şükela:  tümü | bugün
7 entry daha
  • çocukluğumun geçtiği ev camiye 200 mt mesafedeydi, ev hala aynı mesafede gerçi...

    sitemizin önünde küçük çaplı bir orman, sol tarafında deniz, demir yolu ile sahil arasında kalmış bir cennet bahçesi evim, patikadan geçilince o çirkin minaresiyle yemyeşil cami...

    hep camiden nefret ettim çocukluğum boyunca... 5. kattaki evimizin tam karşısına denk gelen minareden günde beş kez son ses yayın yapan hocaya karşı kin besledim.

    insan pimapenler, çift camlar, ses yalıtımı ile bile o ezan sesinden kurtulamıyor.

    neyse... 6 yaşında falanım; alışveriş yaptıktan sonra eve dönerken sakallı bir adam yanaşıp sohbet ediyor ben ve annem ile, adamı tanımıyorum. sonradan adam bana ne hikmetse, ezanı duyup duymadığımı soruyor,
    öfleye püfleye cevap veriyorum.

    -evet, çok bağırıyor o adam, kedimi de uyandırıyor, çok rahatsız oluyoruz.

    adam caminin imamı çıkıyor. bizim sitenin arkasında gecekonduvari bir evde iki adet çarşaflı kadınla yaşayan...

    neyse.. adam ben liseyi bitirene kadar her gördüğünde kedimi soruyor. minareden bangır bangır ezan...

    gel de sabahın körü rahatsız olma olabilirsen...
301 entry daha