şükela:  tümü | bugün
39 entry daha
  • icinde olumu, gelip gecicilik fikrini barindiran, hatirlatan sanat eserlerine bu ad verilir. bu turun ornegi resimlerde, olumu çagıstıran, kafatasi, kum saati, mum gibi objeler oldugu gibi, yasamin gorkemi, ayni zamanda degersizligine gondermeler ile, cicek, sarap veya kitap gibi dunya nimetleri de bulunur. ‘memento mori’ resimlerin en revacta oldugu donem, hristiyanlikta yasamın sadece olume hazırlıktan ibaret bir surec olduguna inanilan 17.yuzyil, ancak yine de, verilecek en iyi ve en yakin ornek, picasso’nun komunist bir partizanin olumunden esinlenerek yaptigi “goat’s skull, bottle and candle” adli tablosudur kanımca.

    buna benzer, yine bir 'memento mori' ornegi sayilabilecek daha buyuk capta bir konsept latin’lerin kutladıkları “oluler gunu”nde gorulur. olum ile ilgili her turlu objeyi, susleyip pusleyip hayatin icine katmak, bu yolla deger vemek, unutmamak veya kabullenmeyi kolaylastirmak mantigini tasir bu gun. oluler gunu’nde olen kisinin ruhunun bir gunlugune sevenlerini ziyaret edecegine inanilir ve o kisi icin en sevdigi yemekler hazirlanip, onu hatirlatan onun kullandigi esyalar bir araya getirilir. oluler gunune verilen deger, latin sanati’na da yansimistir. buna verilebilecek orneklerin en bilindiği illustrator jose guadalupe posadas’in catrina’sidir. oluler gunu ile ilgili suslemelerin bir cogunda catrina’ya rastlamak mumkundur.

    tumu meksikali sanatciların eserlerinden olusan bir muzede, ozel bir sergi gormustum olulerin ardindan yapılan gercek ani koselerine dair. duzenlemenin ortasinda olen kisinin çogunlukla gulerken bir resmi ve cevresinde dogumundan itibaren sahip oldugu kimi eşyalar, madalyalar, nisanlar, kullandıgı catal, bıcak, uzerinde saclar kalmış bir tarak, ayakkabilari, en sevdiği sekerlemeler ve benzeri pek cok baska esya duruyordu. her biri ayrı yaş, cinsiyet veya sınıftan sekiz on kişinin ve bunun yanısıra bir okul gezisine giderken trafik kazası gecirip olen ilkokul ogrencilerinin canlandirma bir sınıfta siralarinin uzerine konmus kalem, kagit, toka, yarım bırakılmış bir cikolatanın bulundugu bu sergi ciddi anlamda insanın gözüne soka soka basli basina bir ‘memento mori’ ydi. hafif loş bir ışıkta gezilen serginin benim açımdan en yüzeysel ve urpertici çıkarımı ise şu oldu ki, kullanilmis, kisinin ayaginin seklini almis bir ayakkabi kadar, o kisinin ruhunu tasiyan bir başka nesne daha yok. hatta, olmus kimselerin ayakkabilarini toparlayip, ‘memento mori’ isimli bir muze bile acilabilir bence.

    bununla ilgili, yıllar once trt’de alfred hitchcock kuşağında izledigim bir filmde, olmus bir kadinin ayakkabilarini cop kutusunda bulup kullanmaya baslayan bir kadın, kendini ayakkabinin asil sahibi diger kadın gibi hissetmeye baslıyor ve cinayete kurban giden bu kadının intikamini almaya basliyordu. hafizamda, filmin sonunda hitchcock’un biz izleyenleri nasıl sasirtmis oldugundan çok kadının kirmizi topuklu ayakkabıları iz birakmis.

    son olarak elbetteki olu ozanlar dernegi’de bu noktada es geçilemez bir ornek. ogrencilerinin kafasına carpe diem deyisini kazıyan keating de siki bir ‘memento mori’cidir bana gore. ‘carpe diem’ bardagin dolu tarafi ise, ‘memento mori’ bos tarafidir, zira,
    --- spoiler ---
    filmin bas karakterlerinden, carpe diem fikrine en cabuk adapte olan neil bile, hayati yakalayamadigi noktada, hayattan kopmayi tercih eder. en cok yapmak istedigi seyi yapip, bir tiyaro oyununda oynayip hayatinin en mutlu gecesini yasayan neil, o gecenin sonunda baba baskisina daha fazla dayanamayarak kendini oldurur.
    --- spoiler ---

    olum duygusu insanin icinde duran bir fitil gibidir. durup ‘memento mori’ diye dusunmeye gerek yoktur veya zincirlikuyu’dan her geciste insanin gozune gozune sokulan “her canli bir gun olumu tadacaktir” yazisini gormeye de gerek yoktur hatirlamak icin. yasama istegini besledigin olcude o fitilin atesini de icinde bir yerlerde canli tutarsin zaten. fitil ates aldigi anda, “oluler gunu”nde size sunulabilecek tum degerlileriniz, degerini kaybeder de aslinda. geriye bir picasso kalir bir de catrina belki. bir kecinin kafatasi, sise ve bir mum, los bir isik ve etrafa serpistirlmis rengarenk ciceklerden olusan resmi karsisina bir sandalye atip seyretmek ve gecip gitmek gerekir sonra hemen.
67 entry daha