39422 entry daha
  • yiyeceklerin kalorisi yakılarak hesaplanıyormuş. bildiğiniz kibrit gibi, çıra gibi yakılarak!

    hep merak ederdim bunu, sonunda tesadüfen ulaştım bu bilgiye. yediğimiz bir çok şeyin paketinin arkasında porsiyonunda ya da 100 gramında ne kadar kalori içerdiği yazar. altında biraz daha detaylandırır ve der ki şu kadar karbonhidrat, protein, yağ, lif, şeker vesaire belirtilir.

    100 gramlık bir çikolatada ortalama 58 gram karbonhidrat, 4.4 gram protein ve 35 gram yağ bulunur. ve bunların bir kalori karşılığı vardır. hepsi bir araya geldiğinde 100 gramda ortalama 528 kalorilik bir enerji potansiyeli olduğunu görürüz. ama nasıl görürüz? biliyoruz ki x gram yağ y birim kalori. z gram protein q birim kalori. yiyeceklerin içindeki kalori de bu bileşenlere göre hesaplanıyor da, bunlar nasıl hesaplanıyor?

    bunları ısıtıp yakarak efendim.

    e biz insanlarla ne alaka? biz yakıyor muyuz? evet yakıyoruz. yanma olayının gerçekleşmesi için ne gerekiyor? oksijen. yanan muma bardak kapattığımızda mum bir süre sonra sönüyor. mumu atmosferden izole edip bardakla yeni bir atmosfer oluşturuyoruz ona ve o alanda oksijen bittiği anda mum da artık yanamıyor.

    biz de oksijensiz kaldığımızda dokularımız içimizdeki potansiyel enerji harcanamıyor, hücreler de enerjiden mahrum kaldığında mum gibi sönüyor, ölüyor. en basit tanımıyla böyle.

    bunu neyle yapıyoruz peki? kalorimetre adı verilen aletlerle. bu aletlerin içerisine konulan ve içindeki su oranı azaltılan/yok edilen gıdalar yakılıyor ve belli bir miktar suyu ısıtıyor. yani sütü ya da yoğurdu yakmak için önce içindeki su uzaklaştırılıyor. ardından bu gıda maddelerinin suyu ısıtma derecesine göre de gıdaların kalori miktarları belirleniyor. 1 gram suyun sıcaklığını x olsun, bunu x+1 dereceye çıkaracak enerjiye ise 1 kalori diyoruz. vücudumuzda bu dönüşüm direkt bu şekilde olmasa da yiyeceklerin kalori miktarının ölçümü kabaca bu şekilde.

    ek bilgi olarak şunu da söyleyeyim, şeker de karbonhidrat ağırlıklı bir yapıda, yulaf da. şekeri vücut direkt olarak enerjiye dönüştürebilirken, yulafın içerisindeki lif yapılarının sindirimi uzun sürdüğü için vücut ilave enerji harcıyor. yani yediğimiz yulaf gibi kompleks karbonhidrat yapıları, bir anda kan şekerine etki etmiyor. vücudumuzda her enerji aynı ölçüde, aynı şekilde, aynı hızda metabolize edilmiyor, aynı şekilde işlenmiyor. o nedenle sadece aldığımız kaloriye değil, o kaloriyi nasıl aldığımıza da bakmamız lazım. yediğimiz bir çikolata hızlıca işlenip kana karışıyorken daha kompleks karbonhidratlar tükettiğimizde kan şekeri seviyemiz, vücudumuzun enerji seviyesi daha stabil oluyor, daha uzun süre tokluk hissediyoruz.

    bu konular tek bir entryde açıklanacak şeyler değil pek tabii ki ama sonunda merak ettiğim bir şeyin nasıl olduğunu öğrendim ve ufkum açıldı, öğrenmek süper lan!

    ileri okuma
2089 entry daha
hesabın var mı? giriş yap