şükela:  tümü | bugün
28 entry daha
  • en basit tanımıyla, düşüncelerin arka arkaya birbirini izlemesidir. bilinç akışı karakterin düşünme eylemini olduğu gibi aktarmaya çalışan bir edebi tekniktir. yazarın bundan amacı karakterini tüm çıplaklığıyla okuruna göstermektir. fakat benim düşünceme göre yazarlar okura karakterlerinin an içerisindeki ruh halini vermek için bunu yapmaktadırlar. karakterin an içerisindeki ruh hali daima “şimdiki an + geleceğe ve geçmişe atıflarla” akar. (ben de burada gerard genette'nin "modernist roman geçmişe ve geleceğe atıflarla ilerler" tezine atıfta bulunuyorum.) böylece yazar bireyin dış dünyadan anlık kopuşları sırasında geçmişine ve geleceğe yaptığı yolculukları vermiş olur. kahramanın anlık geçmişe dönüşlerinden onun geçmiş yaşantısındaki kişiliğinin gelişmesinde önemli roller oynayan olayları öğreniriz. anlık geleceğe gidişlerle de kahramanının ilgi ve beklentilerini öğreniriz. sözgelimi anayurt oteli'nde, zebercet’in an içerisinde birden çocukken kürt muhittin’in kendiyle dalga geçmesini hatırlayıp sonradan hemen gecikmeli ankara treniyle gelecek kadınla yapacağı konuşmaları zihninden geçirmesi bu anlattığım duruma güzel bir örnektir. bütün modernist romanlarda bu anlık geçişler genellikle serbest çağrışımlarla birlikte olur. yine aynı romandan örnek vermek gerekirse: zebercet meyhanede içerken gözü duvardaki fatih sultan mehmet tablosuna takılır; tam bu sırada yazar bize zebercet'in zihnini açar ve biz zebercet'in bir geriye dönüşle askerdeki fatihli'yi hatırlamasını okuruz. sonrasında da yazar zebercet'i tekrar romanın şimdiki zamanına döndürür. böylece biz serbest bir çağrışımla zebercet'in bilinç akışını okumuş oluruz.
44 entry daha