şükela:  tümü | bugün soru sor
1 entry daha
  • literaturde ingilizcesi episodic memory, tukcesi episodik hafiza olarak gecer. aslinda metabilissellikle* , yani bir seyi nasil bildigimizi bilip bilmedigimizle ilgili hafiza turudur. misal, h2o'nun suyun fomulu oldugunu biliyorsak ve bu bilgiyi ogrendigimiz ani hatirliyorsak (ornek: orta birdeydim ve fen ogretmenimiz serdar bey bunu tahtaya yazmisti, hatta yanimda elif oturuyordu, uzaktan tahtayi goremedigi icin benim defterime bakip formulu kendi defterine yazdi), bu bilgiyi hatirlamada episodik hafizayi kullaniyoruz ve bu bir episodik ani demektir. yakin kavramsal karsiti icin: (bkz: semantic memory)(bkz: semantik hafiza)

    edit: anaokulundan universiteye tutarli bir cinsiyet farki var: erkekler daha cok semantik anilara, kadinlarsa episodik anilara sahip. bunun neden ve sonuclarinin ne oldugunu pasa gonlum istedigi bir gun yazicam. aradan yarim saat gecti isteyesim tuttu, buyrun yaziyorum.

    edit2: bu konuda cesitli teoriler var ama en tutarlisi, sifir yastan itibaren farkli isleyen cinsiyet sosyalizasyonu. yanisi, kadinlarin daha iliskisel olmasi ustune. iliskisel olunca da, ogrenilen herhangi bir seyi iliskisel kontekst icinde hatirlamaya egilimli oluyorlar. gerci h2o cok keskin bir ornek oldu, bunu genelde lise ogrencilerine uygulanan anketlerde, hemen sinavdan sonra soruyoruz ve soz konusu bilgileri kisa sure once ogrenmis oluyorlar. oysa h2o hepimiz icin fazlasiyla eski bir ani sanirim, episodik hatirlayan azdir.
5 entry daha