şükela:  tümü | bugün
71 entry daha
  • watchmen'de olaylar 1985 yılında geçer. richard nixon 5. dönemini doldurmaktadır. watergate skandalı hiç yaşanmamıştır zira comedian watergate'i gerçekte ortaya çıkaran gazeteciler carl bernstein ve bob woodward'ı infaz etmiştir. abd ve sscb arasındaki güç savaşı ve nükleer kriz gün geçtikçe artmaktadır.

    yurdumuzda bu filmi izleyenlerin yüzde kaçı nixon'ı tanıyor veya soğuk savaşın ne olduğunu biliyor bilmiyorum (bilmek zorunda da değiller). süperkahraman filmi sanıp da gidenler filmden çok sıkılabilirler. çizgi romanını okumamış kişiler olayları anlamakta ve filmin içine girmekte zorlanabilirler. hakkında hiç bir şey okumadan, konuyu çok az da olsa bilmeden sinemaya gelinip de "x'e mi girelim buna mı girelim, bu aksiyona benziyor watchmen'e girelim" diye o anda karar verilip girilecek bir film değildir. zira izlediğim salonda oflayanlar puflayanlar, filmin 3/4'üne doğru çıkanlar olmadı değil.

    ben çizgi romanının hayranı olarak filmi bir iki ufak kısım hariç çok beğendim. film 3 saate yakın ve -olması gerektiği gibi- çok yavaş tonda ilerliyor. spider-man, batman zannedip de aradıkları aksiyonlu şamatalı süperkahraman macerasını karşılarında göremeyenler eminim bu filmden nefret etmişlerdir. salondan çıkarken birisinin "hulk daha iyiydi" dediğini duydum. bu herhalde star wars izlerken "godfather daha iyiydi" demek gibi bir şey. öncelikle bu kesinlikle bir süperkahraman filmi değil. bu film(ve çizgi roman), alıştığımız süperkahraman konseptini kökünden değiştiren ve gerçek/fantazi karışımı alternatif tarih yaratan bir film. "şu sahne acayipti"'den ziyade genel işleniş ve türe bakışı açısından devrim yaratan bir eser. işte bu yüzden izlediği şey hakkında kafa yormayı ve düşünmeyi sevmeyen popcorn izleyicimize çok ters geldi.

    alan moore, "bu çizgi roman sinemaya olması gerektiği gibi aktarılamaz" derken biraz haklıymış. alan moore bu çizgi romanın, "sinematik" kelimesinin tam zıttı olduğunu ve her sayfasının ince detaylarla dolu olduğunu söylemişti. okuyucunun sayfalara uzun uzun bakabileceğini, gerektiğine geriye dönüp tekrar okuyabileceğini ve böylece olaylara olabildiğince dahil edildiğini ve bunun sinema gibi akışkan bir ortamda yapılamayacağını söylemişti. yine de zach snyder olabilecek en iyi şekilde aktarmış çizgi romanı sinemaya. çizgi romanı filmden çok daha iyi yapan bazı ufak detaylar atlanmış olmasına rağmen bence harika bir filmdi. zaten çizgi romanı sayfa atlamadan aktarmaya çalışsalar herhalde 5 saat falan olurdu film. belki çizgi romanda olmayan fazla vahşet gereksiz durmuş olabilir ama o da beni hiç rahatsız etmedi.

    çizgi romanı okumayıp da filmi beğenenlere acil olarak çizgi romanı okumalarını tavsiye ve rica ediyorum.
358 entry daha