şükela:  tümü | bugün
172 entry daha
  • kafka, bilindiği gibi, değeri çok sonraları anlaşılmış bir yazardır. insanlar onun değerini ancak ikinci dünya savaşından sonra anlamıştır. çünkü kafka'nın yapıtlarındaki hava bu savaşta gerçeğe dönüşmüş ve insanlar karamsar olmuş, birbirine yabancılaşmıştır.
    franz kafka'nin dunyasi apayridir, onun yapitlari karamsar ve bilinmezliklerle dolu havada gecer. kahraman nereye niye nasil goturuldugunu (josef k), nasil bocege donustugunu bilemez (gregor samsa). yani kafkaesk bir durum.

    işte onun yapıtlarının anlaşılma sürecine bir örnek:
    marksist elestirmen gyorgy lukacs kafka'nin tam karsi kutbunda yer alir. onu, (tum yapitlarini okumasina ragmen) elestiri anlayisina ters dustugu icin sevmez.
    ancak rivayet ederler ki (bana bizzat hasan ali toptas anlatti, kaynak saglam yani) ikinci dunya savasi sirasinda lukacs'in evini birileri basmis. gozlerini baglamislar, bir ucaga bindirmisler. belli bir sure sonra ucaktan indirmisler ve yine belli bir sure sonra ucaga tekrar bindirip evine birakmislar. tabi bu sirada gozleri surekli kapali. nereye gittigini , niye gittigini, neden gitigini bilmeden bir oraya bir buraya suruklenmis. yani tam kafkaesk/kafkaesque bir durum.
    iste o zaman diyor gyorgy lukacs, franz kafka'nin degerini ve yapitlarini anladim.
    demek ki okumak yetmiyor bazen, yasamak lazim anlamak, ya da onyargilari kirmak icin.
1249 entry daha
hesabın var mı? giriş yap