şükela:  tümü | bugün
74 entry daha
  • salon adamı bay ''endüstriyel futbol'' pele'ye ; ''best her zaman en iyisiydi'' tanımını yaptırmayı başaran fenomen. belfast publarının ''en çok özleneni''. futbol tanrılarına ''güzel bir çalım ve güzel bir gol'' için yalvaran romantik futbol serüvencileri için siyah beyaz bir fotoğraf albümünün en haşarı sayfası. ilk antremanında seri şekilde çalıma dizdiği stoperlerin depresyona girmesine neden olarak, rakiplerini futbolcu olduklarına pişman eden adamdır george best. sıkı çalımcılar, bileği kıvrak futbolcular için; ''bir insanın elinin içine girseler, o avucun daracık hacminde bile çalım atar '' derler, george best'in çalım atamayacağı yer daha icat edilmedi. yok öyle bir nokta.

    irlanda ve kuzey irlanda'nın birleşerek tek bir ülke olarak uluslararsı turvalarda mücadele etmesi düşünü, yaşarken gerçekleştiremedi ama yerküre üzerinde futbolu seven milyonlarca insana görüp görebilecekleri en güzel futbol hikayesini armağan etti. attığı taşlar okuduğu kitaplardan fazla olan, sokağın damarına sahip, barikat adamlarından birisiydi george best. pratik adamıydı. bayrak adamdı. ingiliz tabloid basınının paul gascoigne öncesi sahip olduğu korkulu rüyaydı. basının ikiyüzlü ahlakına en damar ayarları vermeye başaran, tutsak ustura ağzında çıplak yaşayan bir romantikti. tüm o güzel kadınlar, güzel içkiler, sarhoşluklar, pub maceraları, britanya magazin gündemini belirleyen özel hayat bir imajın parçası değil bilakis george best'in ''hayatı bildiği gibi yaşamak'' üzerine kurduğu felsefesinin boyalı tabloid medyaya karşı çektiği restti.

    tüm kartlar açıktı george best'in hayatında. karşı tarafın elini görmek için blöf yapmaya ihtiyaç duyan poker face adamlardan değildi. çocukken mahalle maçlarına katılmış, bir futbol efsanesi haline gelmeden önce belfast'ın gri bulutlarla kaplı işgal sokaklarına futbolun yazılmamış en güzel öykülerini armağan etmiş, taştan kaleler önünde dizlerini kanatmış, sınırda yaşayan sınırlıların yanında saf tutarak yeteneğini özgürlüğüne adamıştı. kimseye sevimli görünmek, kimseye yapay bir mutluluk vermek, kimsenin normlarına uygun yaşamak ve kimseye kendini genel geçer toplumsal kurallara bağlı kalarak kabul ettirmek gibi bir derdi yoktu. ezebere yaşayan, akışına bırakan, yandan gelen falsolu muz ortaya havada yarım voleyi çakıp topu doksana takan, 10 kişiyi çalımlayıp 11. rakip olan kaleciyi ters köşeye yatıran, bu dünyanın görebileceği en güzel şakaydı. sigarası ve içkisiyle tanju okan, tekniğiyle maradona, yaşamıyla mahalle maçlarımızın arkadaşıydı. beşinci beatles diyorlardı onun için haksız sayılmazlardı. biraz beatnik, biraz çiçek çocuk, biraz centilmen ve bolca çapkındı. britanya'nın muhafazakar politikalarını şekillendiren demir leydi dönemlerinin monarşi kokulu beş çayı seanslarına inat, liman ve demiryolu işçilerinin maç izleyerek demlendiği sokak arkası publarının alkol ikindilerini sevdi george best. ününe karşın elit bir sınıfa, elitist bir sosyeteye ait olmadı.

    george best ; skinhead punk - rock ve futbolla bezeli ingiltere alt kültürünün kült figürlerinin öncüsü, bayrak adamıydı. yaşadığı çağa tanıklık etmiş ve insanların futbola bakış açısını değiştirmişti. peşinden güzel kadınlar, güzellik kraliçeleri, medya ordusu, gazeteci kalabalıkları, taraftarlar ve politikacılar koşuyor o ise dar alanda kısa paslaşmalara girip verkaçlar yardımıyla çalımı basarak tüm bu kalabalığa golünü atan adam olarak tarihe geçiyordu. manchester united ile kariyerinin en parlak günlerine imza atıp britanya futbol tarihinin tüm rekorlarını kıran, kendisine dayatılan herşeyi elinin tersiyle iterek gol attıkça daha çok içen ve daha çok kadınla beraber olan aykırı bir yüz olmayı seçtiği zamanlarda asla kendisi olmaktan taviz vermedi. kimsenin tercihlerini sorgulamadı ve kendi tercihlerini sorgulatmadı. kendisine dayatılan normların dışında yaşama cesaretini gösterirken, endüstriyel futbolun günümüzde yarattığı kaosu daha o yıllardan görmüş ve kendi harakirisiyle onurlu bir samuray misali bu çarkın dışında kalmıştır.

    yaşam tarzını yapay bir marjinalite için değil; tabloid basının sansasyonel haberlerinin, reklam anlaşmalarının, futbolu kapitalize eden tüm finansal verilerin, onun cesur ve sert futbol ahlakı anlayışıyla asla bağdaşmamasından dolayı seçmiştir. yeteneklerinin büyüklüğü ölçüsünde yaşamını riske etmenin bedellerini de ödemeyi kendi hür iradesiyle göze almış ve siroza yakalanıp yeşil sahalara son veda volesiyle el sallamadan önce, hayatın yaptığı bu acımasız falsoyu ; ''kimse benim gibi ölmesin'' diyerek ters köşeye yatırmış filozoftur. anlayabilenler ve görebilenler için tez konusudur aslında. incelenmesi ve yaşarken ne anlatmaya çalıştığının irdelenmesi gerekir.

    best için önemli olan ölümünden sonra adına pul bastırılması, isminin havaalanlarına verilmesi veya üzerinden sağlanan popülist ticaret kültürü değildir. best yaşarken sadece futbolu ama hepimizin küçükken dizlerimizi kanatarak oynadığı, iki taştan kale ve toprak bir sahadan oda yoksa beton yollardan ve kanalizasyonlardan kurulu sokağın futbolunu yani oyunun asli ruhunu yüceltmektir. best'in meselesi; futbolun estetize edilmiş tüm güzelliklerini, incelikli bir hayta misali satıraralarına gizlediği muzur nüanslarla süsleyerek, güzel bir gol için tanrı'ya yalvaran düş gezgini futbol dilencilerine sunmaktır. henüz hayattayken, şimdi onu yerlere göklere sığdıramayan ingiliz tabloid basını kendisi için beşyüzden fazla kadınla beraber olup sadece iki kere evlenen - bu iki evlilikte tescilli dünya güzelleriyle gerçekleştirilmiştir- alkol bağımlısı bir playboy olarak bahsetmekteydi, işte best bu ikiyüzlü ahlakın önünde çin seddi oluşturmuştur. kendisini izleyen futbol simsarlarının ; ''onu izlerken tanrı'ya soruyorduk gerçekten onu da bizi de sen mi yarattın? ama bu diğer futbolculara haksızlık değil mi? '' cümlesi best için yeterli açıklama olur. dünyanın en fanatik manchester city taraftarlarından birisi olan ünlü the faal grubu bestecisi mark. e. smith kicker consiparcy şarkısında best için ''manchester'ın mavi yakasının kralı da besttir'' diyebilmiştir.

    günümüzde best'i seven tüm futbol aşıkları, irlanda'nın işgal duvarlarının yıkılmasını ve futbolun ayrılan kardeşlerinin best için birleşmesini istiyor. ruhuna kaldırılan her kadehte publar futbol muridleri için tapınaklara dönüşüyor ve bir başka bestin asla gelmeyeceği bilinerek tek ve benzersiz olan için futbol tanrısına dualar ediliyor.

    onu best yapan şişelerce içip devrilmeyen ve eski bir irlanda atasözünü hatırlatan tutkulu ruhuydu. ''ben irlandalıyım sarhoş olmam'' .

    r.i.p güzel adam. siyah beyaz posterin süslüyor hala odamın duvarlarını.
127 entry daha