şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • sanatla hayatın iç içe geçtiği muhteşem film. bunda darren aronofsky'nin randy'nin ensesinden ayrılmayıp onu bir adım geriden takip eden ve gördüğümüzü bir belgesel kıvamına getiren kamerasının da büyük payı var.

    --- spoiler ---

    belli bir yaşın üzerindekilerin (gençliğini seksenlerde tüketenlerin özellikle) ağlamadan izleyemeyeceği, yüreği dağlanmadan şahit olamayacağı o son sahnede mikrofonu eline alıp konuşan mickey rourke mudur yoksa randy the ram mıdır söylemek mümkün değil. bir devrin bittiğini, dışarıdaki hayatın artık ''o adam''ı kustuğunu izlemek kolay değil. rumble fish'teki melek yüzlü adam son maçında ''in this life you can lose everything you love, everything that loves you. a lot of people told me that i'd never wrestle again, the only one that's gonna tell me when i'm through doing my thing, is you people here.''
    derken salondakilere değil, perdeye gözünü dikmiş olan bize konuşmuyor mu aslında. üzerime alınmakta bir beis görmüyorum ben. hele bir de fonda sweet child o mine çalıyorsa, botokslu yüzü ve takma saçlarıyla axl rose da insanın içini burkuyorsa.

    --- spoiler ---

    muhteşem bir film demiş miydim?
171 entry daha