şükela:  tümü | bugün
76 entry daha
  • izledikten sonra, etrafında gördüğü herşeye bir başka bakmaya başlar insan. ve hatırlamaya olan gereksinimini farkeder. ne de olsa herkesin bir kamerası yok elinde, gözünü objektif, hafızasını memory card yerine koyar, öyle devam eder yaşamaya. evet, katlanılamayacak kadar güzellik vardı dünyada, ama onlara geri dönüp tekrar tekrar bakamamak daha zor olmalı.

    wes bently tam bir çılgındı. en çok ölümü kaydetmeyi seven, ama yaşamayı göze alan bir çılgın. filmin yaptığı eleştirilerden bahsetmeye gerek yok artık. sadece gözümüze soktuğu bir başka nokta daha var bahsetmek istediğim.
    göze almak.

    ricky 1 sene önce de kaçabilirdi evden. imkanlarında bir değişiklik olmadı, ama göze alamadı. onun homofobik babası kendine gay bir sevgili bulabiliridi 1 sene önce, ama dayanamadı. lester işten ayrılmayı, carolyn kocasını aldatmayı çok uzun bir süre göze alamadı.
    meydan okumak.
    aileye, eşe, patrona, hayata, onunla savaşa girerek meydan okumak. kaybedilebilecekleri değil, sadece kendini düşünerek yapmak bunu hemde. fakat hep beraber gördük ki, keyifliydi.

    rüzgarda oradan oraya sürüklenen naylon poşetin yerine koydum kendimi izlerken. herhalde bu filmde kendimi yerine koyabileceğim bir tek o vardı. kendi halinde, bilinçsiz, dinamik. rüzgarda sürüklenen ama güzel. güzeldi işte.
254 entry daha