şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • teknik olarak magna carta libertatum u cikaran bir toplumdan ayak ustu beklenmez ama, "hung, drawn and quartered," ya da zaman ilerledikce "hanged, drawn and quartered" olarak da bilinen bu olay, bir ingiliz icadi olarak tarihe gecmis. 1241'den 1814'e kadar, krallik tarafindan yalnizca vatan hainlerine verilen bu ceza, bir erkege verilebilecek en agir idam cezasi imis, isle of man haric diyor wikipedia; isle of man'de kadinlara da uygulanabilirmis.

    simdi bunu da okuyunca ben bu isle of man olayina girmek istiyorum. sirf su anki durumunu goz onune alir isek, kraliceye bagli ama ingiliz devletine bagli olmayan bir mekan burasi, jeremy clarkson'in yalancisi oldugum uzere hiz limiti bile yok, ingiltere ve dunyadaki diger emsallerinle karsilastirilinca yari bagimsiz ve biraz ucuk bir yasama, yargi ve yurutme sistemine sahip. parlamentolari da rivayete gore milattan once 979 yilina dayaniyormus.. demek ki sirf irlanda adasi ile ana ada arasinda stratejik noktadalar, dusman saflarina gecmesinler diye heriflere uc bin yildir kimse bulasmiyor. hayata bakar misin.. anal, oral, tavuk, inek, koyun falan da 1994'ten beri serbestmis.. (bkz: manx law)

    neyse konudan saptik acayip..

    hung, drawn and quartered olayi uce ayriliyor, hemen anlatalim:

    hung: (ya da "hanged") asmak oluyor, ama oldurme amaci ile degil. bu olayi komple bir ibret iskencesi olarak dusunelim; bu baglamda asilma olayi iki turlu olabiliyormus: ya kalkip elemani aliyorlar, boynuna gecirdikleri ipi bir agac/yukseltiden gecirip bir ata bagliyorlar, sonra da atin kicina vurmak sureti ile elemani yerden kaldirarak, yani ani guc uygulamadan, boynunu kirmadan/koparmadan, bir sure toplum onunde can cekistiriyorlar, olmeden de indiriyorlar. ikinci turde ise, elemani dikey bir duzleme isa tarzi baglayip, kollarini ve bacaklarini bagladiklari ipleri yine buyukbas hayvan vasitasi ile cekerek bir sure can cekistiriyorlar.

    drawn: wikipedia'nin dedigine gore tarihciler bu konuda tartismaktalarmis. bir kisim diyormus ki teshir/idam edilecek kisi bir atin arkasina baglanip mekana yerde suruklenerek getiriliyormus, "drawn on the ground" manasinda kullanilirmis. diger kisim ise diyor ki, yok kardesim ne alakasi var, bir kere kanunda yazdigi sekilde "hanged, drawn and quartered," yani "drawn" kelimesi "hanged"'i takip ediyor, bu olsa olsa disembowelment olur, yani organlarin karin ve gogus boslugundan cikarilmasi.. tabii ihtimale gore, vatan hainini astiktan sonra esas iskencenin/kesimin yapilacagi yere yerde suruyerek de goturulme anlami tasiyor olabilir, ama ben gore efekti nedeniyle disembowelment olayini daha uygun buluyorum.

    quartered: (dorde) ayrimak, yani kollar, bacaklar, govde ve basin vucuttan kesilmesi.

    olay nasil vuku buluyor denir ise;

    eleman yargilandiktan(!) sonra - ki o yillarda politik ortamlar ilginc tabii, kuzeyde iskoclar, batida irlandalilar, doguda fransizlar ile mucadele ediyor krallik, resmen olum kalim mucadelesinde, vatan haini bol / istedigini hain ilan etmek kolay - "he shall be hanged, drawn and quartered" diye ilan ediliyor, halk avluya/meydana toplaniyor, askerler esliginde suruyorlar bunu meydana, elleri ayaklari bagli.. once sallandiriyorlar, can cekistiriyorlar herkesin onunde. sonra seriyorlar adami bir masaya, cellat gelip bicakla daliyor, bagirsak, bobrek vb. gibi yoklugu adami hemen oldurmeyecek organlari kesip cikariyor. yine bazi durumlarda bu organlar elemanin gozu onunde yakilabiliyormus, ama orayi gecelim; iste cinsel organ, tasak falan ne varsa turlu acilar cektirilerek cikarildiktan sonra "quartered" kismina geciliyor. (ve buyuk ihtimalle eleman herkesin onunde bas bas bagiriyor bir saat falan bunlar olurken) eger hala bir sure yasar gibi gozukuyor ise kollar ve bacaklar, hemen ardindan da kafa kesiliyor, ve idam tamamlaniyor, ardindan kalbi cikarilip gosteriliyor. bu "seremoni"yi takiben, elemanin isledigi hainligie ve bu sucun islendigi/koklendigi bolgelerin isyan seviyesine gore, kesilen organlar ve/veya vucut parcalari ulkenin ibret verilmek istenen yerlerine yollaniyor, ve kopru, kule* gibi belirli basli yerlere asiliyor ki herkes gorsun, bilsin.

    hangi unluler boyle gitti diye sorulur ise, william wallace, guy fawkes derim, en baba unlulerden, hatta olumunden sonra krallik tekrar gelince oliver cromwell bile mezarindan cikarilip yine sirf ibret olsun diye bu muameleye tabii tutulmus.. thomas more da bu cezaya carptirilmasina ragmen kralin guzel gunune denk geliyor, sadece kafa kesilmesi* ile idam ediliyor. cok sonra amerikan kolonilerinin "ooeeeh yeter ulan" diyerek "boston tea party" olayina girmeleri, ve bunu takip eden bagimsizlik ilani ve ingiltere'nin bunu tanimasina kadar giden yillarda benjamin franklin gibi deklarasyona imza atanlarin cogu da bu cezaya carptirilmalarina ragmen, diger avrupa ulkelerinin ingiliz nefreti, hammadde ihtiyaci, ve ozellikle de fransizlar ile ispanyollarin yeni dunya'da, hem de cash crop cikan yerlerde ingiliz tehdidi istememesi agir basiyor, koloniler bu destek ile savasi uzatinca da ingilizlerin parasi savasa yetmiyor. ingiltere kolonilerin bagimsizligini taniyinca franklin ile john hancock g.tu kurtariyorlar...

    fransizlar ingilizlerden geri kalir mi hic? onlar da 1450-1700 yillari arasinda bu yontemi deniyorlar, ama kendilerine has sekilde: atesten yeni cikardiklari ucu korlasmis kilicla mahkumun vucudunda yara aciyorlar, ardindan yaralarin icine eritilmis sulfur, kursun vb.. dokerek aci cektiriyorlar. bunun akabinde suclu kollarindan ve bacaklarindan atlara baglanarak parcalara ayriliyor. en sonunda hala yasamakta olan vucut ve ona bagli olan bas, ateste yakiliyor.

    neyse efendim, sonra bu olay 1814'te degisen kanun ile sadece asilma ve olumun gerceklesmesinin ardindan kol, bacak ve kafayi kesmeye donusuyor, 1870'teki degisiklikle de sadece "asma" kismi yasal olarak kaliyor.. not edelim ki adamlar insan haklari'ni baslatmalarina ragmen duzeni saglamak icin her turlu atraksiyona girismisler, hatta yuzyillar boyu duzen kurulana kadar baskici devlet devam etmis. ayni fantastik olaylar abd'de de var 17xx-19xx yillarina kadar.. duzen/birlik yoksa insan haklari falan dinlememis bunlar da. "taksim'de sallandiracaksin" lafinin yalnizca taksim kismi bize ait yani.. (bkz: nerden nereye)

    --

    simdi... ben dun is ortaminda cok canim sikilirken (iki sekilde de okunabilir bu kelime), sozlugu acayim dedim, "boston tea party" uzerine geyik bir entry gordum. cnn'de bir haber cikti bir-iki saat falan sonra, maersk gemisinin kaptanini kaciran korsanlarin lideri new york'a getirildi diye, tam o sirada nasil oldu ise aklima geldi, aaa bu olay eskiden olsaydi bu elemani asar, icini bosaltir sonra da keserlerdi diye, ben bunu birkac saat dusundum, aksam eve donunce wikipedia'dan ilgili basliga geldim, sonra sabahin dordune kadar turlu idam yontemleri uzerine binbir tane yaziya, resme baktim. margaret pole'un idamini okudum, marie stuart'in cellat elinde kalan perugunu, fransizlarin giyotin uzerine uzun calismalarini, fallbeilin ne oldugunu, seriatta kirbac olayinin felsefesini ogrendim. oradan konu ortadoguya, ve bir sekilde nizam al mulk - omer hayyam - hassan sabbah arkadasligina (isimler tarzanca olmus olabilir artik idare edin) ve hashashin* konsepti, yani ismaili suikastlerine, bunlarin yarattigi yonetim boslugunda selcuklularin guclenmesine falan geliyordu ki butun gunumu arka planda turlu idam yontemlerini dusunerek gecirdigimi farkettim. farketmesem de devam etsem bunun fetret devrine kadar yolu vardi sanirim..

    entrynin sonunda konuyu soyle toparliyorum ki: ben boyle kafam bes karis havada sabahin korune kadar kanin detayli olarak govdeyi goturdugu seyleri dusundugum birkac gun daha gecirip kafayi yersem, bunun sorumlusu boston tea party entrysi midir, eksi sozluk mudur, yoksa ben miyim? ya da kafayi coktan yedim mi? nedir?
1 entry daha
hesabın var mı? giriş yap