şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • henüz ismi konmamış bir deneme...
    kar lapa lapa yağıyor,yerler ıslak ve çamurlu ama güneşin hakim olduğu bir hafta sonuydu.ziynet eşyası satan lüks dükkandan çıkarken “daha önce hayatımda hiç bu kadar mutlu olmuşmuydum” diye hayatında o zamana kadar en mutlu olduğu anları aklına getirmeye başladı.cebinde hammaddesi platinden olan taşsız,piyasa değeri yaklaşık 500 ile 600 $ arasında değişen 2 tane yüzüğü taşırken oldukça heyecanlıydı.bir an önce nişanlısına buluşup,o önemli teklifi yapmak için can atıyordu.çift, birbirlerine şehrin en büyük alışveriş merkezinde saat 14.00 de buluşma sözü vermişlerdi.saat 13.00 civarlarıydı.şehrin en işlek caddesinden geçerken gözgöze geldiği şehrin bakımlı ve güzel kızları onun hiç umrunda değildi artık.genç adam iyi görünümlü denilebilecek cinsten,girdiği ortamdaki bayanların dikkatini kolaylıkla çekebilen bir erkekti;fakat bu özelliğini asla ilişkisi sırasında kullanmamıştı.sevgilisini bu zamana kadar kimseyi sevmediği kadar çok seviyor onu tanrı nın ona bir lütfu olarak görüyor,hipnotize edilmiş biri gibi ona delicesine büyük bir tutkuyla bağlıydı.bir an için cebinin titrediğini hissetti.cebini titreten şey cep telefonundan başka birşey değildi.telefonda yeni bir mms iniz var iletisi yazıyordu.şaşkındı;çünkü telefonunu aldı alalı gelen ilk mms ti bu.vakit kaybetmeden mesajı açtı.mms in gizli bir numaradan gelmiş olması genç adamı ikinci kez şaşırtıyordu.resimde öpüşen kadın genç adama tanıdık geliyordu.resmi daha detaylı görebilmek için resmi birkaç kere zoomladı,o anda içinden sıcak birşeyin aktığını hissetti,ateşi aniden çıkmış midesinde bir stress topu varmış gibi midesi şiddetli bir şekilde bulanmaya başlamıştı.ayakta zorlukla durabiliyordu.gözleri kararmaya başlamıştı,yere yığılmamak için duvardan destek aldı.sol elini alnına götürerek kısa bir süreliğine gözlerini yumdu.alnı o kısa sürede inanılmaz derecede terlemiş,üşüme başlamıştı.bunların hepsinin gerçek olmadığını bi kabus olmasını diliyorcasına tanrı ya dua etmeye başladı.ama hepsi genç adamın varlığı kadar gerçekti.uyanamadığı asla uyanamayacağı bir kabustu bu adeta.etraftan geçen insanlar şaşkın gözlerle adama bakıyorlar aralarında konuşmaya başlamışlardı bile.çünkü olay çok ani gelişmişti.adamın etrafında insanlar bir çember oluşturmuşlardı bile.ani bir irkilmeyle o oluşmakta olan çemberin içinden insanları iterek çıktı,hızlı adımlarla olay yerinden uzaklaştı ama olayın şokunu hala atamamıştı üzerinden.zihni deli gibi çalışmaya başlamıştı acaba bu bir şakamıydı,evet bu bir şaka olmalıydı arkadaşlarından biri nişanlısının bir resmini fotomontaj programlarından biriyle değiştirmişti.evet bu kesinlikle bir şakaydı,ama şakası bile lanet bişeydi.bu şakayı yapan herkimse ona feci patlayacaktı.cebindeki telefonun tekrar titrediğini hissetti,evet bu kez şaka yapan kişi yaptığı şakanın tadını çıkarmak için atmıştı bu mesajı,karşı tarafın gelen mesaj sonrası tepkisini öğrenebilmek için atılmış bir mesajdı bu seferki.fakat yanılıyordu mesaj yine gizli bir numaradan atılmıştı.bu seferki mms değil sms ti.”kim olduğum önemli değil,gördüklerin kesinlikle gerçek,inanmak ya da inanmamak senin elinde,ama inanmıyorsanda 7. caddedeki havuzlu parka git,bana inanmıyorsanda gözlerinle göreceklerine sanırım inanacaksındır,acele etmen gerçekleri görmen için çok önemli”mesajıyla ogünün ikinci şokunu yaşıyordu.kalbi tekrar hızlı hızlı atmaya başlamış nabzı yükselmiş morali yine en alt seviyeye inmişti.hala bunun bir şaka olduğuna kendisini inandırmaya çalışıyordu.bunu yapan herkimse bu son yaptığıyla çizmeyi çoktan aşmıştı.onu bulunca feci benzetecekti,çoğu konuda limitleri çok geniş aralıklardaydı ama söz konusu durum nişanlısı ve beraberliği olursa limitin sınırları oldukça dardı;ama içinden bi ses ona “oraya mutlaka gitmelisin” diyordu,eğer ogün oraya gitmesse belkide sonsuza dek içini bu belirsizlik yiyip bitirecekti.7. cadde bulunduğu yere yürüyerek yarım saatten fazla hızlı adımlarla 20 dakkika,eğer tempolu bi şekilde koşarsa bu süre 10 dakikaya kadar inebilirdi ;ama ayakları üzerinde gitme fikrini bi yana atıp çamur deryasına dönen büyük caddeye yöneldi ve ticari taksilerden birini durdurdu.daha içeriye kendini atar atmaz“7. cadde şoför bey,lütfen hızlı gidermisiniz,çünkü gerçekten çok acelem var”dedi.aynasından mert e bakarak söyledikleriniz bir emirdir dermişçesine kafasını yukarı aşağı oynattı.şöför 40 yaşlarında zayıf yapılı tepesi hafif açılmış bıyıklı bir adamdı.mert sürekli olarak saatini kontrol ediyor şokun yarattığı ateş yükselmesinden dolayı alınında oluşmuş küçük ter damlalarınıda arka cebinden çıkardığı kağıt mendille silmeye uğraşıyordu,trafiğin sıkışıklığı sebebiyle araç sürekli dur kalklara maruz kalıyor yorgun görünen şoför sağa sola bağırığ çağırıyordu.yolculuk süresince o ana kadar tam 6 kere ışıkta yakalanan araç mert in iyice gerilmesine sebep olmuştu.kafasını sağa sola çevirerek “bu bir kabus olmalı” diyerek hayıflandı.şöfor de şaşkın bi şekilde “bunca yıllık şoförüm bu caddenin bu kadar bu kadar yoğun olduğunu önceden hiç görmedim” dedi.gerçekten de cadde de bi tuhaflık vardı ogün,caddeki araçlar bir balıkçının ağına takılan balıklar gibi çoktu ve sanki aralarında anlaşmışlar gibi trafik akışı boyunca ticari taksiyi sürekli taciz eder bi şekilde gidiyorlardı.ticari taksi adeta yolda arabalar arasında slalom yapıyordu.gümüş renkli bir opel sağ taraflarından büyük bir hızla arabalarını adeta yalayarak teğet geçtiğinde millet köprüsüne sadece 300 metre civarı bir mesafe kalmıştı.ağzı bozuk olan asabi şoför müşterisini önemsemeden yanlarından hızla geçen araca sövdü.ama bu durum mert i de fazlasıyla rahatsız etmişti.insanlar ogün araçlarını adate bir ralliye katılmış edasıyla kullanıyor ve sürekli şerit ihlali yaparak içinde bulunduğu ticari taksiyi risk altına alarak belkide bir kaza yapmalarına bile sebep olabilecek derecede çılgınca hareket ediyolardı.yaklaşık 15 saniye önce yanlarından geçen gümüş renkli opel in camlarının siyah bantla kaplı olduğunu farketti.birazdan yanlarından geçen mavi station toyotanında camı siyah filmle kaplıydı.dikiz aynasını kontrol ettiğinde arkalarındaki iki arabanında camlarının siyah filmle kaplı olduğunu farketti sağlarından takip eden bordo fiatın camlarında diğerlerinden farklı değildi.genç adam çılgınca sağına soluna arabalara bakıyor zihni hızla çalışıyordu.her tarafta camlarına siyah film çekilmiş arabalar vardı.acaba cadde de camı şeffaf olan bir araba görebilir miyim umuduyla koltuğunda ters dönerek dirseklerini koltuğun baş kısmına koyarak göz bebeklerini biraz büyüterek dikkatli bi şekilde araçlara bakmaya başladı.siyah siyah siyah siyah siyah hepside siyahtı...bunun bi açıklaması olmalıydı.araçların hepsininde plakasının 99 abc 999 olduğunu görünce içine heyecanla birlikte bir ürperti çöktü...
604 entry daha