şükela:  tümü | bugün
360 entry daha
  • bizde şöyle olur diye kıyaslayarak anlatıciğim klişedir;

    şimdi ahmet, mahmut'u kırk yıldır görmemiş (evet kırk). araya başka şehirler, insanlar, hatta ülkeler girmiş ve çocukluk/gençlik arkadaşı olan bu iki kanka görüşememiş. kırk yıl sonra da ahmet geri gelmiş.
    buluşma anı. ekşınn!

    a: vay! mahmut? hatırladın mı lan beni?
    m: vay vay vayyy! nerelerdeydin be koçum? özlettin kendini.

    (her şey gayet normal, di mi?)

    gelelim holivud'a..

    kevin, michale'i kırk yıldır görmemiş. araya başka şehirler, insanlar, hatta ülkeler girmiş ve çocukluk/gençlik arkadaşı olan bu iki kanka görüşememiş. kırk yıl sonra da (evet buraya kadar kopi peyst yaptım) kevin geri gelmiş. yalnız buluşma anına geçmeden önce bir olay uyduracağız kafadan. misal, maykıl evinin garajında (ki bir garaj ki, buralarda ev niyetine kullanılıyor) ahşaptan gemiler yontuyor. veee action!!

    k: demek artık yelken yapımında kullandığın kese kağıtlarının yerini göz kamaştıran kumaşlar aldı? (surat ifadesi, ciddiyetten yavaşça sırıtışa dönüşür)
    m: kevıınnn!!! (kucaklaşma, kucaklaşma, kucaklaşma...)

    bu ne uzun bi giriş cümlesi, bu ne cool bi tavır, bu ne fil hafızası arkadaş?!!

    ondan oskar kazanamıyoruz zaten biz.
1500 entry daha