiyonel değil de konvansiyonel çıkmıştır, orasını bilmiyorum (şu da olabilir: fransızcadaki conventionnel'den türkçemize geçmiş de olabilir); ancak conventional'ı kaba bir etimoloji çalışmasıyla incelersek şunu açıkça görürüz ki "bir araya gelme", "toplanma" manalarından hareketle "uzlaşı" açığa çıkar. conventional'ı "geleneksel" şeklinde çevirmenin doğru olup olmadığını bilemem; zira hangi metinde hangi bağlamda kullanıldığı bilinmeden böyle bir yargıya varılamaz. yazan kişinin hangi bağlamda neyi demek istediğini, demek istediği şey için doğru kelimeyi kullanıp kullanmadığını da bilmek gerekir. ben sadece bir ideal ortaya koymaya çalışacağım bu entiride. benim anladığım kadarıyla conventional'ın yakın akrabası latincedeki conventio'dur, ki manası açıktır: "uzlaşma", "anlaşma". biliriz ki, con- ön eki her daim kelimelere bir "bir araya gelme, toplanma, buluşma" manalarını katar. venio, -ire fiilinin de "gelmek" manasında olduğunu düşünürsek, con+venire fiilini sözlükte aramamız gerekir. böyle bir fiil var: convenio, convenire, conveni, conventum: bir araya gelmek, toplanmak, içtima etmek, uyuşmak, aynı düşüncede olmak, uymak vs.

    görüldüğü gibi hem conventio'da hem de onun babası olan convenire fiilinde (con- ön ekinden ötürü) bir "toplanma" manası saklıdır; bu toplanma uyuşmaya dönük bir birleşmeyi gösterir. bunun en güzel kanıtı latincedeki muhteşem bir kelimedir, ki felsefi terminolojide de geçer, yani convenientia. bu muhteşem kelimeyi genelde harmonia'yı karşılarken kullanırız, manası "uyuşma", "mutabakat", "uyum", "ahenk"tir. yani görüldüğü gibi "kenardan merkeze doğru geliş hali" açıktır. convenire -> conventio -> convenientia (ve diğer benzer manalardaki kelimeler, örn. conventum, conventus, conventicius, consueto vs.)

    bu durumda ingilizcedeki conventional'ın, italyancadaki convenzionale'nin, ispanyolcadaki ve portekizcedeki convencional'ın ve fransızcadaki conventionnel'ın türkçeye çevirisi konvansiyonel olduğunda yine içinde bir "uzlaşı" görmemiz gerekir. ndg'nin uyarısı yerindedir, ancak eksiktir. evet geleneksellik olacak, ancak bu geleneksellikte çoğunluk tarafından bir uzlaşı olabilir de olmayabilir de; önemli olan uzlaşının kendisidir: çoğunluk o uzlaşıyı kabul etsin veya etmesin önemli değildir. bir örnek verelim, herkes üzerinde en fazla durduğu ya da daha iyi bildiği konuya yönelir, ben de bakıyorum copernicus'un de revolutionibus orbium coelestium ii.'de bir yerde "sed simplici et consueto graduum numero..." deniyor; yani "derecelerin basit ve bildik numara sisteminden (yararlanacağız)" (ing. "but the simple and conventional number of degrees") bağlamdan anladığımız kadarıyla copernicus'un yararlanacağı sistem bildiktir, mutaddır; üzerinde bir kesimin uzlaştığı bir sistemdir; ancak başka bir kesimin de kullanmadığı bir sistemdir. söz konusu bağlamda dedacatemorium'lardan (onikili bölümlemeler) yararlanmayacağını söylüyor, ki o sistem de başka bir kesimin üzerinde uzlaştığı bir sistemdir. bu durumda copernicus'un kabul ettiği de "consueto/conventional/konvansiyonel"dir, kabul etmediği de. burada göze çarpan nitelik de "bildiklik", "aşinalık"tır.

    sonuç olarak konvansiyonel, bir araya gelmeyi, toplanmayı, uyumu gösteren, üzerinde uzlaşının olduğu (çoğunluk tarafından kabul görmesinin gerekmediği), içinde "bildiklik", "aşinalık" olan geleneksel şeydir (tutum, söylem, söz, yaklaşım, fikir, uygulama vs).
8 entry daha