şükela:  tümü | bugün
162 entry daha
  • bizlere varoluş felsefesinin içine geçmiş bilim, kişilik analizleri, kusursuz kullanılmış türkçe ve idealleri peşinde süreklenen karakterlerin ahenk dolu dansını sunan, düş ve gerçekliğin sınırları üzerinde uzun uzun düşündüren ihsan oktay anar kitabı. bilginin değeri ve sonsuzluğu üzerine yaptığı saptama ve analizlerle ortaçağ avrupa edebiyatıyla benzerlik gösterir. doğrusunu söylemek gerekirse kitap karşıma bir ödev olarak çıktı. okul sonrası yapacağım planlardan feragat etmemek adına olsa gerek kitabı coğrafya dersinde okumaya başladım. sayfalar, hikayeler, düşünceler durmaksızın birbirlerini takip etti. her biri başka dünyadan binbir karakter, öylesine yazılmaktan uzak ustalıkla kurgulanmış binbir hikaye, sayfalar çevrildikçe herbiriyle çıkılan binbir yolculuk beni bulunduğum ortamdan koparmak için fazlasıyla yeterli oldu. kitapta karakterlerin renkliliği daha önce hiç bir romanda karşılaşmadığım kadar etkileyiciydi. alibaz'ın uyumadan rüyalarını yaratmasından, hınzıryedi'nin açıkgözlülüğüne, ebrehe'nin eşsiz karakteri ve kristal parlaklığındaki zekasına kadar her şey olabilecek en güzel şekilde kurgulanmıştı. tekrar tekrar okumak, alıp götürdüğü puslu diyarları tekrar ziyaret edebilmek için zaman kolluyorum. özetle eşsiz bir anlatım, eşsiz bir yaratıcılık, bütünüyle eşsiz bir eser.

    "dünya bir düştür.evet, dünya... ah! evet, dünya bir masaldır!"
1213 entry daha

hesabın var mı? giriş yap