şükela:  tümü | bugün
69 entry daha
  • efsanevi rock topluluğu led zeppelin'in çığır açmış gitaristi. tam adı "james patrick page" olan jimmy, 1944 yılında ingiltere' de doğdu. orta okulda ilk başlarda güzel sanatlarda resim öğrencisiydi, günün birinde civardaki arkadaşlarından birisinin gitarıyla tanıştı. daha sonra sanatın diğer dalı olan müziğe aşık oldu. boş zamanlarında sık sık civar gruplarıyla okul sonrası provaları yapmaya başladı. yeteneği kısa zamanda farkedildi ve çeşitli pop ve rock sanatçılarına stüdyo gitaristliği yapmaya başladı. o zamanki stüdyo gitaristlerinden farklı tekniği ve nota bilgisi ile ayrılıyordu. epey bir süre stüdyoda gitaristliğini yaptığı the yardbirds grubundan teklif alarak arkadaşı jeff beck ile birlikte gruba dahil oldu. grup iyi gidiyordu, zaman zaman gruba bas gitaristlik de yapan page, the yardbirds ün dağılmasıyla birlikte aradığı fırsatı buldu; kendi grubunu kurup kendi müziğini yapacaktı. led zeppelin efsanesini birlikte yarattıkları robert plant, john paul jones ve john bonham'ı çeşitli şekillerde bularak "the new yardbirds" adı altında turnelere imza atmaya başladı. zamanla yeni bir isim ve yeni sound ile yola devam etmeleri gerektiğini düşündü ve temel kaidelerinden birisini oluşturduğu "led zeppelin" oluşumu tamamlandı. 1968 den, john bonham'ın öldüğü talihsiz 25 eylül 1980' e kadar dünyada adı geçen 2-3 büyük gitaristten biri olarak çiçek çocuklarını salladı ve yuvarladı. led zeppelin dönemi kapandıktan sonra bonzo'nun oğlu ve yine davulcu olan jason bonham'ın da yer aldığı the firm grubunda çaldı, solo albüme imza attı, çeşitli doğu kökenli müzisyenle çalışmalarda bulundu, david coverdale, robert plant gibi vokalistlerle ikili çalışmalara girdi, film müzikleriyle uğraştı, puff diddy ile efsanevi bestesi kashmir'i yorumladı, the black crowes grubunun liderliğini üstlendi, bir dolu iş yaptı... ama onu hala herkes en yüksek performanslı haliyle "led zeppelin'in jimmy page' i" olarak hatırlamakta.

    gitar tekniğini jimi hendrix, robert johnson gibi üstatlardan aldığını ve bunların blues ve delta blues kökeni üstüne mağribi akorlarla çalışmalar yapıp "özgün" bir tarz oluşturduğunu söylemek güç değil. özellikle aynı anda baş ve işaret parmakları arasında pena ile ve orta, yüzük ve serçe parmakları serbest halde senkronize çaldığı arpejlerine ve blues sololarına doyulmaz. aynı zamanda yukarıda belirttiğim gibi mağribi ve arabik akorları kendi özgün tarzına uyarlayarak, ve değişik, tamamen kendi eseri akort dizilimleri ve nota kombinasyonları ile harmanlayarak inanılması güç yaratıcılıkta eserler bestelemiştir. bunlara örnek olarak bir çırpıda; rain song, kashmir, achilles last stand, in my time of dying, bron y aur, white summer, ten years gone ve swan song parçaları verilebilir.

    jimmy page ayrıca ses efektleri konusunda da bir ustadır. gününün kısıtlı imkanlarıyla gitar efektörleri, fuzz boxlar, feed back sağlayan aygıtlar vs. ler geliştirmiş ve bunları müziğinin içinde kullanmıştır. ayrıca bir büyüğünden kaptığı arşe tekniği ile gitarını keman yayı ile çalarak o günlerde elde edilmesi imkansız tonları müziğe ve bize kazandırmıştır.

    gibson les paul gitarı ile özdeşleşmiş bu büyük gitarist, zaman zaman fender telecaster, danelectro, çift saplı gibson eds 175 ve başka bir gitar daha* çalmıştır.

    ünlü tarikatçı/büyücü aleister crowley' e tutku dercesinde bağlı olan page, vakti zamanında crowleyden kalan şatoyu da satın almış ve buraya yerleşmiştir. büyüye ve mistisizme meraklı olan page, 5-6 mart 1998 tarihinde led zeppelin efsanesinin diğer temel taşı robert plant ile istanbul bostancı gösteri merkezi'nde 2 gün konser vermiştir. burada bulunduğu süre içerisinde roll dergisinin o günkü editörünün rehberliğinde istanbulu gezen page, taksim' de içinde yazı bulunmayan resimli mevlana kitapları almış, bunları çocuklarına götüreceğini söylemiş, "neden ingilizce yazılı olanı almıyorsun?" diye soran editöre de; "yazılı olanı alırsam bir kerede okur bitirirler, yazısız olursa, ben bir hikaye uydurur anlatırım, bakıcıları bir hikaye uydurur anlatır, en sonunda çocuklar kendi başlarına hikaye oluşturmayı öğrenirler" cevabını vermiştir...

    günümüzde bir çok gitariste ilhamın ve tekniği kapısını açmış bu büyük gitariste şükran ve sevgilerimizi sunuyoruz. iyi ki varsın büyük üstad... önünde saygıyla eğiliyorum...

    not: yaşlanınca biraz saddam'a benzese de...
    http://powerlinead.files.wordpress.com/…my_page.jpg
135 entry daha